Lincinize talibim. Çünkü bilincinizde yok yerim. Farklıyım ve farkındayım. Hayır egolu değil, düşünceliyim. Bazı şeyleri irdelerim. Bunlar çok küçük şeyler de olabilir, insanlık tarihince irdelenmiş aşkın mevzular da... Ama genellikle her irdelemem aynı değeri görür, daha doğrusu aynı değersizliği...

Yok saymaya çalıştıkça aşacak bizi zihnimizdeki soru işaretleri...

Mesele bu çağda en çok unuttuğumuz en çok bastırdığımız şey: Sorularımız. Ertelediğimiz yok saydığımız ama eninde sonunda yapmamız gereken sorgulamalarımız. Ne, niye, nasıldır? En temel sorudur, bence. "Hayat neden adil değildir?" sorusunda can bulur bu büyük kalıp en ideal haliyle. İrdelemeye başladıysam kusuruma bakmayın. Linç edersiniz kızmam, ödeşiveririz.
Bu resim de nereden çıktı şimdi? Paylaşılabilecek onca emoji varken

Ertelenmiş sorular, bastırılmış sorgular bazen çok yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Mesela o sorular birikir bir deniz olur, erdeminiz, insanlığınız, değerleriniz de o koca denizin ortasına bir küçük bot. O bottaki göçmen aile olur duygularınız. O duyguların en küçüğü umut olur ve umut sorgulanmamışlık denizinde boğulur. Biraz irdelemiş oldum ama darılmayınız lütfen, linç edersiniz olur biter.
Türküm, Müslümanım, Batılıyım, illa kendimi bir şeylerle tanımlamalıyım

Benden hem Türk olmaktan mutlu olmamın hem de Müslüman olduğum için Allah'ı bolca anıp ağlamamın beklendiğinin farkındayım. Tabi batının tekniğini alırken üstüme bulaşan modernliğin açmazlarına takılıp kalmazsam. Ya da belki de üçünden de biraz olmam gerekiyordur. Uzlaşma çabalarım sizi gerdiyse kusuruma bakmayın. Biraz linç size de bana da iyi gelir.
Kafeslerimizde yapay gündemlerle beslenirken ne de mutluyuz oysa

Sosyallikten bihaber sosyal medya bağımlılarının, yüz yüze diyaloğu başlamadan bitirdikleri çağdayız. Hipsterler, emolar, fanboylar ve daha nice "goygoylar" birbiriyle "genel ağlar"da buluşurken, sermayenin, gücün, baskınlığın ve dayatılmış gündemlerin amansız atakları sonucunda top yine ağlarımızla buluşuyor. Ama pozisyonu tekrar seyir etmeksizin ben linç etmek isterseniz. O da olur tabi...
Bu da mı gol değil?

Tabi canım siz de haklısınız. Kimse hiçbir şeye mecbur değil... Sorgulama, irdeleme, dayanışma ve çözüm arama ne kadar da demode kavramlar zaten... Sırtımızı dönmeye hakkımız var her şeye, tabi sırtımızı dönecek halimiz olduğu müddetçe... Hemen ne demek istiyorsun diye kaşınızı çatmayın, size botoks masrafı çıkmasın. Beni linç edin, olup bitsin.
Sosyal medya gelince nasıl ufkumuz açıldı, bir demokratlaştık ki sormayın, gitsin

İmajlar, görüntüler, fenomenler, bunca gözdeyken benim yaptığım da işgüzarlık aslında... Kimse eziklerle aynı safta olmak istemez aslında. Siz mavi kuşlarla cıvıldarken, sesi kısıkları yutuverir bir "Mavi Balina" Belki de selam durmam gerekiyordur oyunların ölümle bitebildiği çağa, ya da siz beni linç edersiniz ikimiz de kurtuluruz.
Derin devlet, derin internet, derin bilinçaltı sarmalları, tek yüzeyselleşen şey ise biz insanoğulları!

Herkes her tehlikenin farkında olamaz ama her birimiz ayrı bir tehlikenin farkında olabiliriz. Tabi demokrasimizi pop kültüründen ve tüketim çılgınlığında kurtarabilirsek... Bir de şu "3 H" ayağınıza dolanabilir biraz: Hipergami, hiyerarşi ve hedonizm.

Şimdi birileri başlar yine, "kendini geliştir, kuyruk acın var, kadınlara laf yok" diye... Mesele bu değil zaten. Hz. Havva'nın Şeytana meyletmesi ve Hind'in Hz.Hamza'nın kalbini söküp yemesi çoğu şeyi açıklıyor zaten anlayabilenlere... Asıl mesele şu ki, "Kötüler seviliyor diye, sırf sevilmek için kötü mü olmalı, yoksa sevginin özündeki iyilikle uyum sağlayabilmek için iyi mi kalmalı?" Ya da ben yine çok fazla felsefe yaptım. Siz beni bir linç edin de kafanız rahatlasın.
Herkes olduğu gibi görünsün tamam da, olağan dışı düşünenlere ne olacak?

"Buradan duyar kasmak kolay tabi!" diye bana atarlanacak siber nobranlarımız olacaktır muhakkak. Bu konularda bir kitap yazmam ikincisini de tamamlamak üzere oluşum onlara fazla bir şey ifade etmeyecektir muhtemelen. Çünkü, kendileri genelde okumadan öğrenengillerdendirler. Tabi kendi inandıkları dinin vahyedilmiş ilk emrinin ne olduğundan da habersizdirler. Olsun ilim okuyacaklarına alimlerine canına okumak daha kolaydır onlar için zaten, bir linç etmeyi unuttukları ben kaldım ben....
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
0Cevap
Düşünceye, düşünmeye engel zihniyetler fikir etiğini de köreltir.
Bunlara kulak asmadan, ideolojileri çarpıtmadan, bilerek, anlayarak, analiz ederek devam eden kişilikler desteği, her daim hak eder.
Haklısınız ama genelde filozoflar hep yalnız ölür, mafyaların ve kötü çocukların ise etrafı pek kalabalıktır.(niyeyse?)
Düzen belli standartlarda ilerliyor diye özgün düşünceden ödün vermek yalnızlığın ta kendisidir.
Çünkü o vakit insan, kendinden ödün vermiş olur ve başkalarının düşünceleri arasında biçare, yiter gider.
Dik durdukça batmak kaderimiz demek ki... ya dibe ya da birilerine... dünya zalimin dünyası...
Dünya dik duranların dünyası, çaresiz değilsin.
Çaresiz olan benden ziyade yalnızlığım zaten...
Cümleleriniz etkileyici ve anlatım sürükleyici. Elinize sağlık 😊😊
Teşekkür ederim. Sizin de okuyan gözlerinize sağlık :)
Ölen kürt olunca diller gözler kulaklar sagirlasiyor
Her ölüm acı her ölüm tarifsiz keder benim için acılar ortak yeter ki terör ayrılıkçılık bölücülük ayrımcılık olmasın. 😊👍