13 Mayıs sabahı ekmek parası kazanmak için evlerinden çıktılar. Kimisi o sabah annesiyle kahvaltı etmişti, kimisi eşine akşam ne alayım diye sormuştu. Anlayacağınız bizler için sıradan, onlar için zorlu bir günün başlangıcıydı.
Bu kez o zorlukların üstesinden gelemeyecekler; henüz beşikte evin neşesi olan çocuğun yetim kaldığı, dolaptaki giysilerin sahipsiz kaldığı, her akşam eve yorgun gelen eşine yemek hazırlayan o gül kokulu kadınların hıçkıra hıçkıra ağladığı bir gün olacaktı.

13 Mayıs sabahı

13 Mayıs sabahı işçiler için normal bir gündü. Soyunma odalarına girdiler, son kez tulumlarını üstlerine giydiler ve o kara elmas için kazma sallamaya doğru yürüdüler.
Bir işçi o günü şöyle anlatmıştı;
Ocağa girdiğimizde saunaya girmiş gibi bir sıcaklıkla karşılaşıyorduk. İş yapmasak dahi vücudumuzda ter boşanıyordu. Isınmanın kömür ısınmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Ancak konuya ilişkin kesin bir şey söyleyemem.Ocağa girdiğimizde saunaya girmiş gibi bir sıcaklıkla karşılaşıyorduk. İş yapmasak dahi vücudumuzda ter boşanıyordu. Isınmanın kömür ısınmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Ancak konuya ilişkin kesin bir şey söyleyemem.
Üretimde çalışan arkadaşlarımız kömür yanmalarında sensörlerin ikaz vermemesi için sensörlere istim havası verildiğini söylüyorlardı ancak bu durumu görmedim..
13 Mayıs 2014 15:10

Saatler 15:10'u gösteriyordu.ç. Kömürün çıkartıldığı yerde önce tavan çöktü ardından dolan gazın yanmasıyla facia meydana geldi. 300'den fazla madenci çıkmayı başarmıştı. Kalan 301 madenci ise mahsur kalmıştı ve çaresizce orada yaşamını yitirmişlerdi.
O gün herkes birlikte olmuştu. Madenciler, ambulans görevlileri, kurtarma ekipleri, madencilerin yakınları... 7'den 70'e herkes dualar eşliğinde madencilerimizi kurtarmak için çabalıyordu.
Türkiye kan ağlıyordu

Tüm kanallar tek bir yayın veriyor, Türkiye'nin ortak sorunu Soma olmuştu. 7'den 70'e sağcısı, solcusu, alevisi, sünnisi bu acı günde dualar ediyor, kimisi yardım için Soma'ya doğru yola çıkıyordu.
Çok iyi hatırlıyorum. Her şeyi unutmuş, Soma'yı konuşuyorduk. Tanımadığımız o canlar için ağlıyor, içimiz gidiyordu. Evine üç kuruş para götürmek isteyen emekçilerdi.
Akıllarda kalan o cümle "Çizmeleri çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin!"
11 saat yer altında bekleyen işçinin ilk cümlesi ''Çizmeleri çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin'' olmuştu. Türkiye'nin vicdanını sızlatan, yürekleri burkan o soru uzun süre konuşuldu. Hâlâ da konuşuluyor.
Yakınların acı bekleyişi


Unutulmaması gereken bir gün.
Sadece bir kaza değil. 301 işçinin öldüğü, ailelerin ocağına ateş düştüğü acı bir gün.
Soma'da hayatını kaybeden tüm madencilerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bir daha böyle acıların yaşanmaması temenni ediyoruz!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar