Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü

Down sendromu bir hastalık değildir. Size bulaşmaz. KORKMAYIN!
BM'nin resmi olarak belirlediği ve dünya tarafından tanınan Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü olan 21 Mart, o kıymetli insanları "en azından bir gün" anlamamız, tanımamız ve farkında olmamız adına önem arz etmektedir. 21 Mart sıradan bir gün değildir ve özenle seçilmiştir. Down Sendromlu kardeşlerimizin 21.kromozomlarının 2 yerine 3 tane olmasından dolayı "21.03" olarak belirlenmiştir.
Dünya üzerinde yaklaşık 6 milyon, ülkemizde ise 100 bine yakın down sendromu taşıyan insan bulunduğu tahmin ediliyor.
Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır. Down Sendromlu bireylerin eksiği değil fazlası vardır!
Down Sendromu nedir?

Tamamıyla genetik farklılıktan ibarettir. Kromozom sayılarının anomalisi denilen bilimsel bir kaç cümleden ibaret. Normalde insanlarda 47 kromozom bulunurken, bu değerli kardeşlerimizde üç adet 21. kromozom sayılarında bir fazladır. Kısaca hücre bölünmelerinde 21.kromozom çifti dediğimiz sayıda bir fazla bölünme gerçekleşir.
Bilimsel olarak buna sebep olan en etkin sebep ise geç hamilelik olduğu söylenir. Özellikle 35 ve üzeri kadınların hamileliğinde sıklıkla görüldüğü belirtiliyor.
Hafif, orta ya da fazla denebilecek seviyede fiziksel ve zihinsel gelişime engel olabilmektedir.
Gerçek dostlar kromozom saymaz. Çünkü down sendromu 1 eksiklik değil +1 fazlalıktır.
Doğum öncesi saptanabilir mi?

Evet, tıp bunu mümkün hale getirdi. Başlı başına yeterli bir tanı olmasa da ensede bulunan şişlik sayesinde anlaşılabiliyor.
Hiçbir test yüzde yüz kesin tanı sağlayamıyor. Özellikle üçlü taramalarda oranlar yüzde 60-65 seviyelerinde kalıyor ancak genelde anne adayları bu taramaya girmeyi reddedebiliyor. Çünkü ülkemizde ve dünyada tarama sonucu down sendromlu olduğu hamile iken tespit edilen çocukları aldırabiliyorlar.
Benim sevgim dünyaya yeter. Farklıyım. Farkında mısın?
Onlar için ne yapabiliriz?

En başta ve en önemli olarak bu kardeşlerimizin bilinçli ve sağlıklı aile ortamlarında yetişmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Çok hassas olabilecekleri göz önünde tutularak sosyal alanlarının, eğitim alacakları kurumların güven verici olması icap etmektedir. Ne kadar kendilerine güven aşılanırsa, o derece kendine yeten, güvenen, kendi becerileri ile bir şeyler yapabilen insan olmaları da hızla artacaktır.
Toplumdan ayrı değillerdir, bizlerde bunun farkında olup onlarla birleşmeli, iç içe olmalı ve bütünleşmiş bir toplum ortamı inşa etmeliyiz. Bu hepimizin mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için kaçınılmaz bir gerçektir.
Sizlerden biriyim. Dost canlısıyım, eğlenmeyi severim, birazcık inatçıyım.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar