Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü yazmadığım ve yazmayı düşündüğüm bir bence ile herkese merhaba. :)
Öncelikle şunları belirtmek isterim ki bu ülkedeki eğitimden,trafiğe,trafik kazalarından sağlık hizmetlerine kadar bütün sorunların kökeninde eğitim eksikliği yatmaktadır ve şu felsefe var olduğu için sorunlar çözülmemektedir. "Amaaaan boşver" Bu düşünce çoğu insanda var. İnanın herkesde var. Hep bunu düşünürler. Çözüm önerisi belli aslında ama bilinçaltında yatan "amaaan boşver" düşüncesi ile bu sorunlar hiçbir zaman masaya yatırılmamış ve çözülmemiştir.Ama bu felsefeden çıkıp, bu sorunları ciddi bir şekilde çözmek istesek bunu başarabiliriz, daha iyi bir ülkede yaşayabiliriz.
1.Trafik Sorunu

Her gün trafiği kullanıyoruz, belki kullanmak zorundayız.Uzun dakikalar beklemek zorunda kalıyoruz,o anlarda sıkıntı çeken çok insanlar oluyor, bu bir eziyete dönüşüyor.Sadece o anlarda bunu düşünüyoruz.Sonrasında unutuyor ve "Amaaaan boşver" diyoruz.Halbuki her gün işe gidiş,geliş için trafiği de kattığınızda normalde 1.5 saatte bitmesi gereken yol süresi 3 saate çıkabiliyor, belki 4 saate.
Peki bunun çözümü nedir.Çok basit,araba fiyatlarını arttırmak,bu konuyla alakalı vergileri arttırmak, benzin fiyatlarını arttırmak, zorunlu değil ise araba kullanımını kısıtlamak,bisiklet ve toplu taşıma kullanımını teşvik etmek, bisiklet yolları için ekstra yollar yapmak, toplu ulaşım araçlarının sayısını arttırmak vs gibi bir çok yöntem var. İstabulda milyonlarca insan yaşıyor ve her evde bir bireyin arabası var.Bu kadar arabanın trafiğe çıkması trafik sorununu çözülmez bir hale getirir.
Toplu taşıma ücretleri çok ucuzlamalı,otobüs ve minibüs sayısı arttırılmalı, bisiklet kullanımı hem maddi hem de manevi açıdan teşvik edilmeli.Bisiklet kullananların maaşlarına yüzde 10 zam yapılmalı.
2.Umumi Tuvalet Sorunu
Hepimiz dışarı çıktığımızda bazen tuvalet ihtiyacımız olur.Ama avm lerde,umumi tuvalet bulunduran yerlerde farketmişsinizdir hep sıra beklenir, beklersin,beklersin ve beklersin.Peki hiç düşündünüz mü kaç kişinin beklediğini.Genelde 2-3 tane tuvalet olur, ve 2-3 kişi de bekler.Bu sürekli olur, üniversiteler de dahil.Neden birazcık daha paraya kıyıp 4 tuvalet,5 tuvalet yapılmıyor da,insanları sıkıntıya düşürecek yetersizlikte tuvalet yapılıyor. İşte yine aynı felsefeden dolayı "Amaaaan boşver" düşüncesinden dolayı.Az kişi kullansın, sırada beklesinler ama paramız gitmesin.Aslında 1-2 tane daha yapılabilir.Ve bu çok büyük bir değişime neden olur.İnsanlar ne kadar mutlu olursa bir ülkede, o ülke gelişmeye o kadar daha yakındır.
3.Otobüste Ayakta Gitme Sorunu

Bu çok sıkıntılı bir süreçtir, hem yolcular için, hem şoför için.Çünkü kimse bütün gün çalışacağı işe, okula giderken veya yorgun argın işten gelirken, 1 saat boyunca ayakta giderek yolculuk yapmak istemez.Zaten bütün gün çalışmışız,oturarak keyifle eve gitmek varken, parasını verdiğimiz halde neden yine de ayakta gidelim. Bu sorunun çözümü çok basit, otobüs sayıları ve otobüs şoförleri sayısı arttırılmalı.Bir otobüs şoförüne 50 saat civarı haftalık çalışma veriliyor.Otobüs şoförlüğü zaten çok riskli ve stresli bir iş.Haftalık çalışma saatleri 35 i asla geçmemeli.30 dakikada bir otobüs kalkması yerine 15 dakikada bir otobüs konursa, bu sorunlar çözülecektir.Yani yoğunluğa göre otobüs sayısı ve kalkma süreleri arttırılmalı.Bu neyi değiştirecek biliyor musunuz ülkedeki insanların mutluluğunu çok büyük oranda arttıracak.Mutlu insanlar ise iyi işler yapar,psikolojileri daha güçlü olur.Bu da her şeyi olumlu etkiler.
4.Eğitim ve Yabancı Dil Öğrenememe Sorunu

Bu insanları nasıl mutsuz edebilir demeyin,dünyadaki gelişmelerden haberi olan bir toplum kendini daha iyi geliştirir.Eğitim seviyesi yüksek bir toplum her zaman daha mutlu olur.Bu her şeyi olumlu etkiler çünkü.
Bir düşünün ki ilkokuldan başlayarak bütün öğrencilere ingilizce dersi veriliyor, lise bitene kadar en az 8-9 yıl ingilizce eğitimi veriliyor haftada 2 şer saat ve daha fazla olmak üzere.Ama buna rağmen liseden mezun olan öğrenciler "what is your name" , " how are you" gibi cümlelerin ötesinde bir şey öğrenemiyor, konuşamıyor.Bu sorunun çözümü de aslında o kadar zor değil.Çünkü öğretim teknikleri yanlış, grammer bir dili tam anlamıyla öğrenmek için gereken bir şey ama bu en son öğretilmesi gereken bir şey.Bir dil konuşularak öğrenilir,öğrenci merkezli eğitimle olabilir.Boşluk doldurarak, grammer öğretilerek değil.Kalıp cümleleri ve anlamlarını öğretmek ve bunlar üzerinden öğrencilerin kendi başlarına konuşmalarını sağlamak, dersi öğretmenlerin değil öğrencilerin işlemesinin sağlanması, yani öğrenci merkezli ve uygulamalı eğitimle bu sorun da çözülür.Öğretmen geri planda olmalı, öğrenciler dersi sunmalı,anlatmalı, konuşmalı.
Şu güzel ingilizce atasözü ile konuyu kapatmak istiyorum.
"The squeaky wheel gets the grease."
Anlamı: Gıcırdayan teker yağı alır.
Eğer bir şeyler hakkında eleştiride bulunursanız daha iyi bir hizmet alabilirsiniz. Eğer sabırla beklerseniz, kimse size yardımcı olmayacaktır.
Konuyu fazla uzun tutmamak ve okuyucuları sıkmamak için şimdilik bu kadar yazdım.Bunlar bile yapılsa toplumun mutluluğu büyük oranda artar.En azından bir takım sorunlar çözülmüş olur.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar