Seri katil deyince nedense aklımıza hep erkekler gelir. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde kadın seri katil olmasa da dünyada kadın seri katiller, erkek seri katillerden daha fazlaymış. Fakat kadın seri katilleri yakalamak daha zormuş. Bunun nedenini de kadınların erkeklerden daha zeki olmaları ve arkalarında yakalanmalarına sebep olacak iz bırakmamalarıymış. Şimdi hemen "Kadınlar, erkeklerden daha zeki." lafını alıp da saldırıya geçmeyin, bunu ben demedim araştırma yapan akademisyenler demiş. :D Neyse konumuza dönelim, ne diyorduk kadın seri katiller birçok korku filmlerine de konu olmuş. Korku filmlerini izlemeyi sevmem ama gerilim kitapları okumayı severim. Giriş bölümüne burada son veriyorum, zira yazdıkça yazacağım, iş Bence yazmaktan çıkacak. :D
Aileen Wuornos

ABD'nin en ünlü eşcinsel ve hayat kadını olan seri katili. Annesi, ona hamileyken babası ile ayrılmışlar. Babası çocuk tacizinden tutuklanır ve hapishanede kendini asmış halde bulunur. Annesi de onu 6 aylıkken anneannesine bırakır ve gider. 13 yaşında tecavüze uğrayıp, gayrimeşru bir çocuk dünyaya getirdiği için de evden kovulur. Hayatta kalmak için fuhuşa başlar, uyuşturucu kullanır. Cinsel ilişkiye girdiği kişilerden bazılarını öldürüp, cesetlerini ormanlık alanda sakladığı iddia edilir. 7 kişiyi öldürdüğü söylense de 2 kişinin cesedine ulaşılamamıştır. Mahkemede hakkında ölüm kararı verilince;
Ben masumum. Umarım size de tecavüz ederler bok çuvalları.
diye bağırdığı rivayet edilir. Yaptığı her şeyin altında korkunç bir öfke yattığını söyler ve eğer idam edilmezse yeniden cinayet işleyebileceğini de itiraf eder. Cinayetlerini işlerken belirli bir amaç gütmediği ve cinayetlerin de belirli bir motifi olmadığı için profil uzmanlarınca seri katil olarak görülmese de gelmiş geçmiş en soğuk kanlı katildir.
Belle Gunness (1859-1931)

Amerika'nın en azılı kadın seri katillerinden biri olarak görülen Belle, kocasını ve kendinden olan 3 çocuğunu öldürmüştür. Cinayetlerinin altında yatan sebebin para hırsı olduğu söylenir. Önce gazeteye evlenmek için ilan veriyor, evlenince de eşlerini ve varsa çocuklarını da hayvan paraziti ile zehirleyip öldürüyor ve paralarını alıyordu. Çiftlik evinde çıkan yangın sonucunda, 3 çocuk, 1 adam ve 1 kadın olduğu sanılan kişilerin dışında evin altında gömülü 11 erkeğin ceseti bulundu. Resmi raporlara göre 10 yıl içinde 20'den fazla insanın ölümünden sorumlu bulundu. Gayri-resmi iddialara göre ise 100'den fazla kişiyi öldürmüştür. Evli kadın ve çocuklarını öldüren Fransız seri katil "Bluebeard" lakaplı seri katille cinayetleri benzediği için kendisine "Dişi Bluebeard" denilmiştir.
Beverly Allitt

"Ölüm Meleği" lakaplı pediatri hemşiresi olan Beverly, 4 çocuğu öldürüp 5 çocuğu yaralamaktan tutuklandı. Çocukları insülin ve potasyum enjekte ederek kalp krizi geçirmelerine sebep olup, öldürüyordu. Mahkemeye çıkmadan önceki süreçte iki yaşından küçük 13 çocuğa saldırmış ve 4 tanesini öldürmüştür. Cinayet sebepleri tam olarak bilinmiyor.
Madame Delphine Lalaurie (1775-1842)

New Orleans'ta lüks ve şatafatlı bir hayat yaşarken, siyahi kölelerini sobaya bağlayarak işkence ettiği, hatta bir kaç tanesini de tırtıl gibi dilimlediği ortaya çıkınca Fransa'ya kaçar. 12 kişinin ölümünden sorumlu tutulur. Asla yakalanamayan Madame Delphine'nin cinayetlerinin sebebi olarak sadist kişiliği ve ırkçı tavrı olduğu düşünülüyor.
Elizabeth Báthory (1560-1614)

"Kanlı Kontes" olarak bilinen Elizabeth Báthory, Macaristan asıllıdır. 40 yaşına geldiğinde eskisi gibi güzel ve genç olmadığını anladığı bir dönemde bir hizmetçisi saçlarını tararken Kontesin canını acıtınca, ona tokat atar ve eline hizmetçinin kanı bulaşır. Kontes bunu kızın güzelliğini aldığı şeklinde yorumlar ve cinayetlerine başlar.
Kurbanlarını acımasız bir şekilde dövüyor ve onlar ölene kadar izliyordu. Ellerini, yüzlerini ve kadınlık organlarını yakıyor, sakat bırakıyor, etlerini ısırıp koparıyor, aç bırakıyor, kanlarıyla banyo yapıyor ve kızların kanlarını içerek gençleştiğini düşünüyordu. Kış aylarında kızların üstüne, onlar donana kadar soğuk buzlu su döküyor, iğnelerle işkence yapıyor, makasla parmaklarını kesiyordu. Kızları, odanın tepesinde dikenli kafeslere kapatıp, işkence ederek kanlarını akıtıyor ve kafeslerin altına geçerek o kanlarla yıkanıyordu.
25 yılda 610 kadını işkence ile öldürdüğü tespit edilmiştir. Dedikoduları duyan kral, asil kanından dolayı öldüremediği Kontesi kendi kalesine hapsetmiş, kalenin etrafını tuğlalarla ördürmüş ve yemek vermek için küçük bir deliği olan odada yaşamasına izin vermiştir. Hapsedildikten 3 yıl sonra da açlıktan ölmüştür.
Mary Ann Cotton (1832-1873)

İngiliz asıllı Mary Ann Cotton, 20 kişiyi arsenik kullanarak zehirleyip öldürmüş bir seri katil. Yirmi yaşında evlendiği kocasından 5 çocuğu oldu. Dört tanesi ateş ve mide rahatsızlığından öldü. Bu ölümlerden sonra başka bir yere yerleştiler ve 3 çocuk daha yaptılar. Bu çocuklar da aynı hastalık belirtileriyle öldü. Ardından kocası da mide ve bağırsak rahatsızlığı geçirip ölünce, Mary hayat sigortasından 35 bin pound aldı. Daha sonraki evliliklerinde de aynı şeyler olunca, yerel gazetelerin dikkatini çekti. İngiltere'nin birçok yerinde yaşayan kadının, dört kocası, bir sevgilisi, bir arkadaşı, annesi ve 12 çocuğu da mide ve bağırsak rahatsızlığından öldüğü ortaya çıkmıştır. "Kara Dul" lakaplı olan Mary, idam cezasına çarptırılınca, celladı ona acımamış ve hemen ölmesini sağlayan damlayı vermeyerek acı içinde ölmesini sağlamıştır.
Aslında ünlü olarak çok daha fazla kadın seri katil vardı ama bence içlerinde en azılıları bunlardı.
Sizce yazdıklarım içerisinde en kötü seri katil hangisi?
Sevgiyle..

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar