Evet arkadaşlar yepyeni bir Bence'yle hepinize merhaba! Bugün, kendi tecrübe ve düşüncelerime dayanarak yaşamdan zevk almanızı sağlayacak mutluluk verici ve ufuk açıcı birkaç öneride bulunacağım.
1.) Sanatla ilgili bir hobi edinmek.

Hayata, içinde bulunduğun çevreye estetik yönden bakabilmek, duygularını en güzel biçimde yansıtabilmek için ilgini çeken bir sanat dalına yönelerek bu alanda kendini geliştirebilirsin. Dönüp baktığında gelen "iyi iş çıkardım be!" hissi de cabası!
2.) Öz güven sahibi olmak

Tabi ki görseldeki gibi bir öz güvenden bahsetmiyoruz :) Yaşamda önüne çıkan şeylere karşı aşırıya kaçmadan girişken ve açık olmak; senin kariyer, aşk, arkadaşlık gibi hemen hemen her alanda 1-0 önde başlamanı sağlayacaktır.
3.) Kendin dahil kimsenin vaktini boşa harcamamak

En az bir tarafın sürdürmek istemediği bir durumda ısrarcı davranmak iki tarafa da yarar sağlamayacaktır. Unutma, sen özgür ve hayatının dizginlerini elinde tutan bir bireysin. Kimseye bağlı olmadığına göre ne istemediğin insanların senin vaktini harcamasına izin ver, ne de sen başkalarının vaktini harca. Hayat mutsuz olduğun ortamlarda vakit harcamak için çok kısa.
4.) Kendine değer vermek

Bakımlı ol, toplantılara ve buluşmalara elinden geldiğince şık gitmeye çalış. Bunu kimse için değil; sadece ve sadece kendin için, kendini iyi hissetmek için yap. Kendi sınırlarını çiz, kimse için değişme. Kötü yönlerini törpüleme demiyorum. Sadece hayata karşı duruşunu kimsenin bozmasına ve değiştirmesine izin verme.
5.) Saygılı olmak

3. maddede bahsettiğim sınırlara senin kadar diğerleri de sahip. Herkesi olduğu gibi kabullen, kimseyi değiştirmeye ve yönetmeye çalışma. Birbirinin fikrine, rengine, dinine,diline saygı; insana sadece saf mutluluğu getirir.
4.) Yaşamını kendini geliştirmeye ada!

Gezebildiğin kadar çok yer gez, tanıyabildiğin kadar çok insan tanı, okuyabildiğin kadar çok kitap oku, film izle. Tanıdığın insanlardan, yerlerden, kitap karakterlerinden öğrenebileceklerini küçümseme. Okuduğun 300 farklı kitapta olaylara 300 farklı beynin penceresinden baktığını unutma. Bu ufak keşifler zamanla fikirlerinin ve sınırlarının sağlamlaşmasını, ufkunun genişlemesini sağlar. Hayatta daima öğrenilecek bir sürü yeni şey vardır. Doğumdan ölüme kadar öğrenebileceğimiz şeylerin peşinden koşmalı, su gibi geçen bu vakte mümkün olduğunca deneyim ve bilgi sığdırmalıyız. Pişmanlıklara yer vermemeli, sadece kendimize ders çıkarmayı bilmeliyiz. Bence bunu başarabilen insanlar heyecanlarını ve yaşama sevinçlerini hiçbir zaman yitirmezler.
BONUS

" Peki nasıl? Parayı 5 ile çarpıyoruz nasıl gezelim her yeri? Ekmeğimizin derdindeyiz enstrüman mı çalalım kitap mı okuyalım? " gibi sorular bu tarz yazılara verilen başlıca cevaplar olduğu için değinmeden geçmek istemedim. Evet, ülke olarak belki de zor bir durumdan geçiyoruz, belki bireysel olarak zor durumlar yaşayan bir sürü insan var. Fakat zaten önemli olan da bunları bahanelere sığınmadan yapabilmektir. En büyük başarı öykülerinin başrolleri daima zor durumlardan sıyrılmaya çalışan insanlar olmuştur. Bu başarıya ulaşmada önemli olan ise "fırtınanın gözünü" yani kargaşa ve kaos ortamındaki sakinliği bulabilmektir. Bireylerin mutluluğu toplumun mutluluğunu, bireylerin başarısı toplumun başarısını doğurur. Toplumda büyük ve kalıcı değişiklikler yaratmak için önce her bir bireyin bu değişime uyum sağlaması gerekir. Bencemi güzel bir anekdotla sonlandırmak istiyorum. Başka bir Bencemde görüşmek üzere!
"Bir gün halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışır, birbirinden güzel resimler yaparlar.
Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır ama birinciyi seçmesi için karar vermei gerekir.
Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resme kim baktı ise, onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşündü.
Diğer resimde ise dağlar vardı ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşekler çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu. Fakat kral resme bakınca, şelalenin arkasındaki kayalıklarda çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne kuşun öttüğü bir kuş yuvası görülüyordu.
Serçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.Harika bir huzur ve sükun örneğiydi. Ödülü kim kazandı dersiniz? Tabiki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:
- Huzur, hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir."
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar