Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Bir günümüz bir günümüz tutmayabiliyor. Bir sorun ile ya da sorunlar grubu ile karşı karşıya geldiğimiz zamanlarda, yaşamış olduğumuz zihinsel ve fiziksel yıkımlar bizi felç etmeye yeter. Bu yüzden sanki asla bir çıkış bulamayacakmışız gibi hissederiz o anlarda.

Ama şöyle de bir gerçek var ki her problem, er ya da geç bir şekilde hallolur, düğümler en nihayetinde çözülür.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Yaşanan olaylar karşısında bizi endişelendiren ve rahatsız eden konuların büyük bir kısmının bir müddet sonra çözüm bulduğu doğrudur.

Bir sorun varsa ve çoğalıyorsa, çözümlerin de çoğalabileceğini hiçbir zaman unutmayın.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Bazen göğsümüzün tam ortasında öyle bir baskı hissederiz ki sanki birileri sürekli bize vuruyormuş gibi hissederiz. Bununla birlikte, yemek borumuzdaki kaslar kasılır, boğazımız tıkanır ve ağzımı kurur.

Böyle durumlarda problemlerimiz, felç edici belirtilerin görüldüğü endişe nöbetlerini su yüzüne çıkarır.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

“Bir yıldız yönündeki bir dağı aşan bir seyyah, tırmanırken karşılaştığı sorunlara çok fazla yoğunlaşırsa yol gösterici yıldızını unutma riskiyle karşılaşır.” – Antoine de Saint-Exupery

Stresin mevcut olduğu durumlarda vücudumuz, kendini bir alarm durumuna sokar ve tepki vermeye başlar. Çözülmesi gereken endişe ile dolu bir rahatsızlık hissi yaratır kişide.

Daha önce de bahsetmiş olduğum gibi bir sis bulutu içinde buluruz kendimizi ve çıkış yolunu bir türlü göremeyiz.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Önümüze çıkan tüm zorluklar karşısında aynı şekilde baş edemeyiz. Çünkü hepimizin yolunun üzerinde taşlar ve kaçınmak istediğimiz endişelerimiz var.

Bütün bu engelleri etkili bir biçimde aşabilen insanlar olduğu gibi düğümünü olduğundan büyük gören kişilerde mevcuttur.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Her düğüm farklı farklı boyutlardadır. Ve dışarıdan bakıldığı zaman kolay gözüken şey, aslında içeriden bakıldığı zaman bir uçurum olabilir. Hepimiz aynı ayakkabılar ile yürümüyoruz ve yürümeye başladığımız da ayakkabılarımızın bize uymadığı da olabiliyor.

Her halükarda, bir sorun yaşamak daima o sorunun üstesinden gelme sürecine de işaret eder.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Bizi ilerlemekten alıkoyan düğümler ile yüzleşmek, dört önemli adımı gerektiriyor.

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!

Tam olarak ne yaşadığımızı tanımlayabilmek, çözüm bulmak için cesarete ihtiyacımız olacağını tam olarak anlamak, seçeneklerimizi değerlendirebilmek ve ders alabilmek için kararımızı uygulama sokmaya çalışmak.

“Mücadele et, daima mücadele et, sorunları çözmenin tek yolu budur. Mücadele et!” – Joseph Conrad

Her sorunumuzu, soğukkanlı ve sakın davranmamız gerektirir. Özellikle de kendimizi bulamıyorsak, aramalıyız. Ancak bu şekilde elimizde var olan seçenekleri görebiliriz ve içinde bulunduğumuz durumdan çıkabiliriz. Bu sürecin en büyük kısmı, mümkün olan her çözümün avantaj ve dezavantajlarını iyi analiz edebiliyor olmamızdır.

Her düğüm çözülebilir ama bu ancak vücudumuzu rahatlatmayı başardığımız zaman mümkün olacaktır. Sorunları aşmak, o sorunun kimi nasıl etkilediğini anlamaya ve ardından da çözümü uygulayarak edindiğimiz tecrübeden ders çıkarmayı içermelidir.

Her kötü zamanın bize verdiği dersler vardır ve her acı, duygusal dengemizi bulabilmemiz için gereklidir. Problemlerimiz bizi, kötü bir duygusal durumda olmanın aslında bizim hayatımıza hiç bir şey katmaz. Olumsuz duygusal durumlarımız, düşündüğümüzden güçlü olduğumuzu farkına varmamıza yardımcı olur.

Önemli olan çıkarmış olduğumuz ders değildir. Düğüme uzaktan bakıp onu çözebildiğimizi fark etmek asıl önemli olan. Sorunlar ortaya çıktığı zaman ve çıkan sorunlarınıza çözüm bulduğunuzda daha kolay, farklı ve uzak gözükürler.

‘Sorunlarımın büyük bölümü o zamanlar çok karmaşık gözüküyordu,’ diye itiraf etti Amca.
‘Fakat bir kez bulunca mu çözümlerin epey kolay olduğunu gördüm.’” – Spencer Johnson

Dostça ve sağlıcakla kalın...

Sibel Erdem - 20.02.2018

Düğüm Düğüm Olan Hayatlarımız!
Cevapla