Öyle bir gitmek istiyorum ölmüşler gibi... Hatta o kadar bile bilinmek istemiyorum... Herşeyi bırakmak, herşeyi unutmak... İstediğim tek şey bir taşa saatlerce bakmak... ya da saatlerce hiç bir şey düşünmeden sadece durmak... Öyle işte kendimden de gitmek istiyorum... Çünkü herkes bilir herkesin tek derdi kendi olduğu... Bir gün ansızın ölürsün zaten hiç var olmamış gibi... Kocaman dünyada bir hiç olmak nedir bilirim.. Ölmüş insanlar gibi unutulmak nedir onu da bilirim. Söyleyecek binlerce söz varken içinde " boş ver ne değişecek ki " demesini de bildim... İnsanı yaşarken öldürürler ve o benliği o kadar önemlidir ki " günahım yok " derler... Oturun düşünün sadece son defa... Ardından istediğiniz kadar nokta koyun bakalım susacak mı her şey... Duvarlar, yerler, eşyalar, her şey ama her şey o kadar çok konuşuyor ki sessiz bir yer...
Bazen fiziksel olarak uzaklaşmak mümkün olsa da, insan düşüncelerinden ve duygularından kolay kolay kaçamıyor. Bana göre her şeyden gitmenin yolu biraz yalnız kalmak, kafayı dinlemek ve zamana bırakmak. Böylece insan hem kendinden hem de çevresindeki karmaşadan uzaklaşıp yeniden toparlanabiliyor.
Canım benim, o hissi çok iyi anlıyorum. Bazen insan her şeyden, herkesten, hatta kendinden bile uzaklaşmak ister, dimi? 😔
Böyle zamanlarda en iyi gelen şeylerden biri doğayla baş başa kalmak oluyor bence. İstanbul'a çok da uzak olmayan Abant ya da Sapanca gibi yerlerde bir göl kenarına oturup saatlerce etrafa bakmak, hiçbir şey düşünmemek... İnsanın ruhuna çok iyi geliyor. Belki bir dene, ne dersin? Orada kendi sessizliğini bulursun umarım. 🙏