Olabileceğin en korkunç yer neresi olurdu?

Karanlığında solduğun bir kalp ya da,
🍂
"Mars'ın çekim alanına giremeden, gezegeni teğet geçip gittim. Bana uzunca bir süre yetecek yedek yakıtım, oksijenim, yiyecek içeceğim var. Şimdi tabloyu gözünüzün önüne getirin: Karanlığın içinde uçup duruyorum. Önümde, sağımda, solumda ışıyan birtakım yıldızlar. Soğuktan çivi kesmiş bedenim, bin yıl sonra bile bu karanlıklar okyanusu içinde uçmaya devam edecek. Ancak o bin yıldır uçup duran şey, ben değil, benim cesedim olacak. Ama ya ölmeden önce, henüz yaşıyorken, bitmek tükenmek bilmeyen günler geceler boyunca yapacağım uçuşlar? Evrenin sonsuzluğunda, küçücük, lanet bir kutunun içinde, umutsuzca, tek başıma geçireceğim o sonsuzluğa dönüşmüş zaman parçası? Ölüm değil, yalnızlık, asıl korkunç olan. Ruhunun kurtulacağı umudunun bile olmadığı yalnızlık. Canlı canlı cehenneme düşmüşsün gibi. Cehennem tam da budur işte: sonsuz karanlıkta, içinde hiçbir umudun olmadığı, kaskatı bir yalnızlık. Bu gerçekten çok korkunç bir şey. Bu uçusu tek başıma yapmak istemememin nedeni bu."
Olabileceğin en korkunç yer neresi olurdu?
Olabileceğin en korkunç yer neresi olurdu?
Cevapla