Tarihi mekanları gezmeden önce araştırma yapıp, bilinçli bir şekilde gezmek insana daha büyük bir keyif veriyor. Manasız manasız bakıp gezmemiş oluyorsun. Peki siz tarihi mekanları gezmeden önce orayla ilgili araştırma yapar mısınız?
Gezilerde tarihi mekanları dolaşmadan önce hakkında araştırma yapılmalı mı?
Bu çok başarılı ve anlamlı bir soru olmuş. Sizi kutluyorum. Bir tarihi mekana, arkeolojik bir kalıntıya, hatta mazisinde tarihi bir miras olan coğrafyalara bile giderken mutlaka bir araştırma yapılmalı. Hatta bu araştırma sadece tarih ya da coğrafya ile sınırlı kalmamalı.Bence araştırmaya, dil, kültür, sanat ve sosyal yaşam gibi başlıklar da dahil edilmeli.
Bir bölgeye, bir müzeye, bir antik şehre, bir doğa alanına gitmeden önce, rehber kaynaklardan okumak ve hazırlıklı gitmek o geziden zevk almanızı ve bilgilenmenizi sağlar. O turdan bir şeyler edinmiş olarak dönersiniz.
O kentin mutfağını araştırmak size eşsiz lezzetleri keşfetme ve deneme şansı verir. O kentin sanat ve kültürünü araştırmak günlerinizi dolu dolu geçirmeniz ve orayı derinlemesine tanımanızı sağlar.
Mesela bir örnekten hareket edelim.
Antalya Boğazkent'te denize kavuşan Köprüçay vardır. Toroslardan gelir ve devasa bir ovayı sulayarak kat eder ve başta rafting olmak üzere, bir çok keyifli aktiviteye ev sahipliği yapar ve otellerin önünden denize dökülür.
Ama Google'a Köprüçay yazıp bir araştırma yaparsanız, bakın ne bilgiler bulursunuz;
Aşağıdaki bilgiler alıntıdır;
Günümüzden 2 bin 500 yıl kadar önce (M. Ö 461) burada 200 gemilik donanmayla bir nehir savaşı yapıldığını duymuş muydunuz?
Dünyaca ünlü Boğazkent ve Belek kumsalının oluşum sebebi olan Köprü Çayı, çok eski zamanlardan bu yana insanlık tarihinde yerini alan bir nehir. Mağara yaşamından itibaren insanlık tarihinin yaşam alanlarına baktığımızda, bu coğrafyalarda her bir yerleşimin kıyısında bir nehir, bir sulak alan veya bir göle rastlarız.
Anadolu’da böylesi bir yaşam sunan suyun, zaman zaman taşıp insan yapılarını yıkan, coğrafyayı şekillendiren nehirlerin tanrısal gücü olduğuna inanılması kaçınılmazdı. Boğazkent’in şekillendiren Köprü Çayı’nın ismi Eurymedon da bir tanrıydı. İsmini aldığı tanrı, Eurymedon tanrısının heykeli, Köprü Çayı’nın kaynağına yakın bir yer olan Zindan Mağarasında bulundu. Bu heykel bugün Isparta Müzesi’nde sergileniyor.
Antik çağda, bugünkü Aspendos antik kentinin bulunduğu bölgeye kadar bu nehrin üzerinde gemi işliyordu. O dönemde sahip olduğu coğrafya ve o coğrafyanın nimetleri ile çok önemli bir kent olan Aspendos için olan en büyük savaşlardan birisi Pers ve Yunan tarihini değiştirdi. Pers ilerleyişi batıda dururken Yunanlıların Batı Anadolu’da hakimiyeti başladı. Persler’le Yunanlılar arasında geçen bu savaşın adı; Eurymedon Savaşı.
M. Ö 461 yılında Aspendos için 200 donanma ile bu nehirde Yunanlılar Pers donanmasını burada Boğazkent’te bozguna uğrattılar. Dedim ya; bir yerlere gitmeden önce bir araştırma yapmak bize yeni ufuklar açar.
Çok teşekkür ederim güzel açıklamanız için. Haklısınız en azından gideceğimiz yerle ilgili googledan kısa bir araştırma yapabiliriz ve böylece daha anlamlı ve keyifli olur 😊
Merhaba @sherlockswife,
Bu çok başarılı ve anlamlı bir soru olmuş. Sizi kutluyorum.
Bir tarihi mekana, arkeolojik bir kalıntıya, hatta mazisinde tarihi bir miras olan coğrafyalara bile giderken mutlaka bir araştırma yapılmalı. Hatta bu araştırma sadece tarih ya da coğrafya ile sınırlı kalmamalı. Bence araştırmaya, dil, kültür, sanat ve sosyal yaşam gibi başlıklar da dahil edilmeli.
Bir bölgeye, bir müzeye, bir antik şehre, bir doğa alanına gitmeden önce, rehber kaynaklardan okumak ve hazırlıklı gitmek o geziden zevk almanızı ve bilgilenmenizi sağlar. O turdan bir şeyler edinmiş olarak dönersiniz.
O kentin mutfağını araştırmak size eşsiz lezzetleri keşfetme ve deneme şansı verir.
O kentin sanat ve kültürünü araştırmak günlerinizi dolu dolu geçirmeniz ve orayı derinlemesine tanımanızı sağlar.
Mesela bir örnekten hareket edelim.
Antalya Boğazkent'te denize kavuşan Köprüçay vardır. Toroslardan gelir ve devasa bir ovayı sulayarak kat eder ve başta rafting olmak üzere, bir çok keyifli aktiviteye ev sahipliği yapar ve otellerin önünden denize dökülür.
Ama Google'a Köprüçay yazıp bir araştırma yaparsanız, bakın ne bilgiler bulursunuz;
Aşağıdaki bilgiler alıntıdır;
Günümüzden 2 bin 500 yıl kadar önce (M. Ö 461) burada 200 gemilik donanmayla bir nehir savaşı yapıldığını duymuş muydunuz?
Dünyaca ünlü Boğazkent ve Belek kumsalının oluşum sebebi olan Köprü Çayı, çok eski zamanlardan bu yana insanlık tarihinde yerini alan bir nehir. Mağara yaşamından itibaren insanlık tarihinin yaşam alanlarına baktığımızda, bu coğrafyalarda her bir yerleşimin kıyısında bir nehir, bir sulak alan veya bir göle rastlarız.
Anadolu’da böylesi bir yaşam sunan suyun, zaman zaman taşıp insan yapılarını yıkan, coğrafyayı şekillendiren nehirlerin tanrısal gücü olduğuna inanılması kaçınılmazdı. Boğazkent’in şekillendiren Köprü Çayı’nın ismi Eurymedon da bir tanrıydı. İsmini aldığı tanrı, Eurymedon tanrısının heykeli, Köprü Çayı’nın kaynağına yakın bir yer olan Zindan Mağarasında bulundu. Bu heykel bugün Isparta Müzesi’nde sergileniyor.
Antik çağda, bugünkü Aspendos antik kentinin bulunduğu bölgeye kadar bu nehrin üzerinde gemi işliyordu. O dönemde sahip olduğu coğrafya ve o coğrafyanın nimetleri ile çok önemli bir kent olan Aspendos için olan en büyük savaşlardan birisi Pers ve Yunan tarihini değiştirdi. Pers ilerleyişi batıda dururken Yunanlıların Batı Anadolu’da hakimiyeti başladı. Persler’le Yunanlılar arasında geçen bu savaşın adı; Eurymedon Savaşı.
M. Ö 461 yılında Aspendos için 200 donanma ile bu nehirde Yunanlılar Pers donanmasını burada Boğazkent’te bozguna uğrattılar.
Dedim ya; bir yerlere gitmeden önce bir araştırma yapmak bize yeni ufuklar açar.
Çok teşekkür ederim güzel açıklamanız için. Haklısınız en azından gideceğimiz yerle ilgili googledan kısa bir araştırma yapabiliriz ve böylece daha anlamlı ve keyifli olur 😊