2004 yılında başladığım Irak seyahatlerimde savaş dönemi olması sebebiyle İstanbul'dan direkt uçuş seferleri yoktu. İstanbul'dan Mardin'e uçakla, Mardin'den ise Irak'a dolmuş taksilerle geçiyordum.
Geçmişi çok derinlerde olan bir ülkenin nüfusu yaklaşık 40 milyon
Defalarca işgal edilen, yıkılan, ele geçirilen ülke de hala ve hala Saddam'ın etkileri gözükmekte. Savaş zamanıydı tehlikesi fazla olsa da, her ne kadar km başına bir canlı bomba da olsa, Irak gerçekten güzeldi.
Duhok ile başlayan seyahatim Musul Erbil Süleymaniye ve Bağdat ile son bulunuyordu. İlk gittiğimde Bağdat'a girmemiz yasaktı. Ülke insanları savaş zamanlarında dahi maddi problem veya açlık çekmiyordu. Zira devlet politikasında, petrolden hak dağıtıyordu vatandaşlarına. Marketler parasız karne karşılığında tüm temel ihtiyaçları karşılıyordu.
Gelin beraber bir Irak turu atalım...
Azadi Park
Duhok (Dahok) da bulunan bu park aslında sanki hiç savaş görmemiş bir ülkenin sakinliğini taşıyor üzerinde. Kum fırtınalarının olmadığı dönemde keyifle kahvenizi içebileceğiniz, çocuklarınızla dahi zaman geçirebileceğin ender yerlerden..
Mazi Plus Mall
Duhok'da bütün mağazaları bir arada bulabileceğiniz bizlerden de birçok mağazanın bulunduğu alışveriş merkezi. Yakınlarındaki Family Mall'dan farklı olarak yemek yiyebileceğiniz mekanlarda bulunmakta. Ayrıca 3D sinema gösterimi ilk defa burada başladı.
Shanadar Park
Yapay gölü, cafeleriyle ve ufak da olsa bir lunaparkıyla gezilmesi gereken bir yer. Ayrıca içerisinde bir gözetleme kulesi var. Geceleri ışık gösterileri ile Erbil'i aydınlatıyor. Tek sıkıntı Erbil'de Türk olduğunuzu belli etmeyin. Sevmezler...
Jalil Khayat Cami
Mimari olarak İstanbul'daki Sultanahmet Camiye benzeyen bu cami 2007 yılında Iraklı zengin Jalil Khayat'ın oğulları tarafından yapıldı. 2000 kişilik cami, Erbil'in her köşesinde gözükmekte.
Irak Müzesi
İlk açılışının 1926 yılında olduğunu öğrendiğim müze ilk başta arkeoloji müzesi olarak açılmış. Başkent Bağdat'ta bulunan müzeye 2010 yılında ancak gidebilmiştim. Çünkü Irak seyahatlerimin başladığı 2004 yıllarında biz Türklerin Bağdat'a giriş ve çıkışları yasaktı. 2003 yılına kadar Mezopotamya uygarlıklarına ait bir çok eser barındıran müze Amerikalı askerler tarafından defalarca yağmalanmıştır. 2009 yılında tekrar ziyarete açılan müze, tarihi eserleri tekrardan toplamaya çalışıyor.
El-Askeri Camii (Altın kubbeli Cami)
Bağdat'a gittiğimde bu camiyi sadece uzaktan izleyebilmiştim. Yapımı 945 yılına ait olan bu cami, turizme açık değildi ne yazık ki. Beni gezdiren tercüman bir şekilde gireriz dese de 150 km gittikten sonra geri dönmek zorunda kalmıştık. Çünkü kısa bir süre önce sünni militanlar camiye zarar vermiş ve tekrardan inşaat halindeydi. Anlattığı kadarıyla bu camiye zarar verilmesinden sonra, çok büyük olaylar ve ayaklanmalar olmuş. Cami Müslüman şiilere ait. Şiiler için bu kadar önemli olmasının sebebi, şii inancında 12 İmam'ın onuncusu ve on birincisi olan İmam Ali Naki (El-Hadi) ile oğlu ve halefi Hasan el-Askeri'nin türbelerinin burada olması..
Zawra Parkı
Benceye başlarken dediğim gibi defalarca yıkıldı ele geçti ve tekrardan bir araya geldi Irak. 1971 yılında ilk kurulduğunda yaklaşık 2000 canlıya ev sahipliği yaparken hem Körfez savaşında hem de Amerika istilasında sayıları 35'e kadar düşmüş canlıların. 2003 yılından önce 'orta doğunun en büyük' hayvanat bahçesi olan Zawra parkı ben 2011 yılında ziyaret ettiğim de Umut ismiyle tüm dünyada manşet olan aslan 4 yaşına girmişti. 2008 yılında tekrardan açılan hayvanat bahçesi senede ortalama 8 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor.
Yine harika olmuş, gitmiş görmüş gibi zevk verdi okudukça, resimlere baktıkça. en çokta gidip Umut'u sevmek istedim şu an :-) emeğine sağlık, inşallah bize de nasip olur gidip görmek...
En İyi Cevaplar