Bugün yepyeni bir röportajla karşınızdayım, macera dolu bir hikayeye tanıklık etmenizi istedim ve gezgin Furkan Doğan ile bir röportaj yaptım. 🙌
Maceraperest, uçuk kaçık bir gezgin Furkan Doğan. Türkiye'den 10.750 km uzakta Brezilya'da bisikletinin üstünde Türk kahvesi satıyor ve Brezilyalılar tarafından ilgiyle karşılanıyor. Seyyar Türk kahvesi satıcısı gibi düşünebiliriz. 😊 Birçoğumuzun isteyip cesaret edemediği bir hayatı yaşıyor. Furkan'ın hikayesi benim çok ilgimi çekti ve onu sizlerin de görmesini, tanımasını istedim. Kendisi yerinde duramayan, sürekli yeni yerler keşfeden biri. Rutinden kaçmak, kendini geliştiren biri olmak ve yaşamını bu doğrultuda değiştirmek herkesin yapabileceği bir şey elbette değil. Furkan Doğan'ın hikayesini kendi ağzından dinlemek için onunla güzel bir röportaj yaptım. Beni kırmayıp bu röportajı gerçekleştirdiğimiz için kendisine buradan da teşekkür ederim. 🙏🏼
Röportajı okuduktan sonra cevaplarda Furkan Doğan'a mesajını iletmeyi unutma! ❄️

1- Şu an neler yaptığını, hedefinin ne olduğunu konuşacağız ama öncelikle biraz seni tanıyalım. Furkan Doğan kimdir? Ne zaman nerede doğdun? Eğitim hayatın nerelerde geçti, neler yaptın? Furkan Doğan'ı kendi cümlelerinle bize anlatır mısın?
Üniversiteye kadar Ankara'daydım. Ankaralı olarak İzmir’e üniversite eğitimim için gittim. Üniversite hayatım boyunca darbe girişimi, başkanlık sistemi, pandemi gibi bölgesel ve küresel önemli olayların dışında 4 farklı rektör görmüş bulundum. 26 yaşında diyetisyen olarak mezun oldum. Bu kadar uzun süre okumuş olmamın sebebi aslında üniversitede katılmış olduğum dağcılık kulübüne fazla vakit ayırmam diyebilirim. Dağcılığın bakış açımı da değiştirdiğini düşünüyorum. Böyle bir geziye atılmamda üniversitede dağcılık yapmamın etkisi çok fazla.
2- Brezilya'ya gidiş maceran nasıl oldu? Bir gün uyanıp, "ben Brezilya'ya gitmeliyim" diye olmadı diye düşünüyorum. Onun öncesinde neler yaşadın ve şu an orada tam olarak ne yapıyorsun, detaylı şekilde bahseder misin?
Mezun olduktan sonra öğrenciyken de yaptığım firmalara olan lojistik destek işime yani motokuryeliğe devam ettim. Bir yandan da kendi işimi yapmaya çalışırken henüz hiçbir şeye sahip olmadığımı fark ettim ve bu bana saçma bir öz güven verdi. Güney Amerika’yı çok merak ediyordum ama gitmeyi hiç düşünmemiştim. Bu öz güvenle oraya gitmemem için hiçbir neden olmadığını ve yola çıkmam gerektiğine karar verdim. Kendimce bir plan oluşturdum, kendimden emin olmak adına bu geziye benzer bir deneyim için İran'da üç aylık otostopla gezi tamamladım. İran’da bileklik tarzı şeyler satıyordum ama bileklik satmak çok benlik değildi.

Kahveyi çok seviyorum, bir gün İran’da bileklik satarken, Kaave isminde İranlı bir arkadaşım beni evinde kalmam için davet etti. Birkaç gün orada kaldım. Bir sabah Kaave’nin evinde kahve içerken neden kahve satmıyorum dedim ve moka potumla sokakta kahve yaparak, İran’da kahve satmaya başladım. Bu fikir düşündükçe güzelleşmeye başladı çünkü dünyanın her yerinde kahve satabilirsiniz. Brezilya’yı bisikletle seyahat etmek istiyordum ve orada da bu işi yapabilirim diye düşündüm. Bisikletle kahve satma fikri böyle oluşmaya başladı.
İran'dan Türkiye’ye döndükten sonra sahip olduğum eşyalarımı, motorumu sattım ve ailemin de desteğiyle Brezilya’ya geldim. Burada gönüllü olarak hostellerde çalışırken bir yandan bisiklet arıyordum. İki ay sonra ikinci el, sağlam ve ucuz bir bisiklet bulabildim. Daha sonra bisikletle Porto Alegre’de (Brezilya'nın güneyinde büyük bir şehir) bir hostelde resepsiyon görevlisi olarak gönüllü oldum ve hala gönüllü şekilde buradayım. Gönüllü olmaktan kastım, burada günde 4 saat çalışıyorum ve bunun karşılığında hostelde konaklıyorum. Aramızda paranın lafı bile olmuyor bu sayede. 😊 Hostelde bulduğum küçük bir tahta parçasını bisikletin üstünde masa olarak kullanarak Türk kahvesi satmaya başladım, bir süredir dizaynı biraz daha geliştirerek bu şekilde Türk kahvesi satıyorum. ☕
3- Bu yolculukta ya da bu süreçte yaşadığın en tuhaf ve en komik anın neydi? Ne gibi anılar, maceralar koydun cebine? Güzel hikayelerin vardır eminim.

Çok ilginç bir anım yok ama geçen balina görmüştüm. Bazı zamanlar burada karadan balina görülebiliyormuş. Görünce çok heyecanlanmıştım, bir de bir böcek türü gördüm, boynuzlu çok garip bir böcekti ona şaşırmıştım. Açıkçası buranın doğası beni çok şaşırtıyor.
Tuhaf bir anıdan ziyade beni çok zorlayan bir anımı paylaşmak istiyorum. Bisikletle Porto Alegre’ye gelirken yolda başka bir bisikletliyle karşılaştım. Brezilyalı ve İngilizce bilmiyordu, çat pat anlaştık ama yolumuz aynıydı ve beraber gitmeye başladık. Benim planım akşam olmadan 5-6 gibi bir benzinlikte çadır kurup geceyi geçirmekti. Otobandan gittiğiniz zamanlar geceyi bu tarz yerlerde geçirebilirsiniz. 5 gibi bir benzinliğe yaklaştık, kalalım burada dedim sabah yola erken çıktığım için çok yorulmuştum. 5 km ilerde yemek de yiyebileceğimiz bir yer olduğunu söyledi, güvendim. 10 dakikada gideriz diye düşündüm ve yorgun da olsam güzel bir yemek için değerdi. Devam ettik yaklaşık yarım saat geçti ve etrafta hiçbir şey yok, şarjım da yok. Onun da interneti yok. Yorgunluktan kramp girmeye başladı.
Yol çalışmasına denk geldik, sorduk en yakın benzinlik nerede diye. 20 km ötede dedi. Normalde saatte 15 km gidebiliyorum, bir bisikletli için yolun uzunluğunu o şekilde hesaplayabilirsiniz. Yapacak bir şey yok, geri dönsek de 20 km bari boşuna gitmemiş oluruz diye düşündük devam ettik, yaklaşık bir saat sonra ben neredeyse ölmek üzereyken tabela gördük. Benzinlik tabelası, 30 km ötede diye. 30 km! Ben tepki veremedim yorgunluktan. Saat 9 gibiydi, arkadaşım da bir şey söylemedi.
Bacaklarım artık çalışmıyordu yolda durabileceğimiz herhangi bir alan da yoktu. Otoban, gece, yemeğim de yok, suyum bitmek üzere… 3 saat kadar daha sürdüm bisikleti, bazen de yürüdüm. Benzinliğin ışığını gördüğüm anı unutamıyorum. Gittim, yemek yedim hemen. Çadır kuramayacağımı söylediler, o kadar umursamadım ki. Ayıp olmasın diye sormuştum zaten, o an cevabın benim için bir önemi yoktu. Sanki izin vermişler gibi çadırı kuytu bir yere kurdum. Onlar da şaşırdı izin verdiklerini sandılar, bir şey demediler. O gece inanılmaz güzel uyudum. 🥹
4- Seni gören yabancı insanlar nasıl tepki veriyor? Oralarda Türkler seviliyor mu, Türk kahvesine ve sana ilgi nasıl?

Türk olduğumu söylediğimde hep güzel tepkiler aldım. Hatta kahve satarken, biri Türkçe konuşarak geldi ve Türkçesi çok güzeldi. Sevdiği ve ilgi duyduğu için dilimizi öğrenmiş ve birkaç kere de Türkiye’ye gelmiş. Ben de kendisine kahve ikram ettim. Türk dizileri burada popüler. Onun da katkısı olduğunu düşünüyorum. Türk kahvesinin nasıl olduğunu bilmiyorlar, bu yüzden merak ediyorlar. Kahveyi Türkiye’den getirdiğimi düşünüyorlar. Sorduklarında anlamamazlıktan geliyorum çünkü Brezilya’dan aldığımı söylediğimde yüzleri düşüyor. Kimseyi mutsuz etmek istemem. Genel olarak bana olan ilgiden çok memnunum. Aynı dilde konuşmayı isterdim, Brezilyalılar çok eğlenceliler.
5- Ne gibi hayallerin, hedeflerin var? Neler yapmak istiyorsun, bu süreç seni nereye götürecek kestirebiliyor musun?

Şu an ki hedefim kahve satarak Güney Amerika’yı dolaşmak. Kafamda bir rota var, ona göre gidiyorum. Birkaç hafta içinde dünyanın sonu olan Ushuaia’ya (dünyanın ucundaki şehir olarak tanınır) gitmek için Porto Alegre’den ayrılacağım. Uzun bir yolculuk olacak, bunun için heyecanlıyım. Kahveyle olan işimden çok memnunum, severek çalışıyorum. Bu sürecin beni bu yönde şekillendirmesini dilerim.
6- Peki seni en çok zorlayan şey ne oldu? Şu anki yaşadığın hayatın artıları ve eksileri neler? Mesela Türkiye'deki yaşamından en çok neyi özledin, bize biraz anlatır mısın?

Burada insanlar genelde İngilizce bilmiyorlar ve Portekizce konuşuyorlar. Ben ise Portekizce neredeyse hiç bilmiyorum. Sorunum olduğunda halledemediğim olmadı, insanlar çok yardımsever ve dost canlısı ama arkadaşlık kurmak kolay olmuyor. Çünkü hep hareket halindeyim ve dillerini bilmiyorum. Bu beni bir hayli zorluyor. Tabii bunu göze alarak geldim buraya.
Öte yandan her gün farklı şeyler yaşıyorum. Farklılık benim çok hoşuma gidiyor. Her şeyden önemlisi ise gerçekten özgür hissediyorum.
Türkiye’deki yemekleri özleyeceğimi hiç düşünmezdim ama lahmacunu gerçekten özledim. Ülke olarak yemekle olan ilişkimiz çok farklı. Ben yemek yapmaktan anlayan biri değilim. Yurt dışına çıkar çıkmaz şef olduğumu fark ettim. Bizim ülkemizde yemek konusunda çıta çok yüksekte. Aslında hepimiz birer şefiz, bunu burada anladım.
7- Son olarak senin gibi çantasını alıp dünyanın bir ucuna gitmek isteyen, farklı yerler, farklı kültürler görmek, tanımak isteyen gençlere ne söylemek istersin, ne tavsiye edersin?

Sürekli hareket halinde olmak, yapılacak iş değil :)) Çadırda uyumak, şehre yakınsanız, hırsızlığa karşı uyanık olmak, hiç bilmediğin ülkede göçebe gibi yaşamak vs. Bunlar insanı yoran şeyler. Modern hayatımızda kullandığımız her şey insan hayatını kolaylaştırmaya yönelik ve buna alışmış durumdayız. Bir insanın kendisini benim gibi bir duruma sokması, konfor alanının dışına çıkıp farklı bir yaşantıya atlaması akıl işi değil. Yaşadığım bu zorluklar modern insana uygun değil diye düşünüyorum. Maceraperest bir yapıya sahipseniz ve böyle bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, daha kısa bir serüven planlamanızı öneririm. Zorlukları hafifletmek için ülke içinde gezebilirsiniz. Öncelikle İran'ı gezmenizi tavsiye edebilirim. Bence güvenli bir ülke. Eğer her türlü zorluğa katlanırım, çıldırdım diyorsanız sizlere tavsiyem; yolculuğunuz boyunca güler yüzlü ve iletişime açık olun. Bu şekilde insanlar sizi sever ve yardımcı olmak ister diye düşünüyorum. Teşekkür ederim.
Asıl ben çok teşekkür ederim Furkan. Umarım daha çok yer gezdiğin, yeni insanlar, yeni kültürler keşfettiğin ve bol bol kahve yaptığın güzel bir hayat yaşarsın. 🤍🙏🏼 Dilerim Ushuaia’ya ulaşır ve yepyeni maceralara atılırsın.
Merak ettiğim tüm sorulara cevap bulduğum harika ve çok keyifli bir röportaj oldu. Siz Furkan Doğan'a neler sormak ve söylemek istersiniz? Cevaplarda buluşalım!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer