'Hayat biter, yollar bitmez.' diye bir söz vardır. Gerçekten de yol başlı başına bir hikaye, gittiği vardığı yer neresi olursa olsun önemlidir. Yola çıkılır, yoldan çıkılır, yol seni alır. Bazen de sen yolu alırsın. Uzun lafın kısası hem mecazi hem gerçek anlamıyla önemlidir yollar. İşte bu yolu çok genç yaşta hem mecazen, gerçek anlamıyla aşıp giden bir üniversite öğrencisi var ki hikayesi başlıkta da belirttiğim gibi beni mest etti.
Yol uzun. Çünkü bugün KizlarSoruyor'da gerçek bir seyyahın hikayesi var. Hem de sürprizlerle.
Başlıyoruz. :)

Bugün KizlarSoruyor'da anlatacağım hikayenin kahramanı Tuna Duman 22 Yaşında. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar ve Resim bölümü öğrencisi. Üniversite bitirme tezi olarak '5 kıta, 5 tablo' diyerek yola çıkmış. 17 yaşında ilk başlasa da ilk ciddi gezisine 21 yaşında motosikletiyle çıkarak Orta Asya İpek yolunu takip edip Moğolistan coğrafyasına kadar gitmiş. 3 ayda 27 bin kilometrelik yol katetmek. Vay be dedim. Ben işe gitmeye üşeniyorum. Uzun geliyor. :)

'Motosikletiyle bu kadar ülkeyi gezen en genç kişi' unvanına da sahip olan Tuna üniversite bitirme projesinde 5 tablo yapıp verecek. 5 kıta ve 5 rotayı dolaşıp edindiği deneyimleri tabloya yansıtıyor.
Enteresan ve mistik hikayenin geri kalanını kendisinden dinleyelim.
'Hikayem 12 yaşında motosikletle damacana su taşıyarak başladı'

Sevgili Tuna Kızlarsoruyor’a hoş geldin demek istiyorum öncelikle. 2 gün önce seni tesadüfen keşfettiğimde ‘Mutlaka konuşmalıyım.’ dediğim ender insanlardan birisin. Bugüne kadar hep ‘Ünlü olması şart değil, hikayesi olan insan olsun. ' dediğim kişilerle konuşmayı amaç edindim. Senin profilini ve bugüne kadar gezdiğin yerlerden paylaşımlarını görünce de hemen aradığım ‘Hikayesi olan insan' olduğunu anladım. Gezdiğin yerleri anlatımın çok eğlenceli öncelikle. Bu çok dikkatimi çekti. Seni biraz tanıttım başlangıçta. O yüzden kısaca Türkiye’nin motosikletle dünyayı dolaşan en genç gezgini olma ve Orta Asya’yı yeniden keşfetme hikayen nasıl başladı diye sorayım?
Merhaba Funda. Hoş bulduk. Benim hikayem aslında 12 yaşındayken amcamın damacana su işine girmesi ve benim su dağıtılan motosikleti ile yardım amaçlı su dağıtarak başladı. Sonra bindikçe hiç bırakamadım bir daha. Muhtemelen de ömrümün sonuna kadar inemeyeceğim. Çok seviyorum gerçekten.

Ben genç birisiyim ve her genç gibi hayatıma yön verecek deneyimler yaşamam gerekiyor. Bu da Avrupa’daki insanlar gibi dünyayı keşfederek oluyor. Motosikleti de çok sevdiğim için onunla dünyayı keşfetme arzusuna kapıldım. Bu şekilde başladı diyebilirim.
'İlk uzun seyahatim motosikletle kız arkadaşımla İstanbul'dan Şile'ye denize gitmek oldu.'

Nereleri gezdin?
En başa dönecek olursam en uzak mesafe olarak kız arkadaşımla motosikletle İstanbul’dan Şile’ye denize giderek başladı. En uzak mesafe o güne kadar oydu çünkü. Dedim ki küçücük motosikletimle Şile’ye gidebiliyorsam, Kocaeli’ye de gidebilirim. Kocaeli’ye gidiyorsam Trabzon’a da giderim derken babamdan vekalet alıp Gürcistan’a giderek başladı. Çünkü yaşım tutmuyordu. Küçücük motosikletimle Türkiye’yi gezdim. Daha sonra hedeflerim büyüdü, büyüdü derken hazırlıklarımı yaptım ve başladım. 90 küsur gün sürdü. 26 bin km yol gittim.
'Pakistan'dan Taliban tehlikesi sebebiyle askerler eşliğinde yol aldım!'

Sırasıyla Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Rusya, Moğolistan'a gittim.Bu sen ise benim büyük 800 cc bir motosikletim vardı. Ancak ilk İran’dan başlayacağım için orada büyük motorlara izin vermiyorlardı. Satıp 250 cc neredeyse bisiklet gibi ufak bir motosiklet alarak Ağrı’dan İran’a girdim. Oradan Pakistan’a... Pakistan’da Taliban tehlikesi nedeniyle askerler eşliğinde geçebildim.
Pakistan’dan Hindistan’dan Leh vadisine gittim. Dünyanın en yüksek motorize yolunu yaptım. 5700 rakım. Orası benim için çok önemliydi. Burnum kanadı, başım ağrıdı rakımdan dolayı. Hindistan’dan Nepal’e geçtim.

Tuna şu an Tayland Bangkok’tasın. Çok farklı yerleri geziyorsun. Özellikle Avrupa’nın o bilindik şehirleri değil, egzotik, mistik ve aslında bir çoğumuzun hayalini kurduğu yerler. Tayland’tan Nepal’ e geçeceksin. Nasıl oralar? Biraz Tayland’ı anlatsana.
Evet şu Tayland’dayım ama motosikletimi yanıma alamadım. Çünkü burada bazı kurallar var. Burada motosikletle gezmek için 1500 dolar escort parası gerekiyor. Ben öğrenciyim ve kışın çalışarak para biriktiriyorum. Bu parayı ödeyemeyeceğim için Nepal’de motosikleti bırakıp geldim. Tayland çok farklı bir yer aslında. Çok egzotik bir yer. Çok zengin insanlar yok ama inanılmaz mutlu insanlar var. Kötü tarafına gelince benim gezi anlayışıma uymayacak şekilde turistik bir yer. Ama ben sahilde oturup kafa dinleyerek ve bu geziyi özümseyerek Nepal’e geçiyorum. Benim için dinlenme oldu diyebilirim.

Tayland demişken Instagram'da gördüğüm bir paylaşımın çok güldürmüştü beni. Hakikat Tapınağı denilen önemli ve mistik bir yerdesin. Oraya uygun giysiler içinde ve gayet ciddi bir duruştayken alta ‘Monarşi güzel olay da. Sadece yönetene.Buraya kimin taklidini yaptığımı yazmak isterdim. Lakin Silivri çok soğuk.’ yazınca baya gülmüştüm. Tabii bunlar işin eğlenceli kısımları. Oysaki çok da zorlukları vardır. Motosikletlemi gezdin gerçek her yeri. Bozuldu mu mesela. Ya da ıssız yerlerden çok geçiyorsun. Hayvanlar kovaladı mı? Yaşadığın zorluklardan biraz bahset?
Tabii ki sorunlarla karşılaşıyorum ama ben bundan şikayetçi değilim. Çünkü bu gezinin olayı bu. Sinir patlaması, ağlamaların hepsi bu olayın içinde. Bunu kabullenerek zaten yola çıkmanız gerekiyor. Her şey yolunda giderse döndüğünde hiçbir şey anlatamazsın. Hikaye hep sorunlarla ve hep egzantirik olaylarla meydana geliyor. Ben de çok çok zorluklar yaşadım ama hiç şikayetçi değilim. Yolun amacı bu çünkü.

Gelelim seni ilk keşfetmeme sebep olan kaplanlı fotoğrafına. Önce inanamadım. Herhalde photoshop dedim ama gerçekti tabii ki. Bu kadar vahşi olmasıyla ünlü yırtıcı hayvana o kadar yakınlaşmak ne hissettirdi? Olay nasıl nerede gerçekleşti?
O olay için imza atmam gerekiyordu. Yani sorumluluk tamamen bana ait olduğunu kabul etmek anlamında. Ben şeyi düşündüm. Eğer ben ona bir şey yapmazsam o da bana yapmaz. Hayvanı okşamak sevmek zor olmadı ama karşımızda devasa bir hayvan var. Ama benim hayalimdi. Kaplanı çok seviyorum. Hatta sırtımda 30 cm kaplan dövmesi var. Yine de korkmamak tırsmamak elde değildi ama kazasız atlattım.

Tuna Hindistan’da çok zaman geçirmişsin ve çok paylaşımın var. Hindistan farklı bir ülke gerçekten. Büyük, kalabalık, mistik filan ama hep benim aklıma Hindistan denildi mi kirlilik aklıma geliyor. Bir belgeselde izledim. Baya bildiğin farelerin tapınağı var. Onları kutsal sayıyorlar. Ama pislik içinde. Şimdi sana sorayım Hindistan nasıl bir ülke senin için?
Evet haklısın. Hindistan pis bir ülke. Gidenlerin 10’da 9’u aynı şeyi söylüyor zaten. Ben de pis buldum ama seçme şansımız yok. Hindistan'ın o tapınakları,mistik havasını yaşamak istiyorsak o pisliği de çekmek zorundasınız. Siz bir yabancısınız. Oranın bir geleneği, bir düzeni kuralı var. Uymak zorundasınız. Orası kendi eviniz değil. Temiz bir yer arama şansınız yok. Adapte olmaktır gezmek. Hindistan'a adapte olmazsanız keyif almazsınız. Ben çok keyif aldım mesela. Çünkü adapte olabildim. Evet pisti. Yemekler çok kötüydü. İnsanların bazı yerlerde tutumu çok kötüydü. Bazı yerlerde çok iyiydi.ama bu evrensel bir durum. Dinleri bize göre saçma gelebilir ama öyle inanıyorlar. Ben sevdim açıkçası.

Yola çıkış amacın aslında bu gezilere de vesile olan üniversite bitirme tezinde olan 5 kıta 5 tablo projesi. Peki o ne durumda şu an. Tablolar bitti mi veya hangi aşamada?
5 kıta 5 tablo serisi çok uzun yıllara yayılabilecek bir seri. Benim bir tablonun eskizini yapmam günlerimi alıyor. O yüzden yapmam çok zor bir ülkede. Mesel ben Tac Mahal'i tabloya çizmiyorum. Tac Mahal’de iken çok farklı bir olay yaşadıysam.
Orada gördüğüm bir şey bana çok farklı duygular yaşattıysa onları hemen not alıp bunu geldiğimde tabloya aktarıyorum. Şu an Orta Asya’da 7 ülkenin 7 tablosu bitmiş durumda. Bu seneki rotanın tablolarını da yine kış sezonunda yapacağım. İlerde ticari amaçlı değil ama çocuklarıma bir hatıra kalsın diye bu tablolarla bir sergi açmayı düşünüyorum.

Son olarak da birkaç özel sorum olacak izninle. Ailen nerede yaşıyor? Onların bu seyahate bakışları nedir? Endişe ediyorlar mı mesela ve kız arkadaşın var mı?
Ben ailemin tek çocuğuyum ve açıkçası el üstünde büyüdüm. Biraz şımarık büyüdüm. Ama şu an asla şımarık değilim. Onlar içinde kolay olmadı. Ama eğer paranızı kendinizi kazanıyorsanız bu seyahat için canla başla maddi gücünüzü kendiniz sağlıyorsanız ailenizin söz hakkı da bir yere kadar oluyor. 3 gün kuralımız var. 3 gün benden haber alamazsanız endişelenin ama 3 gün içinde arayamıyorsam bilin ki internet yoktur diyorum. Ailem bana saygı duyuyor. Ben de onlara.
'Yola çıkarken kız arkadaşım vardı. Döndüğümde değişmişti. Ben de değişmiştim. Ayrıldık.'

Kız arkadaşım vardı. Ama geçen yıl Orta Asya’ya gittiğimde 3 ay sonra ben geldim o çok değişmişti. Ben de çok değişmiştim ve olmadı. Ayrıldık. Yol için kız arkadaşımdan fedakarlık etmiştim. Yolun büyüsü çok farklı bir yere gelmişti, benim için. Bunlar hayatta olan şeyler. Yolun köpeğiyim açıkçası. Çok seviyorum. Her şeyden çok.

Yolculuk bizi kendimize geri getirir.
... demiş Albert Camus. Getirir mi yoksa aynı zamanda bir şeyleri de götürür mü bilinmez. Amma velakin hikayesi, enerjisi ve dünya görüşü ile bende iz bırakan bir yol hikayesinin kahramanı vardı bugün KizlarSoruyor'da.
Tuna Duman geleceğin ressamı ve yeni nesil seyyahı... Yolun hep açık olsun.
Sevgiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar