Fareli köyün kavalcısı masalını biliyorsunuz...

Bilmiyorsanız baştan okuyun.

link

Çocukken bu hikaye bana anlatıldığında içimi garip bir hüzün kaplamıştı. Mağarada ne olduğunu inceden biraz merak etmiş, sonra sorgulamamıştım. Hazin bir sondu bence. Ayrıca ayağı sakat olan çocuğun da geride kalması, gereksiz bir son ya da sondaki içe sinmeyen gereksiz bir detaydı. Neden bu vurgulansındı ki?

Şimdi fareli köyün kavalcısınınki kadar güzel bir teklif ve vaatle karşılaştığımda içimi garip bir hüzün ve korku kaplıyor. Sonunda masalın sonundaki duygulara kapılacağımı içten içe biliyormuşum gibi. Korkulara ne kadar itimat etmek gerekir bilinmez,

ben bugün böyle bir teklifle karşılaştığımda "gel, herşey çok mükemmel olacak" şeklinde...

aklıma bu masalı araştırmak düştü.

Korkutmak gibi olmasın, bulduğum şeyi linkleyebilirim: alttaki mavi bölümü de okumanız gerekir ama, not düşeyim.

link

siz hiç bu masallardaki gibi bir kavalcının vaadiyle karşılaştınız mı?

soruma üflemeli aletlerin belaltı çağrışımlarını içeren şakalarla cevap vermenizi istemem.

Ama soruyorum size, böyle bir kavalcı size bir gün bütün herşeyden kurtulacağınızı vaat etse, mağaranın içine girer miydiniz?

Sevgiyle

Güncellemeler
+1 yıl
arkadaşlar, sorumu bir tane anlayan çıkacak mı diye bekliyorum. biraz daha bekleyeceğim.

a, evet güzel masal diye yapıştırıyosunuz. sonra, a ne kötü iğrenç. diyorsunuz.

konu bu da degil tam. ne diyo soruda? yapmayın.
Fareli köyün kavalcısı masalını biliyorsunuz...
Cevapla