1) peygambe efendimiz sallallahu aleyhi vessellem: Sabah namazından önce kılınan iki rekat nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır” (Müslim) buyururdu 2) Peygamber efendimiz (sav) : Gözümün nûru diye tavsif ettiği namazı geceleri daha bir iştiyak ve arzû ile kılardı. Ayakları şişecek kadar kendinden geçerek kıldığı teheccüd namazına olan arzusunu şöyle dile getirmişti:– “Allah her peygamberde belirli bir şeye karşı aşırı bir istek yaratmıştır. Benim en çok hoşlandığım şey de gece ibadetidir”. Allah’a yaklaştıran en mühim ibadet olması hasebiyle ümmetinin de bu nimetten nasiplenmelerini arzu ederlerdi. Öncelikle yakın akrabasından tebliğe başlayan Efendimiz (s. a. v.), bir gece Hz. Ali ile Hz. Fatıma (r. a.)’nın kapısını çalmış ve onlara:– “Namaz kılmayacak mısınız?” (Buharî) buyurarak geceyi boş geçirmemelerini istemişti.3) Diğer ashabına da:– “Aman gece kalkmaya gayret edin! Çünkü o sizden önceki salih kimselerin adeti ve Allah’a yakınlıktır. (Bu ibadet) günahlardan alı kor, hatalara kefaret olur ve bedenden dertleri giderir” (Tirmizî) buyurarak onları huzurun kaynağına (Allah'a) yöneltmek istemişti.4) Teheccüd namazı, gündüz kılınan bin rekâttan daha faziletlidir. Bir saat ilim öğrenmek, [mesela ilmihal okumak] geceyi ibadetle geçirmekten daha çok sevabdır. (Dürr-ül-muhtar)
Gece Sahura kalkmışken bari en az 2 rekatta Teheccüd Namazı kılayım diyor muunuz ezan okunmadsn?
eheccüd namazı kılacak kişi, “Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya” şeklinde niyet edebilir. Teheccüd namazının iki-sekiz rekât arasında çiftli sayılarda kılınması tavsiye edilmiştir. Bununla birlikte, dileyen kimse daha fazla da kılabilir. Bu durumda iki rekâtta bir selam vermek daha faziletli olmakla birlikte, dört rekâtta da selam verilebilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 468-469). İki rekâttan fazla kılındığında arada konuşma, yeme içme gibi namaza aykırı davranışlarda bulunulmamışsa, tekrar niyet etmek gerekmez. Dört rekât olarak kılındığında, ikinci rekât sonunda teşehhüd için oturulduğunda “tahiyyat”tan sonra “Allahümme salli” ve “Allahümme barik” okunur. Üçüncü rekât için ayağa kalkıldığında önce “Sübhâneke” okunur, sonra “Eûzü besmele” çekilir ve Fâtiha suresi okunur.
Anladım kadarıyla 2 reket teheccud namazı kılmak daha faziletli ve aynı şeyler okunuyor demi subhaneke besmele fatiha kücük bi süre kıldığımız 5 vakit namaz gibi?
İki iki kılmak daha faziletli. Yani her iki rekatta bir selâm verip 8 rekat kılmak lazım. Normal namaz gibi kılıyoruz evet. Ama isteyen sadece iki rekatta kılabilir. İsteyen çoğaltıp ,4-6-8-12.. şeklide de kılabilir. 8 rekat orta yollusu yani.
@gizli bence bugün başla. Son 10 güne girdik ve Kadir Gecesi bu son 10 günde olma ihtimali çok yüksek ve denk gelirsen varya bana ölünce iyi ki seni dinlemişim dersin. Çünkü Kadir Gecesinde her ibadete 30 bin kat sevap verilir
Kadir Gecesinde Rabbimizin rahmet ve mağfireti coşmakta, mümin kullarını Cehennemden azat edip Cennete sokmak için fırsatlar sunmaktadır. Bilindiği gibi, toprağa ekilen bir tohum bazen bire yüz, belki bazen bin katı ürün verir. Acaba bire yüz bin, hatta milyon kat ürün veren kaliteli bir tohum geliştirilse, bütün çiftçiler onu elde etmek için çırpınmaz mı? İşte Kadir Gecesi bir ibadete otuz bin kat sevap verilen müstesna bir zaman dilimidir.
Bir başka ifadeyle mübarek gün ve geceler, bazı öğretmenlerin yaptığı “kurtarma sınavı”na benzemektedir. Nasıl ki, öğrencilerini çok seven ve hiç kimsenin sınıfta kalmasını istemeyen şefkatli bir öğretmen, öğrencilerine yeni bir fırsat tanır, belirlediği bir tarihte kurtarma sınavı yapacağını duyurur, çok kolay sorular hazırlayarak sınıfı geçmelerini sağlar. Şefkat ve merhameti sonsuz Cenab-ı Hak da, kullarını Cehenneme atmayı asla istemediği için mübarek gecelerde kat kat sevaplar vererek onlara Cennete girme imkânları vermektedir.
Bir markette “bir ürün alana iki ürün bedava” diye bir kampanya olsa, bütün insanlar oraya akın eder. Üstelik stoklarla sınırlıdır. Rabbimizin sonsuz rahmeti ve ikramı ise, bir alana iki değil, 30 bin hediye vermektedir.
Bir gecede 83 yıl ibadet sevabı kazanma müjdesini alsanız, o geceyi değerlendirmek için uyku, hastalık, yorgunluk, seyahat, misafirlik, yoğun iş gibi aklınıza ne kadar engel gelirse gelsin aşıp geçmez misiniz?
Eğer o geceyi gaflet içinde geçiriyor veya baştan savma değerlendiriyorsak, bilelim ki, ayağımıza kadar gelen fırsatı kullanmıyor, bize uzatılan af ve inayet elini tutmuyor, itiyoruz.
En İyi Cevaplar