Merhaba.
Ramazan'ın bitişi Ramazan Bayramı'nın müjdesini verdi. Yarın sabah bayram ve ben aklımda kalan birkaç şeyi sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum.

Bayram telaşı anneleri sarardı...
Bayram telaşı Ramazan'ın son haftasında alırdı anneleri. Çocukların kıyafetlerinden sorumlu bakanlar anneleriydi. Babaların asli görevi o bayramlık kıyafetlerin masraflarını karşılamaktı. Mahalledeki kadınlar toplanır, birlikte pazara, Kemeraltı'na çıkarlardı.

Grubun lideri olan anne hangi tezgaha ya da dükkana yönelse sürünün geri kalan anneleri onu takip ederdi. Başlardı pazarlıklar. Vallahi kadınlar erkeklerden daha fenalar pazarlık konusunda.

Bayramların en önemli aksesuarları kız çocukları için kırmızı pabuçlar, erkekler için de siyah veya beyaz iskarpin ayakkabılardı. Anneleri tezgahlarda görseniz Avengers Ramazan Bayramı filmi çekiliyor zannederdiniz. O nasıl telaş, o kıyafetler nasıl eşelenirdi tezgahlarda; tam bir kaos görüntüsü. Hatta aynı kıyafete talip olup çekiştiren ve kavga eden savaşçı anneler bile mevcuttu.
Çocuklar alışverişin hoyrat rüzgarında sürüklenirdi...
Çocuk bu. Tabi mızmızlanacak, çişi gelecek, karnı acıkacak... Zaten strese girmiş annesi de o kızgınlıkla o tezgahtan bu tezgaha koşarken elinden tuttuğu çocuğunu o sinirle tezgarlar arasında savura savura sürüklerdi. Çocuk ağlar, anne umarsızca ilerlerdi...
Alışveriş tamam, kaldı bayrama birkaç saat...

Alınan kıyafetlere uyumadan önce defalarca bakardık. Ayakkabılar, pantolon, kazak veya gömlek... O sene ne moda ise onu pek takip edemezdik fakat kıyafetlerimizi çok severdik.
Annemiz gece yastığa koymadan başımızı, sokardı bizi banyoya. Ya leğende ya da ahşap banyo oturağında kafamıza sabunla vura vura yıkar paklardı bizleri.

Ertesi sabah erkenden uyanır, ailemizin ellerini öper ve harçlığı kapardık. Sonra mahalledeki arkadaşlarımızla bir araya gelir ve başlardık kapı kapı bayram kutlamaya.
Bazı arkadaşlarımız bayram ajanı gibiydiler. Hangi kapıda para verildiyse, oğlum koşun bak şu evde para veriyorlar derler ve biz de koşarak doğru o evlerin kapılarını çalardık.
Lunapark lüksü olmazdı. Mahalle mahalle dolaşan çakma lunaparklara birkaç bozuk para verip binerdik. Adeta özgür kuşlar gibiydik o soğuk demir salıncaklarda.

Mutluyduk... Çocuk olduğumuz için belki, belki de şanslı olduğumuz için ama çok mutluyduk.
Yarın bayram, erken kalkın çocuklar. Hepinizin bayramını tüm içten dileklerimle kutlarım. :):
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar