Hayat pahalılığından kurtulmamızın tek yolunun korkunç bir yoksulluk yaşamamız gerektiği gerçeğiyle yüzleştiniz mi?

Bazı art niyetli ekonomi fukarası insanlar mevcut enflasyonist ortamımızı pandemideki ayarsız para basımına bağlasa da işler pek de öyle değil. Ekonominin yazılı sıradan kanunları vardır. Esasen ekonominin işlevselliği de gayet basittir. Faizin haram kılındığı coğrafyalarda enflasyonun tersi yani deflasyon süreci enflasyonist ortamlardan daha beterdir. Tek kaide aradaki dengeyi korumak şartıyla enflasyon iyidir. Hiperenflasyondan bahsetmediğimi belirtmeme gerek yoktur umarım. Aradaki balans ayarı en önemli husus.


m2 para arzında yani dolaşımdaki bütün parayı temsil eden verilerde görülüyor ki, hâlâ deli gibi para basıyoruz. Para basmayı sürdürüp, faizleri arttırmanın pek bir manası yok. Zaten merkez bankasının son toplantısında faizi artırmayıp serbest bırakmaları enflasyonla mücadelede samimi olmadıkları düşüncesini aşılıyor. Ne şiş yansın ne kebap diyerek popülist politikalarla ekonomi düzelmeyecek. Süreci ötelediğimizi sanıyoruz ama yaptığımız tek şey yaşayacağımız sancıdaki dozajı yükseltmek.

Nas neyi emrediyorsa onu yapacağım diyerek ortodoks politikalardan vaz geçip ekonomi terminolojisini yeniden inşa ettiğini tek bir kişi topluma dikte edebilir, lakin bu dipsiz kuyuda bir bedel ödenecekse bunu bütün halk ödeyecek.

Önümüzdeki 18 ay içinde olacakları sıralı liste hâlinde yazıyorum:

İşsizlik artmadan hayat pahalılığından kurtuluş yok. İşsizlik oranları yanlış hatırlamıyorsam %9 civarında. Bu oran minimum %15-20 bandına çıkacak. Yani tanıdığınız her 100 kişiden 10 tanesi 18 ay içinde işini kaybedecek. Bu anneniz, babanız, akrabanız, dostunuz herkes olabilir.

Küçük ölçekli şirketler genelde borçla büyürler, reel kârları olmayabilir. Yüksek faiz onları patır patır iflasa sürükleyecek

İşsiz kalışların artmasıyla birlikte hane harcamaları otomatikman azalacak. Babalar çocuklarına

Hayat pahalılığından kurtulmamızın tek yolunun korkunç bir yoksulluk yaşamamız gerektiği gerçeğiyle yüzleştiniz mi?

harçlık vermekte zorlanacak. Aile kurumundaki iç huzur bozulacak boşanmaların fitili daha da şiddetlenecek. Her türlü tüketim ve harcama dizginleneceğinden, ev, araba gibi ihtiyaçları alma hayalleri ertelenecek. Yeni evlilik beklentileri zorlaşacak

Krediyle ev, araba almış insanlar temerrüte düşecek. İcralık olan insan sayısında patlama yaşanacak. Zaten kredi muslukları da tamamen kapandığından dolayı yeni alımlar da yapılamayacak


Avrupada'ki birçok ülke nüfusundan fazla mülteciyi ülkeye sokmak, para politikalarında inat beslemek, üretim ekonomisine bir türlü geçmeyişin bedeli korkunç bir yoksullukla baş başa kalmamız. Yüksek enflasyon ortamından yumuşak inişle kurtulamazsınız. Bunu yaşayarak öğreneceğiz

Hayat pahalılığından kurtulmamızın tek yolunun korkunç bir yoksulluk yaşamamız gerektiği gerçeğiyle yüzleştiniz mi?
Cevapla