Doğaya güveniyorum. Her zaman kendisini dengede tutmaya çalıştığına inanıyorum. Mesela kuraklık olma ihtimali halinde yağmurların artacağına ya da ne bileyim kışın karlı geçeceğine, doğa kendisini dengelemeyi biliyor. Ve her zaman doğadaki zayıf olanı yok edeceğini düşünüyorum. Reklamların veya medyanın söylediklerinin çoğunun manipülatif olduğunu düşünüyorum. İşte su sıkıntısı var şöyle alternatif tasarruflu ürün çıkardık, alın gibi gibi Hakikaten de bakıyorum herkes fazla yemekten, fazla kilodan şikayetçi ama aynı zamanda ekonomik krizden de şikayetçi. İnsanların çok endişeli olduğunu düşünüyorum bu durumda. Endişe herhangi yiyecekten ve eşyadan daha tehlikelidir. Pandemide çok aşırı fazla endişe, korku aşılandı sonrasında sağda solda yangınlar ve kriz falan. İnsanların bu etkilenen duygu durumu daha da büyük krizler getirebilir. Sadece edilgen değil aynı zamanda etkisini gösteren varlıklarız. Ruh insansa beden dünya olarak düşünürsek, ruhtaki aksilikler dünyada boy gösterir. İç içeyiz, birbiri olmadan düşünemeyiz. Ha insan olmadan dünya cennete dönüşebilir o ayrı 😄 ama bir karınca türünün yok olması insanlığın sonunu getiriyormuş. Herkes teker teker dünyaya pozitif bakmaya başlarsa, sağlıklı düşünürse, algıda seçici davranırsa sorunlar daha çabuk ve kolay atlatılır diye düşünüyorum ben 😁
Dünyada kıtlık yok doğrudur. Ancak küresel bir ticaret ağı var. Para mefhumsal bir değer olarak ortaya çıktığı halde nominal olarak değerlendi. Yani şu anda dünyadaki bütün bankaların nakit paralarını hesaplarsanız verdikleri kredinin yüzde biri kadar bile değildir. Bu ne demek? Her ürün ederinden daha pahalı, herkes ürettiğinden fazla tüketiyor, herkes geleceğinden harcıyor...
Ayrıca yaşamak için gıda tüketmemiz gerektiği halde gıdanın en temel ürünlerini ortaya çıkaran tarım sektöründe insanlar çalışmak istemiyor. Hereks endüstrinin peşinde. Doğal olarak şehirler yoğun bir kitlesel doluluğa sahip. Kırsal boş. Kırsal bu yoğun kentleri beslemeye uğraşıyor. Yani varlık içinde yokluk yaşıyoruz.
Türkiye için durum şu, bizim gıda konusunda ihracatı %80 oranında durdurmamız gerekiyor. Türkiye tarım konusunda kendine yetebilen bir ülkedir. Bizi sıkıntıya sokan dövizin yükselmesi sebebiyle gıda arzını yurt dışına yapmamız. Kendi ürünlerimiz dolar bazında artıyor. Çünkü ihracatçı bize satmaktansa yurt dışına satmayı daha karlı buluyor. Devlet de döviz gelsin de nasıl gelirse gelsin diye bakıyor.
türkiye tarımda Şu an kendine yetemiyor çünkü 50 milyon kişilik ürün yetişiyor sadece üretim teşvik edilmedi uzun zamandır hatta fazla üretene ceza yağdı şu durumda çiftçi hiç bulamazsın kimse o kadar girdilere para harcamaz birde 10 mmilyon göçmenle 10 milyon turist hesapla her yıl gıdalarımız o yuzden pahalı
ben ona bakmıyorum 90 senesinde bu ulke kendi kendine yetiyordu çünkü nufus 50 milyondu ama Şu an 100 milyonluk gıdaya ihtiyacın var üretim hic artmamıs ve çok çiftçin hayvancın işi bırakmış bunu anadoluda yasayarak gezerek gördüm bizzat.. elin oğlu 3 euroya et satıyor senden neden 3 lira yapamıyorsun? üretimin yetmiyor zaten gecen yıllarda sırbıstandan uruguaydan vs et almadık mı?
Et almamızın sebebi ahlaksızlıktan başka bir şey değil. En son akp'li cumhurbaşkanı konut desteği açıkladı açıklar açıklamaz konut fiyatları fırladı. Bu ahlaksız namussuzlarla ancak bu kadar.
2019 da ABD 3M-10Y tahvilleri negatife geçtiğinde ortalama 1-1,5 sene içerisinde küresel bir kriz bekleniyordu. Durağanlaşmış bir piyasada birden bire covid diye bir şey çıktı ve devletler deli gibi para basıp ekonomiyi canlandırdı. Borsalar emtialar sürekli yükseldi. Şimdi basılan paralar enflasyona sebep olduğu için bütçe daraltıp faiz artıracaklar ama gel gör ki enflasyon kadar artmayacağı için hem enflasyon yüksek kalacak hemde faiz yükselecek. Çok nadir rastlanan bir krizi bir çok ülke yaşayacak, kaçış yok ama her şey doğal gerçekleşiyor, yersen (: