"Merkez bankası faiz artırdı!" Yeni slogan bu! İyi de bu faiz artırımı denilen şey nedir tam olarak?

Enflasyon, ekonominin dengesini bozduysa, devletlerin bu dengeyi sağlamak için iki büyük taktiği var:
a) Para politikası
b) Maliye politikası
Merkez bankası da hemen harekete geçer, faiz oranlarını yükselterek daraltıcı bir para politikası izler. Yani diyorlar ki, "Gelin, bana biraz borç verin. Ben de size yüksek faizle geri ödeme yapayım." Tabii, piyasanın insanları ve bankaları da hemen atlar, çünkü yüksek faiz işte! Devlete borç verirler, böylece piyasada dolaşan Türk lirası azalır ve haliyle Türk lirası değerlenir. İşte böylece ekonomi tekrar düzelir, herkes sevinir.
Peki bu süreç hep sitcom dizisi tadında mı ilerler?
Maalesef her şeyin bir bedeli, her gülün bir dikeni vardır. Amerikan Merkez Bankası, yani o meşhur "Fed", faizleri yukarı çekse, doların bol bulunur hali azalır tabii ki! Sonuç olarak da dolar, Türk lirası karşısında yüksek fiyattan satılır. Değeri artar anlayacağın!

Tarihe bir göz atsak, Fed'in faiz artırdığı zamanlarda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası da aynı taktiği peşinen seçmiş pek çok kere. Yüksek faizle ekonomiyi dengelemeye çalışmışlar, sanki yüksekten atıp yere iner gibi! Ama dur bakalım, her zaman işe yarar mı bu yol? Ancak bu da pek de doğru bir yaklaşım değil.
Faiz artarken neler oluyormuş, hadi göz atalım bakalım!
- Şirketler, borç faizlerini ödemek için yatırımlarını kısaltırlar.
- İnsanlar, yatırımcı pozisyonundayken biraz düşünüp taşınırlar, harcamayıp biriktirme yoluna saparlar.
- Ve zaten borcu olanlar, daha büyük bir borca girerler.
- Enflasyon tavan yapabilir, sanki havalanan uçurtma gibi!
- İş kurmak isteyenler, paralarını ceplerinde tutar, tasarruf moduna girerler. Bankada vadeli hesapta yatırım yaparlar, "Nasılsa faiz garantili." diyerek biriktirirler. Ama bu da sanayiyi ve ekonomiyi yavaşlatır, dolaylı yoldan enflasyonu da yükseltir!
- Bankadan kredi alanlar, zor zamanlar yaşarlar.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, "faiz artışı" dediği şeyi yaparsa; borçlar havalanır, faizle ödemek mecburiyetinde kalırız.
Aynı durum, tüm dünya merkez bankaları için de geçerli! Devletler, faizleri artırıp ülkeden para çıkışını önlemek için uğraşırlar. Mesela Amerikan Merkez Bankası (Fed) faizleri artırınca o kadar para ABD piyasalarına akar ki, Arjantin, Türkiye, Yunanistan gibi gelişmekte olan piyasalar, zor durumda kalır.
Peki doların düşmesini geç, TL'nin dolardan daha değerli olmasını nasıl sağlarsın?

İhracatı TL ile yaparak. Örneğin dolar bölgesi senden Bor almak isterse, ki alacağı miktar yüz milyonlarca liradır. Dolar ile gelip senin bankandan TL alması gerekir. Senden aldığı TL'yi yine sana vererek Bor alır. Böylece para birimi ülkede kalırken artı döviz de gelmiş olur. Muazzam bir döviz rezervin olur. Merkez bankası da isterse o TL'leri imha eder ve kasadaki dolar miktarını TL'den daha fazla yapıp paramızdaki sıfırları siler. Veya mevcut durumu korur. Sonuç olarak TL, dolardan daha değerli olur.
Devlet halktan vergi toplamaz, enflasyon derdi olmaz. Bu modelin adı Kuveyt modelidir. Bazı ekonomistlere göre Türkiye'nin bu modele geçmesi için ödeyeceği bedel veya gülün dikeni diyelim: iç savaş veya işgaldir.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer