Kabarık eteklerimiz yüzünden ''yürüme mesafesi'' kavramı bizim için tarihin tozlu raflarına kalkardı ama toplu taşımaya da bulaşamazdık :/

Aksi takdirde, eteğinize basan basana. O eteğin temiz kalması da mümkün değil ayrıca. Bir de taşıması var offf, büyük dert.
Eteğin daha da kabarık durmasını sağlayan krinolinlerimiz hep vazgeçilmez parçamız olurdu ve ''kıçı ile dağ devirmek'' deyimi de bizim için gerçek olurdu.

Biz kabarık eteği kaldıramıyoruz, bir de bunu nasıl kaldırırdık bilemiyorum. Bir de ne kadar geniş krinolin o kadar şıklık ve gösteriş demek, öyle düşünün :/
''Korseleri giyip en uzun süre kim nefesini tutabilecek?'' yarışı yapardık.

Hatta korseyi çıkardığımızda fazla oksijenden bayılabilirdik bile.
Kafamızdan ağır ve yüzlerce paravana toka ile sabitlemek zorunda kalacağımız şapkalarımız sayesinde tavus kuşları ile kolayca aşık atabilirdik.

Kaç saç telimizi feda ederdik bilmesem de, boyun fıtığını garanti edebilirim bizlere.
''Ya kararırsam?'' endişemiz ile şemsiyenin kullanım amacı da evrim geçirirdi.

Malum Victoria Dönemi'nde beyaz ten tutkusu ile kadınlar güneşli havalarda hep şemsiye kullanırmış. Biz de artık yağmurda değil, güneşte şemsiye açardık.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar