Bir ara aşırı sinema olayına sarmıştım önce Bollywoodla başladım araya birkaç Hollywood serpiştirerek devam ettim daha sonra Iran sineması ile tanıştım. Benliğimi bulduğum bir mecra diyebilirim. Birçok İran filmini izlemişimdir, izlediklerimin büyük çoğunluğunu da beğenmişimdir. Ama bu filmler arasında "Kalbi Kırık (Dil Şikest) دلشکسته" filminin yeri ayrı. Var mıdır acaba aşkı bu kadar içten ve samimi anlatan bir film daha, ahlak çerçevesi içerisinde? Iran ve romantizm mi diye başta bir ağız bükmüştüm ama sonra kalbime işleyen bir film ile tanışmış olmanın sevincini yaşamıştım. Izlemeyen ve romantik bir film izlemek isteyenlere önerimdir. Ailece ve hatta akraba konu komşuca izlenebilecek keyifli ve duygu dolu bir film. . . Sizin de sevdiğiniz bir Iran filmi var mı?
Resim Havuzu, Serçelerin Şarkısı, Elly Hakkında, Cennetin Rengi, Kaplumbağalarda Uçar, Cennetin Çocukları. Benim de beğenip aklıma gelenler bunlar. Birkaç defadan fazla izlediklerim var arasında. İlk başta ben de bu kadar beğeneceğimi sanmamış, şüpheyle yaklaşmıştım. Beni büyük bir yanılgıya uğrattığı için bayağı bir mutluyum.
Filmler, yansıtmak istediği her duyguyu içinde bir yerlerde hissettiriyor yaşamamış olsan bile; oradaki karakterler dışında filmlerin sadece isimlerini duyunca bile insan duygulanıyor dediğin gibi.
Adaşım bir kadın muhabirin yaşadığı bı olayı konu alan ve bir zamanlar yasaklanmış film vardı. İsmini hatırlamıyorum ama bayağı etkilemişti, ailecek izlemiştik hatta. Haricinde sevmediğim İran yapımı film yok şuana kadar izlediklerimden.
Farsça öğrenmek istediğim zaman arkadaşımdan dizi film istemiştim lakin o İran dizileri pek sevilmez demişti. Ona bunu sormalıyim. Dizi olarak sadece Hz Yusuf dizisini izlemiştim. Kaliteli bir yapım.
Teşekkürler. Kaydettim ismini bakacağım. Bir tarafta yıkılmış batı özentisi bir kültür, diger tarafta doğu esintisi mistik insanlar. farklı olacağına eminim. İyi geceler.
Sanırım van gogh olması lazımdı. Ülkesi savaşta o zaman. Açlık sefalet falan diz boyu. Saray için resim yaparken o zamanın işte genel kurmayı bir resime takılmış. Çok iç karartıcı bir resimmiş. Niye bu resim bu kadar iç karartıcı demiş. Sanatçı demiş ki: o resmi ben değil siz yaptınız.
Sonra Van Gogh'un sol kulağını mı kesmişler? Sanat demek yaratıcılık demek, gerçek sanatçı savaşı beklemeden sonuçlarını resmedebilendir beli de o tamamen gerçekliğin izdüşümü olmuş. Sürreallikte saklı belki de. Aslında sanat zaten belki de tam olarak bu herkesin aynı yerden bakıp bambaşka birşey görmesi ya da görmemesi mühim olan neyi görüp neyi görmediğinin bilincinde olabilmesi?
En İyi Cevaplar