The Haunting of Hill House

İlk sezonu bitirir bitirmez bu Bence'yi yazmaya başladım... Uzun zamandır bu kadar etkilendiğim bir dizi izlememiştim. Sizinle paylaşmak istedim. İpuçları da var diziye dair, o nedenle uyarayım.
Shirley Jackson tarafından 1959'da yayınlanan romandan uyarlanan Netflix dizisinde, çoğumuzun çocukluğundan kalma bir hikaye anlatılıyor aslında.
Senaryoya bakarsak, oldukça bağlayıcı ve açıkçası; benim gibi korku-gerilim türü sevip, bu türlerden hiç etkilenmeyen biri bile etkilendi...
Hugh Crain ve ailesi emlak alım satımı yapmaktadır. İkisi ikiz olmak üzere beş de çocukları olan mutlu bir ailedir. Tepedeki evi aldıklarında hayatlarının hatasını yaptıklarını bilebilirler miydi acaba?
Tepedeki ev... 100 yıl önce inşa edilmiş, her köşesinden tarih çıkan büyük ve ihtişamlı ev...

Bu geniş ailenin satarak, hayallerindeki eve kavuşmasını sağlayacak kadar büyük? Yoksa; onları kapana kıstıracak kadar küçük mü?
Evi tamir etmek isterken, asıl sakinlerini huzursuz eden aile hiç hoş karşılanmaz. Bay ve Bayan Dudley, onları ev konusunda uyarmıştır. Bayan Dudley, eşiyle evlendikten hemen sonra evin eski sahipleri Hill ailesi için hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Dindar bir kadın olan Bayan Dudley, ilk çocuğunu o evde ölü doğurmuştur. Daha sonra ikizleri doğar ve dış dünyanın kötülüklerinden korktuğundan ikizleri dışarıya yollamaz ve geçmişte başına gelen kötü olaylardan sonra o ve eşi asla gece tepedeki evde durmazlar.
Anne Olivia Craine, oldukça hassas bir kadındır. O ve özellikle de küçük ikizler evde garip sesler ve görüntüler görür ama onlara inanan olmaz. Sonunda Olivia intihar eder, baba Hugh tüm çocukları toplayıp olay yerinden götürür...
Aradan geçen 20 yılda; en büyük çocuk Steve, bir yazar olmuştur. Evlidir, ama yazdığı perili ev hikayelerine kendi de inanmaz. Eşi, çok akıllı ve dirayetli bir kadındır. Çocuk istemektedir ama Steve çocuk yapmaz. Çocuklarının da kendisi ve ailesi gibi akıl hastası olmasından korkuyordur. Çünkü ona göre bunlar sadece hayal ürünüdür.
İkinci çocuk Shirley; bir cenaze levazımatçısı olmuştur. Evli ve iki çocuk sahibidir. Aileyle ilgilenir, onları bir arada tutmaya çalışırken, kendi sorunlarını kimseye anlatamaz. Geçmişin izlerini ve yükünü kaldırmaya çalışıp durur.
Üçüncü çocuk Theodora. Psikoloji doktorası yapmıştır. Sürekli eldiven takar, çünkü çocukken tepedeki evde elini bir hayalet tutmuştur. Ondan beri, neye dokunsa orada yaşananları hisseder ve bu onu çok ürkütür. Lezbiyendir, ilişkileri günübirliktir... (Son bölümde uzun bir ilişkiye adım atmaya hazır olduğunu görüyoruz.)
Dördüncü ve beşinci çocuklar... Eleanor ve Luke. Dizideki en sevdiğim ve en şanssız olduğunu düşündüğüm karakterler.
Sürekli sözü edilen Kırmızı Oda

Eleanor, uyku sorunları yaşarken tanıştığı kocasının ölümünden sonra yıllardır görmediği Yamuk Boyunlu Kadın'ı yine görmeye başlar. Çıldırdığını düşünen ailesi yine de onunla ilgilenmez. Sadece babası ona inanıyordur ama bu bile intihar etmesine engel olamaz.
Luke ise; uyuşturucu iğnelerle gördüğü hayaletleri unutabilmektedir. Rehabilitasyon merkezine yatar ve 90 gün boyunca temiz kalmayı başarır. Yine de ailede onun için pek umut beslenmez. İkiz kardeşinin intihar ettiğini öğrendiğinde, onun için de birçok şey değişir...
Son bölümü izlerken istemsizce ağlıyorsunuz... O bölüme dek, korku (ben bile biraz gerildim tam olarak korkmasam da) heyecan ve merakın yerini hüzün alıyor. o son bölümde, her şey oturuyor, olaylar çözülüyor, sonunda huzur buluyorsunuz.
Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. İyi seyirler.
Orijinal Uyuyan Çirkin Bence'sidir. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar