'Sana geldim, içim ümitlerle dolu Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur Bir gün ben de eririm caddelerinde Çürür kemiklerim adım unutulur Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak Göğü, bulutların, denizlerin kalır Oynama İstanbul, benimle oynama Bir gün öldürür beni bu dert, bu kahır Ezilmiş ellerimin arasında başım Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış İşte gelip kapılarına dayanmışım Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim Beni sarhoş etme, başım dönüyor Üstüme varma İstanbul, kederliyim.''
İstanbul diye başlarsam... Başlarsam o güzelliği o duyguları, o tarihi, o kokuyu , o rengi anlatmaya.. cümlenin başı Dilucu sınır kapısından bizlere el sallarken kuyruğu ise istiklal caddesinde sürünüyor olurdu aheste aheste..
Dunyanın en guzel sehrıdır ama ıstesen bu kadar bozamazsın nufus cok kalabalık kultur karmaşası trafık sadece nufus yarıya ınse harıka olmaya devam eder ama her gecen gun artıyor
En İyi Cevaplar