Halkın beğenisine sunulan empoze edilen müzik türleriyle ülkemizin o dönemlerde yaşadığı gelişmelerin bir bağlantısı var mı?

Halkın beğenisine sunulan ve hatta empoze edilen müzik türleriyle ülkemizin o dönemde yaşadığı gelişmelerin bir bağlantısı olduğuna inanıyorum. Daha doğrusu hangi dinamikler bunu gündeme getirmiş onu merak ediyorum.

Tabii bu benim bahsettiğim radyo ve televizyonlarda

Önce bazı tarihler verelim

1945 çok partili seçim süreci ve 1946 daki seçimler
27 mayıs 1960
12 Mart 1970
12 eylül 1980
1991 çok kanallı yayına geçiş
28 Şubat 1998
Şimdi bu tarihler bir kenarda kalsın...

1923 Türkiye cumhuriyeti ile birlikte yeni bir devlette kurulmuştur. Devletimizin kuruluşundan sonra türkülerimiz 1940 lara kadar türküler radyolarda çalınmış, plaklar yapılmış ve tabii sanat müziğimiz.

1940 lardan 1950 lere kadar da sanat müziği ağırlığını korumuş ve türküler geri plana atılmıştır.

1950 lerde çok partili geçiş süreciyle birlikte Türkülerimiz tekrar ön plana çıkmaya başlamış ve doğru dürüst gündeme gelmeye başlamış.

1960 larda buna tekpi olarak arajman adı altında başka bir müzik türü doğmuş.

1970 lerde anadolu rock

1980 lerde arabesk

1990 larda çok kanallı yayına geçiş süreciyle birlikte yeni pop denen başka bir müzik türü önceleri cıvıl cıvıl, kıpır kıpır sonraları cıvık cıvık, vıcık vıcık...

98 den sonra tekrar türkülere dönüldü.

2000 li yılların sonuna doğru tekrar sanat müziği

2010 lu yıllarda her şey iç içe girdi...

Ve aklımda tek bir soru : Yıkılmış Sovyetler Birliğinin dışında hangi ülkede Devlet Sanatçısı vardır?
Güncellemeler
+1 yıl
Bu arada özür dileyerek sizlerden bu sözler rahmetli Barış Manço dan alınmıştır. Ve kendisi eğer vefat etmeseydi 1999 da bu konuyla ilgili bir belgeselde hazırlıyordu.
Güncellemeler
+1 yıl
Halkın beğenisine sunulan empoze edilen müzik türleriyle ülkemizin o dönemlerde yaşadığı gelişmelerin bir bağlantısı var mı?
Cevapla