Herkese merhabalar, sizlere danışmak istediğim bir konu var;
Franz Kafka çok ilgimi çeken ve bana uygun olduğunu düşündüğüm biri. Franz Kafka'yı anlamak için hangi sırayı takip etmeliyim? Direk "Dava"dan ya da "Amerika"dan girmek istemedim. Çoğunluk "Dönüşüm"den başlamamı söylüyor. Sizin fikirlerinizi bekliyorum...
"Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki siz silahsızsınız bayım." Franz Kafka
Kafka'nın büyün kitaplarından başlayabilirsin, hepsi birer başyapıt, bana göre yeni başlıyorsan eğer Babaya mektup, Dönüşüm, Dava veya Aforizmalar'dan başlayabilirsin. Aforizmalar ne kadar ince gibi gözükse de beyin yakan bir kitaptır, sindirile sindirile okunması gerekir.
aforizmalarından dolayı hayran oldum kendisine. bikaç yerde sözlerini gördüm "vaaay be helal olsun" gibisinden tepkilere sebep oldurduğu için merak ettim adamı. dönüşümden başlayıp kopar giderim artık.
teşekkürler...
ha bir de ondan önce dostoyevski mi okusam diyorum? çünkü onu etkileyen en önemli adamlardan biri dostoyevski. bir de nietzsche ve marx var tabi. sence ilk önce dostonun ilk kitabından itibaren mi yürümeliyim yoksa ortaya karışık mı?
Ortaya karışık git bence 😄 İlk önce Kafkanın bir kitabını oku, daha sonra da Dostoyevski. İlk Kafkanın kitaplarındaki tadı almanı öneririm. Ama yine de sen bilirsin, hangisinden başlarsan başla sana çok büyük faydası olacaktır.
Dönüşüm'le başlamıştım. Dava, Amerika, Babaya mektup, Milena'ya mektuplar'ı okudum. Şato'da tıkandım, devamı gelmedi. Lise yıllarında çok ilgimi çeken, kendimi yakın hissettiğim bir yazardı ama zamanla ilgimi kaybettim.
üç yıl önce sormuştum bu soruyu, hatta muhtemelen daha reşit olmamıştım 😂 -evet bu siteye kaydolurken yaşımı bir yıl fazla yazmam gerekti-
üniversite sınavına hazırlanmaya başlayınca mecburen romanlardan uzaklaşmıştım. okul aslında eğitimimize vurulan en büyük darbe. o sınav olmasaydı şimdi fazladan otuz kırk kitap okumuş olurdum. hayatınızın hiçbir yerinde size bir artı katmayacak vasıfsız bir sınav için en az bir yılınız heba oluyor, yazık o zamana...
üniversite sınavından sonra romanlar yerine genel kültür odaklı okumaya yönelmiştim. tarih, sosyoloji, felsefe vs vs... şimdi de aynı şekilde devam ediyorum.
Sen o kadar yorum yapınca ben de dedim bende onun sorusuna yorum yapayımda karşılığını vereyim gibisinden, ama keşke sorunun tarihine baksaydım 😂😂😂 Evet çok doğru söylüyorsun bende sınava hazırlandım ve kitaplardan çok uzakaştım eğitim sistemi keşke biraz daha iyi olsaydı... Kitap okumayı çok severdim her seferinde derdim ki "Şu sınav bitsin varya bir sürü kitap okuyacağım" ama denilen gibi olmuyormuş. Bir sınavın bu kadar zor olmasını anlayamıyorum bir eğitim sistemi neden insanı kitaplardan soğutur bilmiyorum...
uzun zamandır girmiyordum bu siteye. üç yıl önce aktiftim sonra arkadaşlarım burayı bırakınca ben de bırakmıştım. hesabı kapatmadım belki geri dönerim ne olur ne olmaz diye. yani daha üç gündür yeniden buraya geldim, konuşacak insanlar bulamazsam yine bırakırım.
sen soru atınca bildirim geliyor "zexer seni sorusuna görüş paylaşmaya davet etti" ben de bakıp bir 'şeyler yazıyorum işte. önceden ne yazmışım diye bakarken gördüm zaten bu mesajını, bildirim gelmemişti. bazı eski sorularımı ve yorumlarımı siliyordum kontrol ediyordum, üç yıl önceki ben baya farklıymış; "milletin dinine niye laf ediyorsun, ne karışıyorsun be kafir" dedim kendi kendime 😂 fazla ukala ve iticiymişim bunu farkettim, kendimden utandım.
Eski halini pek incelemediğim için yorum yapamayacağım doğrusu :D seni sorularıma davet ediyorum çünkü yazılarını beğeniyorum kafa yorup yazıyorsun belli ki. Kitap kurdu olduğun çok belli oluyor üşenmeden kompozisyon yazıyorsun mübarek. (çoğu kişinin aksine) Ayrıca hakaret etmeden dinleri veya benzer terimleri tartışmak bence güzel bir şey
Bir de sorularıma görüş paylaşıyorsun ya torpil gibi olsun istemediğimden seni sürekli eig seçmek istemiyorum açıkcası ama en güzel sen yazıyorsun o yüzden de sen hakkediyorsun
incelememen çok iyi olmuş 😂 'kompozisyon' yazma alışkanlığım nerden geldi bilmiyorum. hayatım çeşit çeşit insanlarla tartışarak sohbet ederek geçti. özellikle konu ilgi alanımsa tüm gün aralıksız konuşabilirim, ilahiyatçı kuzenimle ne zaman karşılaşsak en az 2-3 saat konuşuruz. bir keresinde 6-7 saat aralıksız konuşmuştuk, felsefe ve din ağırlıklıydı konuşma. boş konularda da tam aksine çok az konuşan biriyim, ondan dolayı arkadaş ortamında asosyal görünürüm, -beni bir anlasalar- tuttukları takım da ettikleri dedikodu da beni ilgilendirmiyor işte ne yapabilirim 😂
iltifat ediyorsunuz, çok teşekkürler. bana sorulan sorular çok basit de olsa değer veririm ve elimden geldiğince düzgün yanıtlamaya çalışırım. bu siteye sonradan ne oldu bilmiyorum ama eskiden %60 70 80 en iyi görüş oranı diye bir şey yoktu. %30 ve üstü çok iyi sayılırdı, ben de siteyi bırakmadan önce %37'ydi diye hatırlıyorum. önemli değil, yüksek en iyi görüş oranı diye bir hedefim yok, elalem laf edecekse seçmeyin 😂
Zaten önemli olan başkaları hakkında konuşmak veya onları çekiştirmek değil de kendini alakadar eden konular hakkında kafa yormak. Dediğin şeyi çok beğendim demişsin ya kuzenimle tartışıyoruz diye. Tartışmak zihin açar benim bildiğim bir şeyi karşımdaki bilmiyor olabilir ya da tam tersi. Bir bilgi akışı oluyor bence. Bende 13 yaşımdan beri siyaset ve dinle ilgilenmeye başladım benim etrafımda maalesef saatlerce tartışabileceğim çok insan olmadı. Senin varmış ne güzel. Seni okuduğum kitapta ki bir karaktere benzettim açıkcası o da üşenmeden ve açıklayıcı yazardı mektuplarını. Ayrıca eşitlikçi bir insanım sizi sürekli eig seçmemek istemeyişimin sebebi elalem değil de kendi eşitlik duygumun baskın olmasından. Ama farkettim ki önemli olan eşitlik değil adalet.
el alem ne der derken espri yapmıştım. belki hayatınızda karşınıza hiç çıkmayacak insanların ne dediğini umursayacak değilsiniz zaten. eşitlik ve adalet konusu uzun uzun konuşulmaya değer bir konu. yazdığım bloguma seviyesiz bir eleştiri gelmişti; biri bana eşitlikle adaleti birbirine karıştırıyorsun demişti. onunla kalitesiz bir tartışmamız oldu onun dışında da bu eşitlik - adalet konusunda kimseyle konuşmadım. adalet ve özgür irade konusunda çok konuştum.
sanki etrafım entelektüel insanlarla doluymuş gibi bir hava yarattım sanırım. aslında öyle değil, bu tür konuları konuşabildiğim tek akrabam o ilahiyatçı kuzenimdir. arkadaş ortamımda da bu konularla ilgilenen kimse yok aslında. yine de nadiren bu konuları konuşabiliyorum kendileriyle. linkini de paylaştığım blogumdaki yazılardan birini iki arkadaşıma okutmuştum mesela, baya beğenmişti ikisi de. arkadaş ortamımda iki paragraftan uzun bir yazıyı okuyacak insan pek yok aslında.
13 yaşında bu tür konuları düşünmeye başlamanız harika. ben aslında internete erişinceye kadar herhangi bir insandım. yetiştirilişimden dolayı yine farklı olsam da sonuçta oldukça saf biriydim, dünyadan haberim yoktu. lise ikide -15 yaşına denk geliyor- internete erişimim oldu ve ondan sonra araştırmaya ve öğrenmeye başladım.
siyasetle ilgiliyseniz profil fotoğrafımdan bir çıkarım yapmış olmanız muhtemel. bu 3 yıl öncesine ait olan profilim. düzenlemekle uğraşamadım, daha iyi bir profil oluşturmam ne kadar mümkündü onu da bilemedim. che guevara çok karizma duruyordu kıyamadım diyelim.
beni hangi kitaptaki hangi karaktere benzettin merak ettim şimdi.
Seni biraz yanlış anlamışım kusura bakma :D. Kitabı okuduysan belki bilirsin adamın adı Aziz Zahara. Bilmiyorum belki ben öylesine benzettim ama ne bileyim o karakterin yazma şekli ile seninkini çok benzettim. Belki okurken "Ne alakaya ben ve bu adam mı benziyor" diye alay edebilirsin :D. Okumadıysan da bence oku ben okuduktan sonra resmen hayatımı değiştirdim ve ailemden bile daha örnek aldığım adamla (Şems-i Tebrîzî) o kitapta tanıştım. Kitabı sevmeyebilirsin çünkü kitap tam senlik olmayabilir. Kitap konusunda konuştuğumuz zaman bu çıkarımı yaptım.(Çıkarım ne ya neyse uygun bir şey sen koy oraya benden bu kadar oluyor :D) Not:Elif Şafak-Aşk kitabın adı
teşekkürler efenim. dönüşümden başlayıp dostoyevski insancıklardan devam etmeyi düşünüyorum. sonra tekrar kafkanın başka bir kitabından... bir kafka bir dosto diye sırayla giderim.
En İyi Cevaplar