Kişisel sınırların asıl belirleyicisi yaşadığımız toplumdur. Sen sınırlarını genişletmek için ne kadar zorlarsan toplum o kadar o sınırları daraltıp seni içine hapsetmek için baskı uygular.
SInırları belirleyen tek faktör biz kendimizmiyiz? Tamam bizim kırmızı çizgilerimiz var, ama bunun yanında bir de toplumun kırmızı çizgileri vardır. Mesela Almanyada sokakta bir kızı öpsen kimse dönüp bakmaz bile, kimsenin umurunda değildir, ama İstabulda bile ( Bak anadoluda ufak bir ilden ilçeden bahsetmiyorum 17 milyon nüfuslu bir şehirden bahsediyorum) bir kızla bir parkta bankta ya da bir kafeteryada masada otururken öpüşsen önce lafla sonra da bizzat fiiliyatla müdahalede bulunulur. Eminim senin çevrende de bu böyledir. Hatta senin karşından da öpüşerek gelen bir çift görsen bakışlarınla bunu sevmediğini anlatır fark ettirirsin onlara. Toplum baskısı mahalle baskısı da bizim sınırlarımızı daraltmamıza hatta kalıplaştırmamıza en büyük etkendir.
Keşke her şey bizim belirlediklerimiz ile sınırlansaydı o zaman mesele kalmazdı hiç bir konuda.. Hele şimdi ne yazık ki kafası çalışmayan ve beyni bacak arasında evrimleşen dehlizlerde saklanan sakallı şeytanlar çok şeyi belirlemeye başladılar.. Birinin hukukun üstüne çıkmaya çalıştığı bir yerde kimse yaşam sınırlarını belirleyemez.
Malesef her zaman bizim elimizde olmuyor. Eğer öyle olsaydı özgür, mutlu insanlar olurduk. Hayatın bize çizdiği sınırları aşmak imkansız... Zorlamak ise delilik!!!
sınırları genişletmek için eğitim iş maddiyat ve güzel bir çevre gerekli diye düşünüyorum. yanlış zamanda yanlış yere yanlış tercih yapan insanlarin sınırları ev ile iş arasındadır ancak
Ana Sayfa > Kültür & Sanat > Sorular > Yaşamındaki sınırlar yalnızca senin belirlediklerindir, o halde sınırlarımızı genişletmek için daha ne bekliyoruz?