Serinin ilk araştırmasında Zodiac Katili'nin o "dahi canavar" maskesini indirmiş; onun aslında sevgisizlikten beslenen, yaşlanıp aciz duruma düşmekten korkan aşağılık kompleksine sahip bir narsist olduğunu adli psikolojiyle ortaya koymuştuk. Şimdi masaya daha taze, ezber bozan bir kanıt atıyor, kaldığımız yerden devam ediyoruz.
5. "Başım Ağrıyor" Maskesi: Mağduriyet Manipülasyonu

Zodiac davasının en ikonik anlarından biri, bir televizyon yayınında kendisini "Sam" olarak tanıtan birinin canlı yayına bağlanıp "Başım ağrıyor, öldürmek istemiyorum ama başımın ağrısı beni öldürüyor" demesidir. Her ne kadar bu kişinin daha sonra akıl hastanesinden arayan bir taklitçi olduğu anlaşılsa da, aslında Zodiac zihniyetinin ortak kodunu taşıyordu.
"Başım ağrıyor" ifadesi, gündelik hayattaki istenmeme, dışlanma ve baskılanma stresinin zihinde yarattığı o muazzam patlama noktasını simgeliyordu. Bu profiller, canice katliamlar yaparken bir yandan da "mağdur rolü" oynayarak insanların merhamet duygularını manipüle etmek isterler. Suçun sorumluluğunu kendi kötü niyetlerine değil, "kontrol edemedikleri bir baş ağrısına/hastalığa" yıkarak toplumun duygularıyla bir kukla gibi oynarlar.

Netice: Canavar Değil, Manipülatif Korkak Bir Sosyopat
Zodiac, arkasında bıraktığı sahte kanıtlar ve el yazısı manipülasyonları sayesinde adli bilimlerin dönem yetersizliğinden faydalanıp yakalanamamış olabilir. Ancak psikolojik portresi bize onun bir süper zeka olmadığını, aksine sevgisizlikten, yalnızlıktan ve aşağılık kompleksi ile beslenen, yaşlanıp karizması çizilmesin diye korkarak inzivaya çekilen narsist bir sosyopat olduğunu gösteriyor.

Bu mektubun içeriği, ilk partta yaptığımız o "Zodiac sadece dikkat çekmeye çalışan, travmalı ve sisteme öfkeli bir figür" analizimizi adeta noter gibi onaylıyor. Adamın derdi cinayet işlemek ya da bir ideoloji peşinde koşmak değil. Onun tek derdi görünür olmak. Gerçek hayatta kimsenin dönüp yüzüne bakmadığı, muhtemelen sevgisizlikle büyümüş bu sosyopat; tüm dünyanın, FBI'ın, kriptoloji uzmanlarının 51 yıl boyunca kendisinin yazdığı anlamsız bir metni çözmek için yırtınmasından narsist bir haz alıyordu. "Umarım beni yakalamaya çalışırken çok eğlenirsiniz. Gaz odasından korkmuyorum çünkü beni cennete daha yakın zamanda yollayacak; çünkü şu anda benim için çalışacak yeterli sayıda kölem var." diyerek kendisini adeta tanrısal bir konuma oturtmaya çalışması, gerçek hayatta yaşadığı o derin aşağılık kompleksinin en net dışavurumudur.
6. Gazeteleri Tetikçi Olarak Kullandı

Zodiac, medyanın manşet açlığını çok iyi yönetti. Şifreyi gönderirken gazetelere "Eğer bunu birinci sayfada basmazsanız daha çok insan öldürürüm" diye şantaj yapıyordu. Bu, sıradan bir katilin değil, manipülasyon ustası bir dikkat bağımlısının taktiğidir. İnsanlar korktukça, sistem çaresiz kaldıkça o oturduğu karanlık köşede hiçliğini bastırdı ve kendisini güçlü hissetti.
Netice: Dosya Hala Faili Meçhul!

FBI San Francisco şubesi, mektupta geçen şifreler kırıldıktan hemen sonra şu net açıklamayı yaptı: "Zodiac Katili dosyası bizim için hala açık, aktif ve çözülmemiştir."
Ortada çözülmüş bir cinayet yok. Sadece, yarım asır önce toplumdan dışlanmış öfkeli bir adamın, günümüz teknolojisiyle deşifre edilmiş çocukça ve kibirli meydan okuması var. Zodiac, arkasında bıraktığı bu bomboş şifrelerle adli sistemi parmağında oynattığını sanarak öldü; ama adli psikoloji masasında o maskeyi düşürdüğümüzde geriye sadece korkak bir sosyopat kalıyor.
Psikolojik analiz ve dedektiflik serimiz burada bitiyor. Sorularınızı ve teorilerinizi yorumlarda tartışalım!
Aşk İlişkileri
Gündem
Güzellik & Bakım
Özel Gün & Sürprizler
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer