İnsan gerçekten unutur mu, yoksa bazı anıları yalnızca zihninin uzak raflarına mı kaldırır?

Bazen kütüphanelerin sessiz raflarında ararız kaybettiklerimizi; bazen de unutmak istediklerimizi kaldırırız en kuytu raflara.

Her raf, geçmişten kalan bir iz; her kitap, kendimizden saklandığımız ya da kendimize yeniden rastladığımız bir sığınak…

Belki de insan, unutmak istediği hiçbir şeyi gerçekten kaybetmez. Sadece ona hayatının içinde başka bir yer verir.

Çünkü bazı anılar silinmez; anlamları değişir. Bazı insanlar hayatımızdan çıkar ama içimizdeki hikâyeleri bitmez.

Ve belki hayat dediğimiz şey, biraz da kendi içimizdeki kütüphanede hangi kitabı yeniden okuyacağımıza, hangisini kapalı tutacağımıza ve hangisini artık ait olmadığı raftan kaldıracağımıza karar vermektir.

Kendi hayatınızın kütüphanesinde hangi kitabın kapağını hâlâ açmaya cesaret edemiyorsunuz?

İnsan gerçekten unutur mu, yoksa bazı anıları yalnızca zihninin uzak raflarına mı kaldırır?
İnsan gerçekten unutur mu, yoksa bazı anıları yalnızca zihninin uzak raflarına mı kaldırır?
Cevapla