Onunla ilk konuştuğunuz gün, bir gün onu bu kadar sevebileceğinizi tahmin eder miydiniz?

Onunla ilk konuştuğunuz gün, bir gün onu bu kadar sevebileceğinizi tahmin eder miydiniz?

Küçükken tanışmış olsaydık -ki mümkün değil ama tanışmış olsaydık- hani, görünmez kalemle adını her yere yazardım. Sonra bakardım sana, görünmeyen şeyi okuyacaksın diye ödüm kopardı. Saçımı çekerdin belki.

Ödevini yapıp yapmadığımı merak eder, teneffüste on saniye göremezsem telaşlanırdım. Sevmek anlamına gelen ne varsa yansırdı yüzüme, bir tek seviyorum diyemezdim. Sevmek hep çocuk yaşında böyle, büyümek istemiyorum. Kahve demlemem lazım. Çocuklar kahve demleyemez. Sevmek yetişkinlerin de becerebileceği bir iş mi, kahve demlemek gibi?

Bilmediğim ne varsa sana sormak istiyorum.

Avuç içlerini koklamak da sevdaya dahil mi...

Ne demişti Sabahattin Ali ‘bir kere avuç içini öptüğün insana bir daha düşman olamazsın. Oluyorsan o senin ayıbındır.’

Onunla ilk konuştuğunuz gün, bir gün onu bu kadar sevebileceğinizi tahmin eder miydiniz?
Onunla ilk konuştuğunuz gün, bir gün onu bu kadar sevebileceğinizi tahmin eder miydiniz?
Onunla ilk konuştuğunuz gün, bir gün onu bu kadar sevebileceğinizi tahmin eder miydiniz?
Cevapla