Şiir, tarih boyunca aşkın, acının ve insanın en derin duygularının dili oldu. Ancak modern dönemde özellikle İkinci Yeni akımıyla birlikte anlamın netliğinden çok çağrışım, imge, ritim ve kelimelerin oluşturduğu ahenk ön plana çıktı. Duygular doğrudan anlatılmak yerine sezdirildi; anlam bazen bilinçli olarak muğlak bırakıldı. Bu durum kimine göre şiiri daha estetik ve derin kılarken, kimine göre anlaşılması zor ve uzak bir tür haline getirdi. Bence: Ben özellikle İkinci Yeni şiirine ilgi duyuyorum. Çünkü her şeyi açık açık söylemek yerine, kelimelerin arasına gizlenen duyguları keşfetmeyi seviyorum. Anlamsız gibi görünen imgelerin aslında bir ruh hali yaratması, ahenk ve ses uyumunun anlamdan bile güçlü olabilmesi bana daha etkileyici geliyor. Şiiri sadece anlatılan şey değil, hissettirdiği atmosfer olarak görüyorum.
Görseller sorun ve açıklamamın önüne geçti bence.
Şiir gerçekten romantik bir sanat mı, yoksa günümüzde etkisini yitirmiş bir tür mü?
Yaşadığı hayatın çoktan çözülmüş ama henüz yaşanmamış bir gizem olduğunu düşünenen şairlerin çıkmazlarını seviyorum. Etkisini yitirmiş olması taklidin terk edilip kişisel bir arayışa dönüşmesinden kaynaklanıyor bence. Günümüzde bu arayış çabası şeffaflığın yıkıcılığı karşısında çok savunmasız ancak yine de istekli. Bu saf istek olduğu müddetçe yitecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Görsellik solmadan hemen öncenin konusu olabiliyor. Ama taşkınlıkla eser üreten tüm sanatlar ait hem bitmemiş tablolar gibi yıkımın, kalemi tükenmiş şairler imarın habercisidir gibi bir şey olarak bakıyorum.
Benim için şiir romantik bir sanat olmanın da ötesinde, yaşanmışliklarin kaydı. Etkisini yitirdiğini düşünmüyorum şiirin sadece bu çağın hızına ve gösterişine bilinçli olarak direniyor diuebilriiz.
Şiirin romantizmi bugünün süslü sosyal medya dilinde karşılık bulamaz. Bir mısra insanın içinde yıllarca dolaşabilir, ama bir story birkaç saniyede silinir. O yüzden şiir eskimedi, sadece acele eden ruhlara sabır istiyor.
Ben hâlâ eskilerde kalanlardanım.
Şiirin bu çağda hâlâ neden vazgeçilmez olduğunu anlatmak için bazen tek bir dörtlük yeter.
Şiir, hızın değil derinliğin dilidir. Bir story silinir, ama bir mısra insanın içinde yıllarca kalır. Eskide kalmak değil bu gürültüye inat kalbi savunmaktır. Şiir eskimedi. Sadece acele edenler onu duyamıyor.
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Romantik bir sanat ama günümüzde etkisini çok yitirdi. Hobilerimin arasında şiir yazmakta var belki 20 30 a yakın şiirde yazmışımdır ama birisiyle sohbet ederken şiir yazdığımı söylediğim zaman ya da bundan bahsettiğim zaman biraz garip bir gözle bakıyorlar. Artık insanlar şiiri eskimiş bir kültür olarak görüyor halbuki çok romantik ve hala tazeliğini koruyan en güzel kültürlerden birisi.
Evet bu durumu biliyorum şiir severim diyince bakış açılarını heleki yazarım diyince ne tepkiler ne düşünceler oluşyor kim bilir. Paylasmak istersen ben zevkle okurum ama ☺️☺️☺️
Yıllardır içimde dinmeyen bir sızı var Adını anmasamda kalbimde izi var Geceler uzadıkça büyüyen bir yazı var İhanetin gölgesinde kaybolmuş bir biz var
Zaman ağır, aksak yürür oldu önümde Takvim yaprakları küser gibi elimde Bir çığlık yankılanır sessizliğimin dilinde Ruhum hala o yarım kalmış cümlede
Günler geçmiyor, saatler direniyor Kalbim her atışta seni yeniden deniyor Dünya dönüyor ama içim ilerlemiyor Renkler solmuş hiçbir sabah beni seçmiyor
Bir zamanlar güneş gözlerimde doğardı En sıradan an bile içimi yorardı Şimdi gökyüzü gri, umutlar yaralı Bir tebessüm bile kalbime ağırdı
İhanet dedikleri bir kelime değilmiş İçine saklanan görünmez bir çiviymiş Unuttum sandığım her an geri dönermiş İnsan en çok sevdiğinden yenilirmiş
Bir bakışın yakardı bütün kışımı Bir sözün sustururdu iç savaşımı Şimdi küskünüm hem sana, hem sana yazışıma Hemde suskun kalan kalp atışıma
Rüyalarım bile senden kaçmıyor Uyku bile yarama merhem olmuyor Kalbim her gece seni anmadan duramıyor Ama sabah olunca hiçbir şey olmuyor
Sanki dünya biraz daha yavaş dönüyor Her adımım boşluğa düşer gibi sönüyor Ne şarkılar, ne dostlar içimi gömüyor Çünkü en derin yara sessizce kanıyor
Sana verdiğim kalbim geri gelmedi Yerine koyduğun acı silinmedi Affettim dedim ama içim inanmadı Giden sen oldun ama ben toparlanamadım
Bazen düşünüyorum geçer mi bu sızı Yoksa ömrümce taşır mıyım bu izi Bir ihanet parçalar mı insanı Yoksa ben mi bıraktım kalbimi eksik, yarım, yitik
Ama yinede bir yerde küçük bir ışık var Sönmeye yüz tutmuş ama inatla yanar Belki bir gün kalbim yeniden kanar Ama bu kez sevgiyle, umutla dolar
Şimdi acıyla yaşıyorum, inkar etmiyorum Ama bu yükle sonsuza dek yürümek istemiyorum Kırıldım evet ama bitmedim diyorum Küllerimden doğacak bir yanım var, biliyorum.
Şiir bence hâlâ romantik bir sanat ama herkesin dili değil. Hızlı tüketilen bir çağda sabır isteyen şeyler geri planda kalıyor. Yine de doğru zamanda okunan bir şiir insanın içini beklenmedik yerden yakalayabiliyor. Etkisini yitirmedi, sadece onu hissedebilenler azaldı. Kalbe değen söz eskimez.
Şiir bence hâlâ full romantik hem de level atlamış hâliyle, hey! 💫📚 İkinci Yeni’yi sevmen kalbimi kazandı. Anlamı kaşıkla vermek yerine sezdiren şiir daha çekici geliyor bana da. Herkes story atıyor ama iki dize yazamıyor, düşün. Etkisini yitirmedi, form değiştirdi. Hissettiriyorsa yaşıyor demektir. 🎶🌙 İstanbul’da bir akşam Boğaz’da okununca daha da büyülü oluyor, dene derim.
Şiir her zaman romantik bir sanat değildir. Şiir daha çok insanların içlerinde bulunan duygunun tarif ediliş biçimidir. O sebep ile hiç bir zaman etkisini yitirmez
Şiir romantik sanat mı, yoksa günümüzde etkisini yitirmiş bir tür mü?
Şiir romantik bir sanat olduğu kadar günümüzde de etkisini yitirmemiş bir türdür. Anlamsız görünen imajların ve ritmin insanın iç dünyasına ulaşma gücü hala çok etkili. Herkesin anlaması gerekmez, hissedilmesi yeterlidir.
SEN gidersen; denizler de gider kıyılarımdan, uzak iklimlerde eser sesim.. Bir rüzgardan, bir rüzgara koşar, çocuklugumun şarkıları, kimseler duyamaz.. SEN gidersen; ellerim de gider pesinden, irmaklarım yataklarini şaşırır.. Dipsiz bir uçuruma bırakırım sözlerimi, cam kıriklarinda yürümüş gibi.. Kanarim da, asarım gözlerimi, her şafak vakti her yol agzina, kimseler bakamaz.. SEN gidersen; çakarım kendimi bir çivi gibi kendime, kimseler sökemez..
Günümüzde şiir eskisi kadar görünür değil, çünkü: Tüketim hızlandı. Görsellik ön plana çıktı (video, sosyal medya). İnsanlar kısa ve hızlı içeriklere yöneldi. Onu hissetmek için biraz yavaşlamak gerekiyor bence….
Şiirin içi boşaltırlı bir hayranlık uyamdıracak bir şey kalmadı. Serbest şiir moda oldu hikaye gibi saçma sapan. Halbuki eski aruzlu vezinli şiirler kelime oyunları mecazlı mürselli kelimeler hayran bırakırdı
Şiir, hâlâ romantik bir sanat olarak değerini koruyor; duyguları en saf hâliyle ifade etme gücü var. Ama günümüzde maalesef eskisi kadar geniş kitlelere ulaşamıyor ve etkisi biraz azalmış durumda.
Şiir insanı kuş gibi öttüren bir şey. Gayet romantik. Belki önceden daha yaygın ve etkiliydi ama hala etkisi var bence. Şiir derinlik demektir biraz da; insanlar sığlaştıkça şiirin gözden düşmesi normal.
Şiiri sırf romantik bir sanat olarak kategorize etmek Nazım Hikmet, Ahmet Arif gibi toplum için kalemi eline alan şairlere haksızlık etmek demektir bana göre. Etkisini de yitirdiğini sanmıyorum, yitiriceğini de.