Ruhumuzda öldürdüklerimiz birgün apansız dirilir mi?

Birini özlediğinde, artık hayatta olmadığını bildiğin zaman.

Acaba hayatta olsaydı neler olurdu? Bunu düşününce hüzün çöküyor yüreğe; kapkara bir bulut sonra hiç gitmiyor ; git diyorsun ama gitmiyor bırakmıyor hiç peşini o yüreğin...

Acaba diye diye önce sevdiğin denizlerden de nefret ediyorsun ; kinleniyor ruhun sonra hafif bir ürperti ardından olgun bir dinginlik...
Nasıl anlatılır bilmem ki...
Sakinlik garip bir sakinlik hemde...
Çok aşırı bir sakinlik...
Kayıp parçan o muydu diye sorguluyorsun , yeri hiç mi dolmaz diye...
Korkuyorsun...
Velhasıl hayat çok garip ; bir zamanlar teninin sıcaklığını hissedecek içine sokulup ömrünce yüreğinde bedeninde uyumak istediğin insanla önce seni ruhunda savaştiriyor hayat ; güvenin yerle bir oluyor zaten kırık olan bir camı eline taş alıp tümden kırıp parçaliyorsun ; o insanin ilerde seni nasıl ağır bir şekilde inciteceğinin bilincinde olmadan vaktinde can ciğer oluyorsun onunla ; yüreğinin en içine kadar sokuyorsun onu en kötüsü arkasında koca bir hançerle bekleyeni sarıp sarmalayip yüzüne gülüyorsun en hayat dolu halinle ve en acısı o kişi de yüzüne gülüyor sen gibi ama sen gibi değil...

Yok en kötüsü o da değil ama... En acısı ne biliyor musunuz? Bedenen ölenlerin mezarları yeryüzündeyken ; yeri bilinirken ; ruhunda ölenlerin mezarlarının bilinmediği...
Ara sıra uğrayıp içini dökebileceğin bir mezarları dahi olmaması yüreğe gömülen yürekte de kalmıyor ne de olsa ama nerede kalıyor bilinmez...

Ruhumuzda öldürdüklerimiz birgün apansız dirilir mi?
Cevapla