Yabancı ya da yerli önemli değil şairi. Seni yansıtan bir şiiri bırak bize

Yabancı ya da yerli önemli değil şairi. Seni yansıtan bir şiiri bırak bize

pek şiir sevmem ama
Yalnızlığın Sesi
Karanlığın koynunda, bir ruh sessiz çığlıklar atar, Yalnızlığın gölgesi, kalbini ağır ağır sarar. Her adımda yankılanan sessizlik, zihnini esir alır, Düşünceler fırtına gibi, içini bir bir daraltır.
Duvarlar soğuktur, yankılanır her ses, Boş odalarda yankılanır, atılan her nefes. Aynalarda yansıyan görüntü, tanıdık ama yabancı, Gözlerde hüzün dolu bir bakış, kalpte bir yangın yakıcı.
Zaman sanki durmuş, akmıyor saniyeler, Her an bir ömür gibi, uzadıkça uzanıyor geceler. Dışarıda dünya döner, hayat akar durmadan, Ama yalnızlığın içinde, her şey donar bir anda.
Anılar canlanır, zihninde bir film şeridi gibi, Geçmişten gelen sesler, fısıldar kulağına usulca. Keşke der gibi bir ses, dökülür dudaklarından, Keşke o günler geri dönse, yaşansa bir daha o anlar.
Bir dost eli arar, sıcak bir bakış, Anlayacak bir kalp, paylaşacak bir dert, bir yaş. Ama sessizlik hakimdir, her yerde yalnızlık, Yalnızlığın sesi yankılanır, karanlığın her köşesinde.
Umut ışığı arar gözler, karanlığın içinde, Belki bir gün biter bu yalnızlık, belki bir gün döner bahar. O güne kadar savaşır ruh, yalnızlığa karşı, Belki bir gün bulur sevgiyi, belki bir gün gelir huzur.
Yalnızlık bir çöl gibidir, sonsuz ve ıssız, Ama bir umut da vardır, her zaman bir çıkış. Sevginin gücüyle yıkılır duvarlar, Yalnızlığın sesi biter, o gün gelir aydınlık yarınlar.
Anılar canlanır, zihninde bir film şeridi gibi, Geçmişten gelen sesler, fısıldar kulağına usulca. Keşke der gibi bir ses, dökülür dudaklarından, Keşke o günler geri dönse, yaşansa bir daha o anlar.
Bir dost eli arar, sıcak bir bakış, Anlayacak bir kalp, paylaşacak bir dert, bir yaş. Ama sessizlik hakimdir, her yerde yalnızlık, Yalnızlığın sesi yankılanır, karanlığın her köşesinde.
Şiir kime ait?
GÖĞE BAKMA DURAĞI
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
TURGUT UYAR
Cevap
2Cevap
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
-Victor Hugo
Bu şiiri çok severim.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin...
Can yücel.
Bir kent gidince ve bir sevda, ayrılınca biter mi? Bir kent bitse bile, bir sevda bitse bile, o kente ve o sevdaya gitmiş olmak bitmez ki…
Yıkmaz Odabaşı
Ne doğan güne hükmüm geçer, ne halden anlayan bulunur. Ah aklımdan ölümüm geçer sonra şu bahçe su kuş su nur. ..
Ve gönül tanrısına der ki; verdiği elemden her mihnet kabulum yeterli gün eksilimesin penceremden.) c Sıtkı Tarancı
"Çok şey vardı anlatılacak, o yüzden sustum. Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı. Sen duydun mu sustuklarımı?''
Oğuz Atay
Bu şiir bana ilham verdi, teşekkür ederim
Rica ederim
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?