İzlediği ve okuduğu konusunda maalesef çekinceleri olan biriyim. Çünkü karakter olarak maalesef bazı şeyler beni etkileyebiliyor kötü manada. İşin en ilginci de, kötü olarak addedebileceğim ve beni etkileyecek kitaplar, filmler daha çok aklımda kalıyor.
Otomatik Portakal'ı asla izlememeyi yeğlerdim, ama ben onun eninde sonunda izlerdim. Çünkü o yönetmeni biliyorum, bu kült eseri duydum, hem okudum hem de izledim. Derin ve kötü izler bıraktı bende, bile bile izledim bide. Ama şu an kimseye önermiyorum çünkü bence o eseri kaleme alanın psikolojisi hastalık derecesinde anormal durumda. Normal bir insan, Alex gibi bir karakteri yazamaz, o finali yazmaya eli gitmez.
Bir Rüya İçin Ağıt, gerçekten hiçbir şekilde izlememiş olmayı dilerdim. Çok af edersiniz, izlerken öğürdüğüm, kontrol edemeyip istifar ettiği bir filmdir. Ama bugün de olsa gider, bulur ve izlerdim. Çünkü sanat anlamında kült bir eser ve merak ediyorum.
Ben X, evet içerisinde kötü öğeler yok ama günlerce canım sıkıldı filmden ötürü ve günlerce geçmişi irdeledim. Bana kattıkları da olmuştur ama...
Körlük, kitabını da okudum, filmini de izledim. Kitabı çok fena olarak bitirebildim, rezalet resmen. Bunca midesizliği nasıl yazabilmiş bir adam? Okuyanlar, beğenip methiyeler dizenlerin nasıl mideleri, ahlakları var? Filmini de, '' bunca harika oyuncu var, kesin iyidir bir şans daha vereyim '' niyetiyle izleme gibi bir hata daha ettim...
Bu eserlerin hiçbirini önermem, bu eserlere de diğer eserleri de ekleyebilirim, ama çok uzatmak istemiyorum. Bana kattığı değerler ise, insanlara daha disiplinli, daha sert duvarlarla, daha çok irdeleyerek yaklaşmamı sağlamaları ve benden sonra insanlara da '' okumanızı, izlemenizi önermem '' şeklinde öğüt verme gibi durumları kazandırdılar. Ve diğer başka detay algıları.
Bunların dışında mükemmelik sınırlarını zorlayan filmleri de unutmam, sinemanın ve kitap kültürünün nirvanasıdır onlar. En son Hamlet'i ve Zaman Makinası'ni tekrar okudum, inanılmaz keyifli eserler. Şimdi de sıra İnci'de inşaAllah. Bu tip eserler gerçekten tarihte yer edinmiş, insanlara katkı sağlamış eserler. O yüzden de unutulmuyor...
Shakespeare, Romoe & Juliet'i yazar, farklıdır eseri de, tıpkı finali gibi.
Asırlarca konuşulur, okunur ve daima kendini tekrar eder.
Birisi de Romoe & Juliet'e bir beste yapar. Onu da bıraktım buraya.
Bir gün ise, ikisi de rahmetli olan iki Türk sinemacı bir filmde oynar, bu fonun farklı versiyonu üzerine kurarlar filmi adeta, onun da İsmi '' Murat ile Nazlı''dır.
Etki altında kalma konusunu o kadar iyi anlıyorum ki bazı kitap ve filmlerin etkisi bende de çok uzun sürüyor… 🥲 ve çekicilikleri konusunda da size katılıyorum ben de merakıma yenik düşer eninde sonunda izler ya da okurdum… 😱😂
O kötü manadaki etkileyen eserleri yazanlar normal değil... Önermemek adına her yerde yazarım çekinmeden. Valla öyle, merak sanırım etkileyen insanı :))
Okuduğum kitapları unutuyorum ama izlediğim filmleri asla unutamıyorum. Bundan 14 yıl önce izlediğim filmi bile hatırlıyorum. Filmin konusunu, sahnelerini çok net hatırlıyorum hemde. Aynı sözleri okuduğum kitaplar için söyleyemiyeceğim maalesef 😊