İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok
Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken İsmail'e inen koç kurban edilmemişken Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna Kapağı ver kulpu al kurbanı ne hiç soran yok Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna Kapağı ver kulpu al kurbanı ne hiç soran yok
Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa Sapa kulpa kapağa itibar etme dostum İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok Sapa kulpa kapağa itibar etme dostum İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Barış manco diyince : bacak kadarım sene 90ların sonu 20lerin başı bizim yazlık sitedeyiz aile denizde ben site önündeki beyaz tofaşımızdayım kapı acık son ses barış manço şarkıları ile heryeri inletiyorum, karşı villada almancı dilara benle yaşıt o pencerede bakışıyoruz ona karşı hareketlerim hep, 3 4 şarkı sonra babam geliyo herkes aramış cocuk yıktı ortalıgı diye bi dayak yiyorum kızın önünde akşamına başka yaramazlıklara devam. Sitenin kantin bizdeydi bütün cocukları toplayıp patlatıyordum onun dayakları ayrı.
Kara haber tez duyulur, unutsun beni demişsin Bende kalan resimleri, mektupları istemişsin Üzülme sevdiceğim, bir daha çıkmam karşına Sana son kez yazıyorum, hatıralar yeter bana Unutma ki dünya fani, veren Allah alır canı Ben nasıl unuturum seni? Can bedenden çıkmayınca Kurumuş bir çiçek buldum, mektupların arasında Bir tek onu saklıyorum, onu da çok görme bana Aşkların en güzelini, yaşamıştık yıllarca Bütün hüzünlü şarkılar, hatırlatır seni bana
Saçlarına yıldızlardan taç yapayım, yâr Bir nefesle güneşleri söndüreyim, yâr Çıra gibi uğrunda ben yanayım, yâr Canım' iste, canım bile sana kurban, yâr…