O kadar çoklar ki. Bir kere Kutsal Kitap'ta çok sevdiğim şiirler var. Eyüp 3, Mezmur 22 ve 23, Yesaya 13 ve Korintliler 13. Bu şiirlerin hepsine bir bak istersen gerçekten muazzamdirlar. Onun dışında Oscar Wilde'in The Ballad of Reading Gaol kitabı baştan sonra tek şiir olup şahanedir. Mesnevi'nin girişindeki 18 beyit de muazzam güzeldir. Fuzuli'nin Su kasidesi son derece güzeldir. Tabii ki daha Bir sürü şair var fakat şu an şiir olarak aklıma gelmiyor. Bir de Goethe'nin bazı şiirleri muazzam geliyor, birini paylaşayım Türkçesi ile beraber: Selige Sehnsucht Sagt es niemand, nur den Weisen, Weil die Menge gleich verhöhnet, Das Lebend'ge will ich preisen, Das nach Flammentod sich sehnet. In der Liebesnächte Kühlung, Die dich zeugte, wo du zeugtest, Ueberfällt die fremde FühlungWenn die stille Kerze leuchtet. Nicht mehr bleibest du umfangenIn der Finsterniß Beschattung, Und dich reißet neu VerlangenAuf zu höherer Begattung. Keine Ferne macht dich schwierig, Kommst geflogen und gebannt, Und zuletzt, des Lichts begierig, Bist du Schmetterling verbrannt, Und so lang du das nicht hast, Dieses: Stirb und Werde! Bist du nur ein trüber GastAuf der dunklen Erde. Kutsanmış ÖzlemKimselere söyleme, bilgelerin dışında, Cünkü kalabalıklar hemen alay eder seninle, Yaşamakta olandır benim övmek istediğim, O da kıvranır alevlerin ortasında ölmenin özlemiyle. Aşk gecelerinin serinliğindeSeni yaratan ve senin yarattığınYabancı bir duyguya kapılırsınDilsiz mum titrediğinde Artık sarılı kalmazsınKaranlığın gölgelerine, Ve yeni bir tutkuya kapılırsınAtılmak icin daha yüce bir yaratma eylemine. Hicbir uzaklığı zorlayıcı bulmazsın, Uçarak gelirsin, kapılmışcasına cezbeye, Ve en sonunda, özlemiyle ışığın, Ey kelebek, yanıp kalırsın. Ve sahip olamadığın süreceBu ölmekle yeniden dirilişeSadece kasvetli bir konuk sayılırsınKaranlık yeryüzünde.
Sagt es niemand, nur den Weisen, Weil die Menge gleich verhöhnet, Das Lebend'ge will ich preisen, Das nach Flammentod sich sehnet.
In der Liebesnächte Kühlung, Die dich zeugte, wo du zeugtest, Ueberfällt die fremde Fühlung Wenn die stille Kerze leuchtet.
Nicht mehr bleibest du umfangen In der Finsterniß Beschattung, Und dich reißet neu Verlangen Auf zu höherer Begattung.
Keine Ferne macht dich schwierig, Kommst geflogen und gebannt, Und zuletzt, des Lichts begierig, Bist du Schmetterling verbrannt,
Und so lang du das nicht hast, Dieses: Stirb und Werde! Bist du nur ein trüber Gast Auf der dunklen Erde.
Johann Wolfgang von Goethe
***
Kutsanmış Özlem
Kimselere söyleme, bilgelerin dışında, Cünkü kalabalıklar hemen alay eder seninle, Yaşamakta olandır benim övmek istediğim, O da kıvranır alevlerin ortasında ölmenin özlemiyle.
Aşk gecelerinin serinliğinde Seni yaratan ve senin yarattığın Yabancı bir duyguya kapılırsın Dilsiz mum titrediğinde
Artık sarılı kalmazsın Karanlığın gölgelerine, Ve yeni bir tutkuya kapılırsın Atılmak icin daha yüce bir yaratma eylemine.
Hicbir uzaklığı zorlayıcı bulmazsın, Uçarak gelirsin, kapılmışcasına cezbeye, Ve en sonunda, özlemiyle ışığın, Ey kelebek, yanıp kalırsın.
Ve sahip olamadığın sürece Bu ölmekle yeniden dirilişe Sadece kasvetli bir konuk sayılırsın Karanlık yeryüzünde.
Mezmur 23 RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz. 2 Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür. 3 İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder. 4 Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, Kötülükten korkmam. Çünkü sen benimlesin. Çomağın, değneğin güven verir bana. 5 Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın, Başıma yağ sürersin, Kâsem taşıyor. 6 Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni, Hep RAB’bin evinde oturacağım.
HABERİMİZE kim inandı? ve RABBİN bazusu kime izhar olundu? 2 çünkü onun önünde körpe fidan gibi, ve kurak yerden kök sürgünü gibi çıktı; ne biçimi ve ne de güzelliği vardı; gösterişi de yoktu ki, kendisine bakınca gönlümüz onu çeksin. 3 Hor görüldü, ve insanlar tarafından bırakıldı; acıları tanımış, elemler adamı; ve insanların kendisinden yüzlerini örttükleri bir adam gibi hor görüldü, ve biz onu saymadık. 4 Gerçek acılarımızı o taşıdı, ve elemlerimizi o yüklendi; gerçek biz sandık ki, o cezaya uğradı, Allah tarafından vuruldu, ve alçaltıldı. 5 Fakat günahlarımızdan ötürü o yaralandı, fesatlarımızdan ötürü o zedelendi; selâmetimiz için olan ceza onun üzerine indi; ve onun berelerile biz şifa bulduk. 6 Hepimiz koyunlar gibi yolu şaşırdık; her birimiz kendi yoluna döndü; ve RAB hepimizin fesadını onun üzerine koydu. 7 Ona kötü muamele ettiler, fakat alçaltıldığı zaman ağzını açmadı; boğazlanmağa götürülen kuzu gibi, ve kırkıcılar önünde dilsiz duran koyun gibi, ağzını açmadı. 8 Gaddarlıkla hükmolunarak kaldırıldı; onun zamanında yaşıyanlar arasında kim düşündü ki, diriler diyarından kesilip alınması kavmımın günahından ötürü idi? vuruş ise, kavm içindi. 9 Ve haksızlık etmediği, ve ağzında hile bulunmadığı halde, kabrini kötülerin yanında yaptılar, ve ölümünde zengin adamla beraberdi. 10 Fakat onu ezmek RABBE hoş göründü; onu eleme düşürdü; onun canı günah takdimesi edilince, zürriyetini görecek, ömrünün günlerini uzatacak, ve RABBİN muradı onun elinde ileri gidecek. 11 Canının emeği semeresini görecek, ve doyacak; salih kulum bir çoklarını kendi bilgisile salih kılacak; ve fesatlarını kendisi yüklenecek. 12 Bundan dolayı büyüklerle beraber ona pay vereceğim, ve çapul malını zorlularla beraber paylaşacak; çünkü canını ölüme döktü, ve günahkârlarla sayıldı; çoğunun suçunu da o taşıdı, ve günahkârlar için şefaat etti. işaya 53
Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi: 3 “Doğduğum gün yok olsun, ‘Bir oğul doğdu’ denen gece yok olsun! 4 Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın. 5 Karanlık ve ölüm gölgesi sahip çıksın o güne, Bulut çöksün üzerine; Işığını karanlık söndürsün. 6 Zifiri karanlık yutsun o geceyi, Yılın günleri arasında sayılmasın, Aylardan hiçbirine girmesin. 7 Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde. 8 Günleri lanetleyenler, Livyatan'ı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin. 9 Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin. 10 Çünkü sıkıntı yüzü görmemem için Anamın rahminin kapılarını üstüme kapamadı. 11 “Neden doğarken ölmedim, Rahimden çıkarken son soluğumu vermedim? 12 Neden beni dizler, Emeyim diye memeler karşıladı? 13 Çünkü şimdi huzur içinde yatmış, Uyuyup dinlenmiş olurdum; 14 Yaptırdıkları kentler şimdi viran olan Dünya kralları ve danışmanlarıyla birlikte, 15 Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte. 16 Neden düşük bir çocuk gibi, Gün yüzü görmemiş yavrular gibi toprağa gömülmedim? 17 Orada kötüler kargaşayı bırakır, Yorgunlar rahat eder. 18 Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar. 19 Küçük de büyük de oradadır, Köle efendisinden özgürdür. 20 “Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir? 21 Oysa onlar gelmeyen ölümü özler, Onu define arar gibi ararlar; 22 Mezara kavuşunca Neşeden coşar, sevinç bulurlar. 23 Neden yaşam verilir nereye gideceğini bilmeyen insana, Çevresini Tanrı'nın çitle çevirdiği kişiye? 24 Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım. 25 Korktuğum, Çekindiğim başıma geldi. 26 Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok, Yalnız kargaşa var.” Eyüp 3
İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz. 2 Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim. 3 Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam, bedenimi yakılmak üzere[a] teslim etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı olmaz. 4 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. 5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. 6 Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. 7 Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. 8 Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır. 9 Çünkü bilgimiz de peygamberliğimiz de sınırlıdır. 10 Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır. 11 Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi anlar, çocuk gibi düşünürdüm. Yetişkin biri olunca çocukça davranışları bıraktım. 12 Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam bileceğim. 13 İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir. Korintliler 13
Bir beyaz kağıda herşey yazılabilir Senin dışında Güzelliğine benzetme bulmak zor Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan herşeyden Bir gülden, bir ilk bir sonbahardan sor Belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin Ve benim bilinci nasırlı bahçıvan çaresizliğim Anlarım bitkiden filan ama anlatamam Toprağın güneşle kavuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla...
Sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır Herşey olmaya hazır Sana bakmak, suya bakmaktır Gördüğün suretten utanmak Sana bakmak, Bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır Sana bakmak, Allah'a inanmaktır
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar Sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik sarılmak yakar bizi diyip aşkı hep uzaktan sevdik