Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden;
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
En sevdiğiniz şiirden bir dize paylaşır mısınız?
Yalnızlığın Sesi
Karanlığın koynunda, bir sessizlik hakim, Yalnızlığın gölgesi, ruhuma çökmüş derin. Düşünceler aklımda, bir girdap gibi dönüyor, Her an bir ağırlık, kalbimi aşağı çekiyor.
Dışarıda dünya döner, bir curcunayla, Ben ise bu odada, sessizliğe gömülmüş bir kaya. İnsanlar yan yana, gülüşmeler ve sohbetler, Ben ise tek başıma, boğuluyorum sessizliğe.
Bir pencereden bakarım, dışarıdaki manzaraya, Gökyüzünde yıldızlar, parıldar uzaklarda. Ay ışığı vurur, soğuk yüzüme, Yalnızlığımın acısını, daha da artırır içimde.
Hatıralar gelir aklıma, eski güzel günlerden, Arkadaşlarımla güldüğümüz, sohbet ettiğimiz anlardan. Şimdi hepsi uzaklarda, kendi yollarındalar, Ben ise burada yalnız, unutulmuş bir yitik hazine gibi.
Bir dost ararım, dertleşecek, paylaşacak, Yalnızlığımı silecek, kalbime huzur verecek. Ama bulamadığım bu dost, belki de bir hayal, Yoksa ben miyim bu yalnızlığa mahkum, sonsuza kadar?
Gözlerim dolar yaşlarla, sessizce akarlar yanaklarımdan, Yalnızlığımın acısını, kelimelerle anlatamam. Bir çığlık atmak isterim, gökyüzüne doğru, Belki duyar birisi, belki gelir elimden tutar.
Ama bilirim ki nafile, bu çığlık sessizlikte kaybolur, Yalnızlığımın duvarları, daha da sağlamlaşır. Kaderim bu galiba, sonsuza kadar yalnız kalmak, Bu karanlıkta boğulmak, sessizliğe gömülmek.
Bir gün gelir belki, bu yalnızlık sona erer, Işık doğar karanlığın içinden, umut filizlenir. O güne kadar savaşırım, bu yalnızlıkla, Belki bir gün, bulurum o dostluğu, o sevgiyi.
TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Cevap
6Cevap
Yıldızlı Gecem
Yıldızlı bir geceden, sen yeryüzüne düşmeden tutabilecek miyim seni... Işığın henüz sönmeden, sen toz olup parçalanmadan bulabilecek miyim seni... Hala sıcakken tutabilecek miyim elini... Kapanmadan gözlerim, gözlerindeki gecelere dalıp öyle ölecek miyim.../uçanpingu
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
En sevdiğim şiir diye ayrıştıramam ama bu şiirin özellikle bu kısmı bende bir yer tutmuştur.
Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerede görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır.
Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar
Şayet sesimi fark edemezsen,
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de bir şeytan günahı
Seni beklediğim kadar
Eline sağlık tanrım leyla çok güzel olmuş
Tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş
Keşke biraz ölmesem
iki rayı gibiydik bir tren yolunun,
Neyi değiştirirdi yakın olması son istasyonun
Ben sana yüzlerce roman yazdım da
Sen bana bir satır karalamadın
''vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var o koyuyor adama.
Ben birinin hiçbir şeyiyim, en çok da bu koyuyor.
Ortak tek bir fotoğrafımız bile yok.
Bugünlerde ben adsız bir özlemim.
Yağmur yemiş bir deniz gibiyim…
İstanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?