Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Duygular, en iyi cümlelerle taçlandırılmış!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Dostoyevski, kelimelerini öyle özenle seçmiş ki, duygular en iyi kelimelerle ödüllendirilmiş.

Birbirinden ayrı ana karakterler ile duygu farklılığı sağlanmış!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Birbirinden ayrı karakterler mevcut. Entrikanın olduğu bir yerde, birçok kişinin gözlerinden olayı geniş açıdan görme fırsatı buluyorsunuz. Olaya her duygudan yaklaşma farkında'lığı yaratmış oluyorsunuz.

Ana karakterlerin duygusal farkındalığı birbiri ile senkronize edilip duygular arası geçiş hızlılığı!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Ana karakterlerin duygusal olarak birbirinden ayrıldığından bahsetmiştik. Örnek olarak ''Sonya'' duygusal ve temiz, saf bir karakteri oynarken, ''Doktor Zosimov'' Soğuk, ve mantıkla yaklaşan bir izlenim yaratıyor. Duyguların farklı olması romanı sıkmamasının yanında birbiri ile olan duygusal akıcılığı en üst noktaya taşıyor, burada da duygular arası geçişin akıcı olmasına olanak sağlıyor.

Her bir olay, bir diğer entrikanın habercisi niteliğinde!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Bazı sayfalarda ''Bunun ne ilgisi var diğer cümleler?'' gibi sorular sorup, bağlantıyı anlamakta zorlanabilirsiniz. Kitap o kadar duyguların yoğun yaşandığı bir kaosu ele alıyor ki, aktarılan her entrika ileri ki sayfalarda ki olayların yaratıcısı niteliğinde.

687 sayfa olmasına rağmen sıkmayan bir akıcılık!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Kitap çok fazla mekanda geçmiyor. Rusya da bir şehir olan Petersburg, bir pazar, birkaç daire ve süregelen sokaklar da geçmekte. Kitabın ortaları ve sonlara doğru gidildikçe, asıl olan başka mekanlara gidilse de, bu kadar az mekan ve belirli insanlar ile kısıtlanmış olan roman da 687 sayfa ne anlatılır demeyin, tüm duyguların saklandığı bir kaos düşünün, ve kelimelere sinmiş acılar.

Duygu kırılmaları!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Kitabın bazı sayfalarında, öylesine duygu yoğunluklu acılar var ki, gözlerinizi ağlatacak şekilde değil belki ama, bu acılar sizi düşündürtecek, ve kelimeleri not alıp tekrar tekrar farklı zamanlarda bu acıyı yaşama hissi uyandırabilir. Sonya'nın duygusal kırılmaları, Raskolnikov'un vicdanının gözyaşlarını dindirmekte zorlanması...

Nasıl başladıysa öyle bitiyor!
Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Kitap sanki bir romanın, ortasından başlamış gibiydi. Bitişi de gelecek bir romanın başlangıcı gibiydi. Fakat ne bir başka kitap geldi, ne de kitap bir başka kitabın ortasından alıntıydı. Dostoyevski sadece biz okuyanlara bırakmış, giriş ve sonucu. Onun için önemli olan şey, olayın ortası ve gelişmesiydi. Sonucu sadece biz okuyanlar taçlandırabiliriz hayal gücümüzle!

Kitaptan bazı alıntılar!

...Neyse efendim, bir de baktım Soneçka saat altı filandı, kalktı, başörtüsünü örttü, pelerinini giydi ve çıktı gitti. Geri döndüğünde saat dokuz oluyordu. İçeri girer girmez doğruca Katerina İvanovna'ya doğru yürüdü ve tek kelime söylemeden elindeki otuz rubleyi masaya, onun önüne bıraktı. Ne bir şey söylemiş, ne başını çevirip bakmıştı. Evde hepimizin ortak kullandığı, Şam kumaşından büyük, yeşil bir şal vardı, gidip onu aldı, başını, yüzünü sımsıkı sarıp kendini yatağa attı. Yüzünü duvara çevirdi, o küçücük omuzları ve cılız vücudu tir tir titriyordu.


...Raskolnikov konuşmadan, Sonya'nın yüzüne bakmadan odada bir aşağı bir yukarı dolaşıyordu. Sonunda ona yaklaştı, gözleri tutuşmuş gibiydi. İki eliyle omuzlarından tutarak, gözlerini kızın ıslak gözlerine dikti. Uzun uzun baktı. Bakışları ateşli, deliciydi. Dudakları şiddetle titriyordu... Birden, hızla eğildi, yere kapanarak kızın ayaklarını öpmeye başladı. Sonya bir deliden kaçar gibi, korkuyla ondan uzaklaştı, geri çekildi. Gerçekten de delirmiş gibi bakıyordu Raskolnikov. Ne yapıyorsunuz? ?diye mırıldandı. Sonya, yüzü bembeyazdı, yüreği sıkışıyordu. Ne yapıyorsunuz böyle? Benim gibi birinin önünde! Raskolnikov hemen kalktı, pencereye doğru yürüdü, yabanıl bir sesle:

Ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim, dedi.

Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!

Son olarak, bize böyle bir kitap bıraktığın için, duygular ile kelimeleri bu kadar iyi lanse edip bize sunduğun için, tüm duyguları tek bir kitapta buluşturduğun için, teşekkürler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski.

Suç ve Ceza'yı Mükemmel Kılan Unsurlar!
Cevapla