Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Hikayesi çok geçmişlerden gelen, yaşadıkları ve yaptıklarıyla yüzyılları etkileyen Osmanlı Devleti'nin 7. Padişahı Fatih Sultan Mehmet, dönemin siyasetini en iyi bilen liderdir.

Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Bir mucizenin çocukluğu

1432 yılında Edirne'de dünyaya gelen Fatih, ilk önce kardeşleri vefat ettiği için 6 yaşında Rum Sancakbeyi, 8 yaşında ise birçok şehzadenin padişahlığa yürüdüğü Saruhan Sancakbeyliğini yapmıştır.
Babası tarafından sertliğiyle bilinen Molla Gürani'ye teslim edilen Mehmet, hırçınlığı ve asiliğini hocasının verdiği bir ödevle toprağın altına gömüyor. Verilen ödev ise gerçekten zekice. Dersini dikkate almayan bir öğrencinin hocası tarafından dövülmesi ile ilgili edebi bir cümleyi incelemek. Bilgi edinmek için sadece medrese hocalarını yeterli görmeyen Mehmet, Saruhan beyliğinde dönemin Avrupalı bilginlerini de misafir etmiştir. Arapça, Farsça, Osmanlıca dışında Latince, İbranice, Keldanice, Slavca, İtalyanca ve Yunanca'yı hem konuşmakta hemde yazmakta bu denli başarılı olmasının sebepleri belki de bu misafirleridir.

Tahta çıkışı
Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Babası 2.Murat'ın 11 yaşında tahtının tek varisi olarak bıraktığı ve Sadrazam Halil Paşanın gözetiminde 'Kaymakam' olarak tahta çıkan Mehmet, 2.Murat'ın evlat acısıyla tahttan vazgeçmesiyle 1444 yılında daha 12 yaşındayken padişah olmuştur. Ama dönemin siyasetinde 12 yaşında birinin padişah olması, ülke genelinde azınlıkların isyanına, haçlı ordusunun toplanmasına ve otorite boşluğu oluşmasına sebep olmuştur. Bu gören Sultan Mehmet, babasını otoriteyi toplaması için çağırsa da ilk başta ' Padişah sensin' der ve gelmez. Bunu gören padişah Sultan Mehmet, şu satıları babasına gönderir.

Eğer padişah siz iseniz geliniz ve ordunuzun başına geçiniz, yok eğer padişah ben isem size emrediyorum gelip ordumun başına geçin.

1444-1451 yıllarını Manisa'da geçirdikten sonra 03 Şubat 1451 yılında babasını kaybedince 'Beni seven ve benden olan peşimden gelsin' diyerek 19 yaşında tahta çıkmıştır. İlk başlarda aldığı kararlarla (Onu tahttan indiren olarak bilinen sadrazamı tutması) hayal kırıklığı yaratan padişah, kılıç sallamadan bastırdığı Karamanoğulları isyanı ile aslında amacı olan Bizanslılara göre Konstantinopolis bizlere göre Kostantiniyye fethinin fitilini ateşlemiştir. Ayrıca bu süreç içerisinde herkesle (Ceneviz, Macarlar ve hatta Bizanslılarla) dost ülke olarak geçineceğini bildirmiş ve zaman kazanmıştır.

Kostantiniyye (İstanbul)'nin fethi
Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Herkesle barış anlaşmaları yapan Mehmet Han, 1452 yılında niyetini Boğazkesen'e yaptırdığı Rumeli Hisarıyla belli etmiştir. Defalarca kendisine başvuran Bizans kralının elçilerini kabul etmemiş, her türlü tehdide rağmen Boğazların kontrolünü eline almıştır. Hatta bu süreçte vergi ödemeyi kabul etmeyen Venedik ticaret gemisi batırılmış, bütün mürettebat tutuklanmıştır.

Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Bu dönemin en ilgi çeken karakterlerinden biri de Erdilli Urban ustadır. Macar asıllı olan bu savaş toplarının mimarı, daha önceden Doğu Roma imparatoruna hizmet etmiş, arkasından Osmanlı Devleti'ne sığınmıştır. ''Bana Konstantinopolis kalelerini yıkabilecek bir top dökebilir misin'' diyen padişaha;

Ne Konstantinopolis, ne de Babil'in surlarının karşı koyabileceği bir top yapacağım

demiştir. Üretilen bu topa şahi ismi verilmiştir. Şahi topun namlusu 91.5 cm'dir. 680 kilogram ağırlığındaki güllesinin menzili ise tam 1200 metredir.
Osmanlı Devletinin hazırlıkları sürerken, Bizans'da Avrupa'dan, İtalya'dan ve Kiliselerden yardım istese de Avrupa olan taht kavgaları ve istikrarsız ülkelerden sadece Cenevizliler bu çağrıya kulak verebilmiştir. Avrupa'nın içinde bulunduğu durumu iyi bilen Padişah, bu anlamda da Dünya siyasetini mükemmel yorumladığını anlayabiliriz.

Savaş gününe gelindiğinde ise Haliç'i kapatmış 8000 askeri ve yıkılmaz denilen duvarları olan Bizans kralının karşısında 50 000 askeri ve donanmasıyla Osmanlı devleti padişahı Sultan Mehmet Han vardı. Daha önce babası tarafından işgal edilen ama alınamayan İstanbul'u feth etmek kolay değildi. Tam 50 gün boyunca saldıran Osmanlı Devletinde, umudun yıkıldığı anda 'Fatih' Sultan Mehmet Han'ın gemileriyle tüm dünyayla dalga geçmesi ve karadan yürütmesi artık İstanbul'un Osmanlı toprağı olduğunu müjdelemiştir. Bugünkü Dolmabahçe’den Kasımpaşa’ya uzanan güzergaha kalaslar döşenmiş ve 70 kadar gemi silindirler üstünde Haliç'e indirilmiştir. Ne kadar engellemek isteyen (sadrazam, paşa) varsa da Sultan Mehmet Han dirayetini göstermiş 29 Mayıs'ta en büyük saldırısını düzenlemiştir. Osmanlı askerleri "Kerkoporta" adlı kapıdan içeri girmeyi başarmışlar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı Sancağını dikmişlerdir.

Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

İstanbul mutlaka feth olunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.

1000 yıllık Bizans İmparatorluğu, artık yoktur.

Halkına hem de Bizans imparatorluğunun halkına İnanç özgürlüğü, İbadet özgürlüğü, Kıyafet özgürlüğü, Seyahat özgürlüğü, Ticaret özgürlüğü verilmiştir. Bu dünyada eşi benzerine az rastlanır fetih aslında bu sayede taçlandırılmıştır.

Sen, senden olmayan değer ver ki; sende, senden olmayan da çok yaşasın.

Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, Fatih Sultan Mehmet Han'daki ışığı bir türlü görememiş, deneyimsiz ve genç olduğu için her kararına muhalefet etmiştir. Genç ve deneyimsiz (!) padişah tarafından idam edilmiş. Sadrazamın idamı Osmanlı devletinde idam edilen ilk sadrazam olması sebebiyle, önemlidir. Bu sayede çift başlılıktan kurtulmuş bir ordu ve devlet, Fatih'in emrindedir.

Art arda gelen fetihler

1459 yılında Amasra'yı Cenevizlilerden, 1460 yılında Sinop'u Candaroğullarından (tarihte isfandiyaroğulları diye geçen beyliği, tarihten silmiştir) , 1461 yılında ise İstanbul'un fethiyle Trabzon'a kaçanların oluşturduğu devlet olan Pontus Rum devletini yıkarak Karadeniz'i

i hakimiyet altına almıştır. Buradaki esas amaç, Müslümanlara yönelik esir ticaretini kaldırmak, ticari olarak İstanbul'a gelen gemileri kontrol altına almaktır. 1475 yılında Kırım'ın fethiyle Karadeniz tamamen bir Türk gölüne dönmüştür. Bunun anlamı ipek yolunun kontrolü Osmanlı devletine geçmiş, Cenevizlilere büyük darbe indirilmiştir. Ege de ise Gökçeada, Taşoz, Semendirek, Bozcaada, Limni, Eğriboz ve Midilli adaları fethedilmiştir. Bu iki denizin kazanılması aslında, Osmanlı Devleti'nin artık denizlerde de hakim olan tek güç olduğunu tüm dünyaya ispatıdır.
Kara savaşlarında ise Sırbistan (1454 -1459), Mora (1460), Eflak (1462), Boğdan (1476), Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Macaristan'ı alarak ,Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki hakimiyetini pekiştiriyordu.
1475 yılında yaptığı Akkoyunlu Hükümdarı ile yaptığı Otlukbeli savaşıyla da Anadolu'da kesin Osmanlı hakimiyetini sağlıyordu.

Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet

Unutulmazlar...

Hazırladığı Fatih Kanunnamesiyle yönetim, maliye ve hukuk alanlarında sonraki padişahlar döneminde de yürürlükte kalan kurallar koyarak devletin işleyişini düzenledi. Tek kişinin mutlak otoritesine dayanan bir yönetim kurarak, klasik Osmanlı padişahı imgesini yarattı. Kendi emir ve yasalarına karşı çıkanları en sert biçimde cezalandırmakla birlikte, geniş görüşlü ve uygar düşünceli bir padişah olarak kültür ve sanat alanında modernleşmeye öncülük etti.
Fatih Sultan Mehmet döneminde 500'den fazla mimari eser yapıldı. Onun adına yapılan en önemli yapı, İstanbul'da bir cami ile medrese, kitaplık, imarethane (aşevi), darüşşifa (hastane), hamam, kervansaray gibi birimleri kapsayan Fatih Külliyesi'dir.
Dönemin en büyük bilim adamı olan, Ali Kuşçu Fatih tarafından astronomi eğitimi için Semerkant'a gönderilmiş ve daha sonra 1570’te Takuyeddin tarafından Tophane’de kurulacak gözlemevinin ilk çalışmalarını yapmıştır.

Kısa kısa...

- Tahta geçtiğinde 900 bin kilometrekare olan Osmanlı toprakları, 2 milyon 214 bin kilometrekareye çıkarmıştır.
- Ömrü boyunca, 2 imparatorluk, 4 Krallık, 11 prensliği kendine bağlamıştır.
- Şiire büyük değer verir, etrafında 185 tane şairi vardır. Bunlarda 30 kadarı maaşlıdır.
- İstanbul'u feth ederek ortaçağı kapatıp, Yeni çağı açmıştır. Bu çağ 300 seneden fazla sürecektir.
- Birçok kaynağa göre Osmanlı İstanbul'u fetih ettiğinde, Hıristiyanlar dünyanın sonunun geldiğini düşünüyordu. Kimi tarihçilere göre 13 sayısının uğursuzluğu buradan gelir. 1453 yılında fetih edilen İstanbul'un 1+4+5+3 : 13 sayısını vermektedir.

Edebini aşarak 'vaftiz ol, dünyanın kralı yapayım seni' diyen papaya, 'Sünnet ol, seni şeyhülislam yapayım' diyerek karşılık verdiği söylenir.

- 30 yıllık saltanatı boyunca 25 büyük seferi kendi komuta etmiştir.
- Venedik ve Papa'ya bağlı ajanların suikastlerinden tam olarak 14 defa kurtulmuştur.
- Ünlü ressam Bellini'yi İstanbul'a getirtmiş ve kendi portresini yaptırmıştır. Bu padişahlar arasında ilktir.
- 300.000 kişilik ordusuyla İstanbul-Gebze yakınlarında vefat etmiştir. Papalık mutluluktan 3 gün boyunca Avrupa'nın her yerinde kiliseler çan çaldırıp, kutlamalar yaptırmıştır.

Elimden geldiğince bu biyografiyi yazmaya çalıştım.

Okuduğunuz için teşekkür ederim..

Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet
Müjdelenen Han : Fatih Sultan Mehmet
Cevapla