Bunu ben söylemiyorum. Yapılan bir ankette en çok oyu alan karakter Suç ve Ceza adlı eserin başkarakteri olan Raskolnikov olmuştur.
[Dikkat! Spoiler içerir.]

Doğrusunu söylemek gerekirse kullanıcı adı bulmak için internette gezindiğim sırada karşılaşmıştım bu anket sonucuna. Sevdiğim bir kitap olduğu için de fazla düşünmeden bu kullanıcı adını almaya karar verdim. Bu bencemde de sizlere elimden geldiğince bu karakteri analiz etmeye çalışacağım.
Çoğu kitapseverin Raskolnikov ismini duyunca aklına ilk olarak Suç ve Ceza adlı başyapıtı gelmektedir bununla birlikte Dostoyevski ismi de...

Edebiyat tarihinde şüphesiz en çok tartışma yaratan karakterlerden biridir Raskolnikov.
Rodion Romanoviç Raskolnikov St. Petersburg'da Hukuk fakültesinde okuyan bir gençtir. Yaşadığı ekonomik sıkıntılardan dolayı evinin kirasını bile ödeyememektedir. Psikolojik buhran içinde olan Rodion Lizaveta adında zengin bir tefeci kadını baltayla ikiye böler. Onu öldürdüğünü gören kız kardeşini de geride tanık bırakmamak adına öldürür.

İnsan tehlikeyi göze alarak kendi düşmanını kolayca öldürebilir. Düşmanımız ölünce, içimizde biriken kin de boşalmış olur. Daha doğrusu, bizi düşmanımızı öldürmeye götüren neden, içimizde biriken ve dayanılmaz olan kindir. Oysa Raskolnikov, tefeci kadını öldürecek kadar ondan büyük bir kötülük görmemiştir. İçinde yaşadığı zor ve bir yerde küçük düşürücü koşullar, para gereksinimi, kötülerin ortadan kaldırılarak iyi bir insanlığın kurulması düşüncesi, bu gencin kafasına iyice takılır. Nerdeyse bundan başka bir şeyi düşünmez olur.
Yaşlı bir kadını öldürmekten, onun paralarını alıp gitmekten daha kolay ne vardır? Raskolnikov'un cani yaratılışlı olmaması, bu cinayetin işlenmesini duygu olarak zorlaştırır. Çünkü yaşama bir haydut, bir soyguncu olarak değil, bir öğrenci olarak başlamıştır. Öğrenci olmak, kafasını aydınlatmak, insanca duygularını geliştirmek, iyiye doğru eğilim göstermektir.
Raskolnikov daha sonra ifade için karakola çağrılır ve büyük korku içine girer. Ama hala suçunu itiraf etmemiştir. Kahramanımızın tanıştığı bir kadın onu kaderini değiştirir. Bu kadın Sonya'dır. Sonya, dine inanan iyi bir kadındır ama kızına bakmak için fahişelik de yapmıştır. Buna rağmen dinden ayrılmamıştır. Sonya Raskolnikov'un bir sıkıntısı olduğunu hisseder ve anlatıp rahatlamasını söyler. Raskolnikov da temiz ve iyi yürekli bulduğu bu kadına her şeyi anlatır ve bir süre sonra karakola giderek suçunu itiraf eder ve Sibirya'ya sürgüne gönderilir. Sonya da onunla beraber gider. Raskolnikov vicdan azabı duymuyordur ama Sonya'nın sözleri onu işlediği suçtan ötürü vicdan azabı duymaya iter.
Ve bu hikaye şu sözlerle son bulur:
O günü Sonya da heyecan içinde geçirdi, hatta gece yeniden hastalandı. Ama Öylesine mutluydu ki, nerdeyse korkuyordu mutluluğundan. Yedi yıl, yalnızca yedi yıl!
Mutluluklarının ilk anında, her ikisine de bu yedi yıl bazen yedi gün gibi geliyordu. Hatta Raskolnikov bir yeni hayatın kendisine karşılıksız verilmediğini, buna, gelecekte kendisini
bekleyen büyük Özveriler karşılığı, çok pahalıya sahip olabileceğini de bilmiyordu. Ama burada yeni bir Öykü başlıyor: Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat
bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının Öyküsü... ve bu Öykü yeni bir kitabın konusu olabilir. Bizim şimdiki Öykümüzse
burada bitiyor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar