( Kendi öznel yorumum olarak bu BENCEyi yazmaktayım, bir araştırma ya da bir belge istiyorsanız size kendimi sunarım. )
En güzel yazılar, romanlar ya da sizi diğerleri gibi alıp götüren sürükleyici şiirlerin bir çoğunun yazanına hiç dikkat etmişmiydiniz?
Peki şairi, romancıyı, kalemi tanımadan bir şeyler okunur muydu?
Aslında ikisinin cevabıda hem EVET / hem HAYIR. Cemal Süreya'yı anlamak için sürgün hayatını kismende bilmemiz gerekirken Nazım için bu söz konusu değildi. Peki neden değildi? Aslında çok basit cevabı, aynı duygulara sahiptik çünkü. Bizde karşıydık emperyalizme, sömürgeye, atom bombasına.. Uzun lafın en kısası kalemler değişsede insanlar için cevap her zaman ya EVET olur ya da HAYIR.
Yine kısacası iki cevap hakkı olan, özgür olduğunu sanan insanlardan başka bir şey değiliz.
Her neyse buraya kadar dediğim her şeyi unutabilirsiniz :) Benceme geçmek gerekirse,
Hiç merak ettiniz mi Cahit Sıtkı'nın " Yaş Otuz Beş " ya da " Ölümü Düşünüyorum " şiirlerini neden bu kadar iyi yazdığını? Merak etmenize gerek yok çünkü en basit edebiyat kitapları bile Cahit Sıtkı'nın ölümden korkusunu, geçen günlere olan nefretini yazar. Neyse konumuz tam olarak bu değil, bu korku. Cahit Sıtkı'nın bu korkusu onu içine kapatıp, kendi dünyasında böyle güzel ve her insanın içine işleyen şiirler yazmasına neden olmuştur. Düşünsenize, bir odadasınız ve aklınızda sadece ölüm var ( ki bazılarımızın bunu düşünmesine gerek yok, bilirler. ) ve siz yazıyorsunuz. Başarısız olma gibi bir ihtimaliniz var mı?
İçe kapanık kimselerin iyi yazmasının diğer bir nedeni ise çok konuşmazlar. Anlatmak istediklerini konuştukları gibi değilde, hissettikleri gibi anlatmaya meyillidirler çünkü. Onlar, duygularıyla baş başa kalmaya alışıktır.
Duygularıyla konuşan insan mı daha iyi anlatırdı sizce de yoksa birisiyle konuşmayı beceren bir insan mı?
- Özdemir Asaf yazar, Cem Adrian söyler ( Kar eriyince, Beyaz kalır mı gece? ) Sadece 6 kelime ile demek istediklerimi özetlemeye çalıştım, umarım anlaşılır bir bence yazıyorumdur :)
Peki Özdemir Asaf demiştik;
Beklemektir onun içe kapanıklığıda. Ha, böyle diyorum ya sakın yanlış anlaşılmayayım, hakaret ettiğim falan yok elbette. Hatta kendimi yine hem Özdemir Asaf'la ifade edeyim hemde içe kapanıklığın güzelliğinden bahsedeyim;
Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.
Bildiğiniz üzere Yunus Emre sevdiği eşini ve çocuklarını kaybettikten sonra yollara düşer ve düştüğü yol onu gerçek aşka kavuşturur. Sizce gerçek AŞK'a hakaret edebilir miydim? Yunus yolları bounca, dergahta kalışlarında pek konuşmadan eğitimini almıştı o yüzden onunda içe kapanıklığı sesizliği ve yanında tek olan HAK'tı diyebiliriz.
Bir garip ölmüş diyeler Üç günden sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin
Hey Emre'm Yunus biçare Bulunmaz derdine çare Var imdi gez şardan şara Şöyle garip bencileyin
Peki siz Nazım'ı bilir misiniz? Yoksa sıkıldınız mı? Sıktıysam eğer özürlerimi sunayım ama Nazım Hikmet RAN'ıda es geçemem. Geçmeyeceğim de.
Şüphesiz ki Nazım'ın da en büyük içe kapanıklığı Piraye si olduğu gibi Vatanıydı da. Aslında Nazım hakkında yazacağım çok şey var ama ben size seyre bırakıp Bencemi bitireceğim, hala okuyan varsa okuduğunuz için teşekkür ederim :)
Beni sen akşamcı ettin Hayal sevgilim Elde kadeh Dilde sen Her akşam bu sofrada bir rüzgardır esen
Yıldızlara isimler verdim kendimce Biri hayal Biri gurbet Biri hasret Biri hep o güzel memlekettir memleket Sokaklarında büyüdüğüm seninle Buluştuğum gözlerinle O güzel memleket bir yıldıza adını verdi Akşamları göğe kaldır başını seyret Belki geçmişin ışıkları henüz sönmemiştir Belki resimler kaybolmamıştır Belki isimler unutulmamıştır Belki batmayı unutmuş güneşler vardır gökte Seyret aynaya bakmadan seyret gökyüzünü Bir yıldız göz kırpıyorsa Veya bir ışık kayıyorsa Benim kadehimdir şerefine kalkan Işıklara doğru Sana doğru Şiirler geliyor gökyüzünden Bu bilinmeyen hayal meyhanesinden
Beni kimse görmedi Ben kimseye el sallamadım Seninle meşguldum Tanıdıklar görmüşse de ben onları tanımadım İnanır mısın senden başkasını da pek sallamadım
En İyi Cevaplar