Upuzun bir aradan sonra kısa filmlerle ilgili ikinci bir bence ile tekrar sahalara döndüğüm şu dakikalarda siz de yanınıza bir fincan kahve ya da çay alıp arkanıza yaslansanız iyi edersiniz. Ya da siz en iyisi çayın, kahvenin yanına atıştırmalık bir şeyler de ekleyin. Çünkü, bir müddet vakit harcayacağınız keyifli bir bence ile haşır neşir olacaksınız.

İlkinden farklı olarak kısa filmlerle ilgili bilgi vermekten uzak ve bu defa sadece izlemekle kalmayıp filmlerle ilgili kısa değerlendirmeler de yapacağım için benzer bir tutumu sizden de yorumlarınızda bekliyorum. O yüzden önce bir güzel keyfini çıkarın, sonra da bir zahmet klavyeleri çalıştırın arkadaşlar!..
Haydi, içecekler ve atıştırmalıklar hazırsa başlayalım…
1. Plurality :
Uzun metrajlı filmlerdeki çekim kalitesini ve oyunculuğu aratmayacak nitelikteki bu yapım, taktiri de hak ediyor kesinlikle. Konu itibarı ile alışılagelmiş bir bilim kurgu gibi gözükse de asıl mesele, teknolojinin ulaşacağı boyut, bunu devletin kullanım şekli ve insanların buna bakış açılarının ne olacağı! Bu teknoloji sayesinde, yeni bir düzene mi ilerliyor dünya yoksa bir kaosa mı? Ayrıca sitedeki ‘’deep web’’ meraklılarına da bir haber vereyim, o mecradaki herkes, hem devlet hem de illegal kişiler tarafından izlenebiliyor! Şimdi filmi izleyip bir de siz düşünün neler olabileceği hakkında.
2. Leave Me :
Bazen öyle anlar yaşarız ki hayatımız boyunca o andaki duygu ve düşüncelerimiz bütün somutluğuyla zihinlerimize işlenebilir. O an duyduğunuz üzüntü, sevinç ya da her ne duygu, istekse her an dönüp geçmişe baktığınızda tekrar tekrar yaşamak isteyebilirsiniz. Bu duygu ve özlemi, istemeden ya da bir şekilde kaybettiğiniz yakınlarınız, sevdikleriniz için belki daha çok hissedersiniz. Ve ölüm, bu duyguları bize yaşatan en bariz anlardan biri olarak karşımıza çıkabilir tam bu anda. O yüzden geride kimi bırakırsanız bırakın, yaşadıklarınızdan pişman olmamak için söylemeniz gereken ne varsa eyleme dökmeniz gereken ne varsa zamanında ve o anı en güzel şekilde yaşayarak söylemek, davranmak gerekiyor sanırım. Yoksa bir gün bir fotoğraf karesinde donup sonsuza kadar orada yaşamayı isteyecek kadar yakıcı bir özlemi ciğerlerinizin her karesinde hissedebilirsiniz ve buna asla fırsatınız olmayabilir. Yazdıklarımı, bir de filmi izledikten sonra düşünün bakalım!
3. Melek :
Bu çağda ‘’her şey üzerime geliyor, yeter artık’’ diye paranoyaklaşıp etrafımızdaki her şeye ve herkese isyan ettiğimiz anlar hiç de az değil. Bazen işteki minik bir tartışma bazen çevremizdeki insanlarla yaptığımız bazı münakaşalar veya sevgiliyle ya da eşle yaşanabilen küçük tartışmalar, desteklediğimiz takımın o hafta kaybetmesi bir sinema kahramanı gibi rol kesmemize ve dünyaya isyan etmemize rahatlıkla sebep olabiliyor. İyi, güzel de kardeşim hiç nelere isyan ettiğinizi düşünüp sizden başka dünyada yaşayan onca insani soruna, onca felakete ve savaşın yol açtığı yıkıma, yok olup giden insanlığa dönüp baktınız mı, yoksa omuzlarınızdaki minik sorunlar etrafınızı görmenizi mi engelliyor? Bunları ben de kendime sordum filmi izlerken! Etrafımızdakilerin ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmek gerek isyan etmeyi tercih etmeden önce. Peki, uzatmadan bu Türk yapımı kısa film için son bir uyarı: Meleğe dikkat edin! :)
4. Çarpışma :
Tesadüf mü yoksa kader mi?.. Başımıza gelen iyi ya da kötü onca olay, etrafımızdakilerle yaşadıklarımız ve hatta kurduğumuz cümleler, mimiklerimiz bile belli nedenlerden çıkıp belli noktalara varmamızı sağlıyor galiba. Bunların hepsine tesadüf ya da kader demeden önce kendimizi de bir kenara çekip neleri doğru neleri yanlış yaptığımızı bir sorgularsak fena olmayacak. Yoksa ah kaderim, ben ne yaptım da felek bana bunları reva gördü, diye sızlanıverirken buluruz kendimizi. Bir başka deyişle ‘’mantarlamadan’’ önce birkaç hamle ötesini düşünmekte fayda var kesinlikle! Eğlenceli bu Türk yapımını izlerken tesadüf mü kader mi, diye sorun bakalım siz de kendinize.
5. Cut :
Zahmete katlanıp bu filme kadar geldiğinize göre sonunda ödül olarak korku diyarının berberiyle tanışmaya da hazırsınız demektir. Üzerine söylenecek pek bir şey olmasa da dolunaylı bir gecede küçük bir berber dükkanında neler olabileceğini siz de merak ediyorsunuzdur eminim! Haydi ama, merak ettiğinizi biliyorum, cesaretinizi toplayıp oynat tuşuna basın artık. İyi eğlenceler :)
Arkadaşlar, son olarak aylar önce paylaştığım kısa filmlerle ilgili ilk bence’nin linkini de merak edecekler için aşağıya iliştiriyorum. Sonra ben görmedim, okumadım, duymadım demeyin; beni de dellendirmeyin.
Vakit ayırıp izleyen arkadaşlara şimdiden teşekkürler, görüşmek dileğiyle…
https://www.kizlarsoruyor.com/kultur-sanat/a15483-bir-solukta-izleyeceginiz-5-kisa-film
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar