IMDB SAYFASI

Vin Diesel'i Fast & Furious'tan Dominic Toretto ya da Riddick hatta Xander Cage olarak görmeye alışkın olanlar kendisini bu sefer de bir "Cadı Avcısı" olarak seyredecekler. Elbette son cadı avcısı. Hikayenin bilinmedik veya özel bir yanı yok. Bir tarafta kötü kraliçe cadı ve ekibi dünyaya hükmetmenin peşinde. Karşılarında da Kaulder rolünde Vin Diesel. Ona eşlik eden Michael Caine, Elijah Wood, Game Of Thrones'un Ygritte'si olarak tanıdığımız Rose Leslie dikkat çeken isimler. Kaulder Kraliçe Cadı ile son karşılaşmasında lanetlenerek (!) ölümsüz ve yenilmez bir insan olur. Kraliçe Cadı ona ebedi yaşamı vererek acı çekmesini sağlar. Orta çağın başlangıcında geçen bu sahnede Kaulder uzun sakalı ve Mohikan stili saç kesimiyle orman kaçkını bir görüntüdedir. Aradan 800 yıl geçer ve hikayemiz bu kez Manhattan'ın sokaklarına taşınır. Kaulder aşina olduğumuz Vin Diesel görünümündedir. Saçlar kesilmiş ve sinek kaydı traş ile. Artık yarı zamanlı olarak Cadı Avcısıdır. Katolik Kilisesi ile yaptığı anlaşma gereği Kaulder insanlığa zararlı davranışlarda bulunan cadıları yakalamaktadır. Bunun karşılığı olarak da kilisenin parasıyla gününü gün ederken kendi emrine verilen uşakla (Michael Caine) gırgır geçmektedir. Düşürdüğü kadınlar ile güzel zaman geçirmekten kalan vaktinde de cadı avcılığı ile uğraşmaktadır. Bu noktada cadı avcımızın zevk-i sefa içerisinde zaman geçirmesine mi yoksa üstad Michael Caine'nin bu role nasıl düştüğüne mi şaşıralım karar vermek zor.

Hikayenin buraya gelirken ki çıkış noktası DC Comics'in Constantine'i ile Blade karışımı. Senaryo basit. Biraz cadı meselesi, azıcık dünya işgali, komplolar ve entrikalar. İşin kalanını görsel efektler çözüyor. Yönetmen Breck Eisner'ın bu projedeki vasat performansı da filme olumlu katkı yapmıyor.
Dizide bir çok cadının varlığına işaret edilirken önemli sahnelerde kayıp olmaları, kolluk kuvvetlerinin bu işlere karışmayıp her şeyi Kaulder'e bırakmaları filmin tadını kaçıran bir çok unsurdan sadece bazıları. Cadılar üzerinden ön yargılarımıza yapılan göndermelerden de geri kalınmamış. Filmin tutar tarafı yokken bir de sevgi söylemleri iyice havada kalıyor.
Steve Jablonsky film müzikleri denince akla gelen isimlerden biri olsa da bir Rolling Stones şarkısı olan Paint It Black'i seslendiren Ciara 6 yıllık aradan sonra geri dönüşüyle dikkat çekiyor. Her ne kadar şarkı bir hit olmasa da Ciara'nın başarılı vokaline hakkını teslim etmek lazım.
Artan kiloları ve seri filmler furyasında yer bulan Vin Diesel için başarısız bir yapım. Muhtemelen gişede filmin maliyetini bile çıkartamayacak yapım ileride televizyon gece yarısı kuşağında yayınlanan filmlerden birisi olarak hatırlanacaktır.
Filmden akılda kalıcı bir replik ;
Kaulder: You know what I'm afraid of? Nothing.
Notu : 10 Üzerinden 5
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar