Mozart diyince hepimizin aklına Klasik müziğin Dâhi çocuğu Wolfgang Mozart ve besteleri gelir. Peki Mozart ailesinin diğer fertleriyle tanışmak ister misiniz?
Benceyi okurken bir yandan da Mozart'ın son bestesini dinleyelim..(Türk Marşı'nı bilerek seçmedim)
Okuduğum ve de çok etkilendiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum size. Nancy Moser, “Mozart’ın Kız Kardeşi” adlı kitabında Mozart ailesinin hayatına dahil ediyor bizi. Mozart ailesinin son çocuğu Wolfie’nin, bir de kendisi kadar yetenekli bir ablası vardı. Yakınları kendisine “Nannerl” diye seslenmekteydi. Wolfgang ve Nannerl küçük yaşta birlikte konserler vermiş, hatta bir dönem “Harika Çocuklar” diye adlandırılmışlardı. Ama bunu çoğumuz bilmemekteyiz. Bunun nedeni Wolfgan’ın ablasından daha yetenekli, daha zeki olması değil; erkek olması…
Wolfie küçük yaşta başka bir meslekte çalışmayı istediğinde ona böyle hayaller kurmaması gerektiği ve ünlü bir besteci olacağı söylendi. Ablası ise dönemin ilk ve en büyük kadın sanatçısı olmak istediğinde ona layık görülen yer, eşinin ve çocuklarının yanıydı.
Çocukken her şey peri masalı gibiydi. Kardeşi ile birlikte soylulara, kraliyet ailelerine konserler vermiş, herkesi büyülemişlerdi. Nannerl, o yaşta bir çocuğun göremeyeceği ülkeler görmüş, maddi ve manevi değeri olan hediyeler almıştı. O zamanlar ünlü olmak şimdiki kadar basit değildi tabi. Bu uğurda ülke ülke, şehir şehir gezmiş; tanınmak için her yolu denemişlerdi. Ama büyümeye başladığında hayat onun için tam tersi bir yol çizmeye başladı. Kardeşine keman dersleri verilirken, kardeşi Wolfgang besteler yaparken ona verilen görev bu besteleri kağıda yazmaktı. Nannerl ne zaman beste yapmak istese piyanonun başından kaldırıldı.
Sonunda Nannerl için turneler sona erdi. O ve annesi doğup büyüdüğü Salzburg’a dönerken, kardeşi Wolfie ve babası turnelere devam ettiler. İnkâr ve kıskançlık duygusu Nannerl’ın en güzel yaşlarını boşa geçirmesine sebep oldu. O, bu dünyaya bir aile kurup boş bir hayat yaşamak için gelmemişti, tek istediği müzik yapmaktı.. İtaatkâr yapısı, kardeşinin aksine hayallerinin peşinden gitmesine engel oldu.
Şimdi belki şartlar daha iyi ama geçmiş yüz yıla dönüp baktığımızda eşitsizlik konusunda bir arpa boyu yol gidemediğimizi görüyorum.
Nancy Moser, kitapta Nannerl'ın (Maria Anna Mozart) gözünden hayatını, acılarını, sevinçlerini, tutkusunu, aşkını, müziğini, Mozart ailesinin bilinmeyen yönlerini gözler önüne sermiş ve etkileyici bir eser çıkarmış ortaya.. Babaları Leopold'un mektupları saklamaya gösterdiği özen sayesinde yüzyıllar öncesine yolculuk yapıyor, ailenin bir ferdi oluyorsunuz.
Kitabı okuduktan sonra Nannerl'ın hayatının bir de film uyarlaması olduğunu gördüm ama izledikten sonra kitaptaki etkiyi hissedemedim.

Kadınların 2. plana atıldığının anlatıldığı 'Mozart'ın Kız Kardeşi' adlı kitabın özetini ve detaylı yorumumu blogdan bulabilir ( blog linki ) ya da dilerseniz kitabı okuyabilirsiniz. 2.seçeneği yapmanızı tavsiye ederim :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar