Bizi Yazımızdan Tanıyabilir Misiniz?

Size iki paragraf verip hangimizin yazdığını bulmanızı istiyoruz. Biri benim, diğeri arkadaşımın yazısı. Tahmin oyunu gibi düşünebilirsiniz! İsteyenler kaba ve kırıcı olmadan eleştirebilir. Yorumunu da katabilir 🌱

Ortak soru: @EmileZolarou

Edebiyat durağıma hoş geldiniz!
Edebiyat durağıma hoş geldiniz!

Hadi başlayalım! Türkçe paragraf sorularını andırmış olabilir ama biraz sabır🌷

1. Paragraf

İlkbahardaysak şunu söylemeliyiz ne yaptığımızın farkına anca güneşi gördüğümüzde varırız. Kardeşim Jio ve ben sekiz ve on iki yaşlarındayız. Öğrendiğimiz şeyleri saymaya kalksak sayı saymayı bilmediğimiz ortaya çıkar. Ama biz yine de sayalım: Geceyi kulaklarımızı ağrıtarak ninni söylediğini sanan kurbağalarla kapadıktan sonra sabahı yağmurla açıyoruz. Yağmurlu günde ne iş olur? Öncelikle annemizin yaptığı kahvaltıya yardım etmeliyiz, o bizden erken kalkıp önceki günden mayaladığı çöreği pişiriyordur. Ben ve kardeşim ise sofrayı hazırlamalıyız. Bunun için on beş yumurta, iki çanak süt ve dut pekmezi çanağıyla işimiz var. Kardeşim küçük olduğu için her yaptığı işten önce bana soru soruyor. Ona soru sormanın bu kadar iyi bir şey olmadığını öğretmeliyim ama bende o sıralar bunun farkında değildim. Kahvaltıdan sonra mısır ve çavdar ektiğimiz tarlaya doğru gidiyoruz. Tabi yanımızda kahvaltıdan arta kalanlar ve yavaş geçen zaman var. Zamanın farkına varmam bir anda oldu.

O da diğerleriyle saklambaç oynadığımız bir gündü. Ayıptır söylemesi iyi saklanırım, onlar beni bulamadı üstüne üstlük benim varlığımın farkına bile varmadan evlerine gideceklerdi. Onları izlediğim yerde zamanın farkına vardım. İşte görünürde oradasın ama hareketsiz baktığın ve izlediğin yer zaman içinde hareket ediyor. Öğrendim işte zamanı durdurmak, onu fark etmenizi sağlıyor. Tarlada her zamanki gibi eşeleme, biçme işlerimiz vardı ama bugün çalışmak istemedim. Annemle yaylaya inek otlatmaya gideceğim hem orada belki gökkuşağını görürüm. Renklerle tanışmam onunla olmadı ama bütün renkleri bir arada gördüğüm şey odur. Evdeki gökkuşağı o kadar canlı görünmüyor yayladaki ise üstünde kaymak isteyeceğiniz türden. Ama nerede başladığını bulamıyorum. Bunun nerede başladığını anneme sorduğumda ise, bastığımız toprağın sonunda dedi bu toprağın sonu yok ki diyemedim o benden de cahildir. Bu arada kardeşim erkek bense kızım yani onun ablasıyım sürekli benimle uyuyor. Annemden çok bana soru soruyor.

Ve ben ne kadar cahilsem o da en az benim kadar cahil kalacak bunun için olduğu kadar çok şeyi öğrenmeliyim ama kimden öğreneceğim? Büyükler daha çok işle meşgul, bizde onlarla birlikte soru sormadan yaşıyoruz aslında fazla soru sorma hakkımızda yok. Büyüyünce büyüklere çok garip sorular soracağım mesela neden cahil değildiniz?

denizle çimenin birleştiği yer
denizle çimenin birleştiği yer

2. Paragraf

Bir yaz akşamı kumsalda oturuyordum. İçimin doluluğu, beni hayattan kopardı. Söyleyeceklerim öyle birikti ki yapacaklarımın yerini aldı. Denize en yakın, olası bir dalgada ıslanacağım bir şezlonga gidip oturdum. Arkama yaslandım ve etrafıma baktım. Hava kararınca herkes panikle eşyalarını toplayıp gidiyordu. Karanlık çökünce insanları bir korku dalgası sarıyordu. Bense orada kalıcıymış gibi izledim gidişlerini. Hava iyiden iyiye kararınca gece geldi. Günün en sevdiğim ânı. Geceyi aydınlatan on kadar yıldız konuş benimle dercesine süslüyordu gökyüzünü. Gözlerimi denize çevirsem de onlar bakmaya devam edince daha fazla tutamadım içimde. Zihnimi labirente çeviren bu düşünce selini döküverdim onlara. Hem yıldız değil mi her türlü, her şekilde parlar.

İnsan ne zaman yitirir kendini? Empati anlayışın kalbinden mi gelir? Herkes ağlarken neden kahkaha maskesine sığınır? Yalnızlık korkusu nereden dökülür üstümüze? Neden kötülük dahi iyilik rolü yapar? Vicdan mıdır insanın umudu? İnsanı ne hayata bağlar? Neden öfke duymak anlamaktan daha kolay gelir bize? Hayal gücü gerçekle mi savaşır olgunlukla mı? Karamsarlık mı öldürür insanı vazgeçmek mı? Bitmek bilmez sorularımı sorarken bir ses duydum ve soluklanmak bahanesiyle durdum. "Yanlış yapıyorsun ama yanlış değilsin. Soru sormayı bırakma. Ama sorular kadar kime sorduğun da önemli. Meraklısın ama bilge değilsin. Zihnin soru veriyorsa cevabını da kalbin üretiyordur. Tek yapman gereken dışa değil içe bakmak. Uzaklara gitme, derinlere in. İşte budur kendini bilmezlerin hakim olduğu bu çağda aklı diri tutmanın formülü." Bunu söyleyense Ay'dı. Her yıldızın bir soruyu hak ettiğini düşünürken sorgumun sonunu getiren bir Ay ışığı oldu. Bende cevap verdim yeni sorularla: Ya nasıl? Zahiri görmek kolay, ile nasıl dönerim? Derine nasıl iner, tenimden sıyrılırım? Cevaplar umuduyla gökyüzüne baktım. Gözlerimi geceyle tezatlık oluşturan Ay'a çevirdim ama sanki benim rolüm bitti dercesine bulutların arasına saklandı.

Ayağa kalkıp yürümek istedim biraz. Belki denize kulak vermenin vaktidir diye düşündüm. Henüz dördüncü adımdaydım ki bir dalga geldi ve ayaklarımı ıslattı. Geri çekildiğindeyse bir istiridye vardı önümde. Hemen bulunduğum yere çöküp kumdan bir taş çıkardım. Bu gecede normal olmayan şeyler vardı. Ay'dan ışık alır gibi öğüt topluyor, denizden hediye alıyorum!.. Taşla istiridyeyi açtığımda karşıma sadece inci çıktı. Bir mesaj, not ya da cevap beklerken böylesi normal bir şeyle karşılaşmak bana anormal geldi. Bu ne şimdi? dedim kendi kendime. Yaşlı, taylı bir ses duydum: Serâ hadi uyan kızım ve gözlerimi açtığımda hepsinin rüya olduğunu anladım. Yanımda beni uyandıran büyük anneme bir rüya gördüğümü ve tabirini merak ettiğim söyledim. Beni kırmayıp dinledi o da. Bütün bunlar ne anlama geliyor? diye heyecanla sorduğumda bana şu cevabı verdi tanıdığım en akıllı insan: İnsan bazen görmek ister, çabalar da ama göremez. Görmek istediği hemen yanında dahi olsa. Sende bunu yaşamışsın. Cevabın kendisi verilmiş rüyanda ama anlamamışsın. Cevap istiridye. Sen nasıl hemen bir taş bulup istiridyeyi açmış ve incisi ne ulaşmışsan kendi incine de aynı şekilde ulaşacaksın demek. Unutma Serâ, bilgeliğin anahtarı meraktır.

Okuduğunuz ve katıldığınız için teşekkürler!

Ödülümüz de, sonraki edebi soruma (bencede diyebiliriz) konuk olmak🏆

#yazartahmini

Bizi Yazımızdan Tanıyabilir Misiniz?
Cevapla