Türkçe Bozuluyor

Son zamanlarda kafama epey takılan bir konu var. Dilimize yabancı kelimelerin girmesi, unutulmaya yüz tutması.
Kafelerin adları, diksiyon problemleri, kelimelerin telaffuzlarında yaşanan sıkıntılar, şive ve daha cabası.
Türkçe Neden Yozlaştı?

Peki neden böyle oldu? Niye dilimiz yozlaşmaya, yok olmaya başladı? Bu soruların cevabı çok basit. Eskiden teknoloji gelişmemiş, yayılmamış olduğundan insanların yapabileceği, kendilerine faydalı olacak en iyi aktivite kitap, dergi tarzı şeyler okumaktı. Okumak diksiyonu önemli ölçüde geliştirir.

Keza sosyalleşmekte öyle. 10 kişiden 9'u telefonuna, tabletine ve bilgisayarına hapsolmuş bir vaziyette. Muhabbet etmek için buluşan insanların dahi ellerinden teknolojik cihazlar düşmüyor.
Başkalarıyla konuşmaya vakti olmadığını söyleyip, zamanını boş yere öldürmek bizlere daha mantıklı geliyor. Bu önemsiz şeyleri neden söylüyorsun ? Saçmalıyorsun, neden bu kadar boş yapıyorsun ?
Diyen arkadaşlarıma ithafen, bir kaç röportaj örneğini incelemeye davet ediyorum. Dildeki bozulma evrelerini 70'ler, 80'ler, 90'lar ve günümüzde yapılmış birer röportaj videosundan anlayabilirsiniz.
Dilde Bozulma Evreleri
70'lerde Lisan Kabiliyeti
1974 senesinde İstanbul'un hala daha çekilmez dertlerinden biri olan, trafik sorununu ele alan, arşivlerden kalma bir röportaj. Yüksek ihtimalle "Saçmalıyorsun!" Diyenlerin bir çoğu videodaki şoför amcanın torunudur.
80'lerde Lisan Kabiliyeti
80'lerin başında, insanlara ne tür müzik dinledikleri hakkında yapılmış bir röportaj.
90'larda Lisan Kabiliyeti
Hoşgörünün ne anlama geldiğine dair, 90'ların epey başında yapılmış bir röportaj. Dikkatli bir şekilde izlerseniz, dilde bozulmaların meydana geldiğini rahatlıkla görebilirsiniz.
Günümüzde Lisan Kabiliyeti
Ve bu da ülkece geldiğimiz son nokta. Videoyu izlerken kendinizi Einstein gibi hissederseniz çok da şaşırmayın.
Özümüzü Kaybediyoruz

Lisanımızın yok olması toplumsal bir sorundur. Araplaşmanın, kendi kültürümüzden kopmanın önünü açan bir diğer etken de budur. Dilin unutulmasının bir diğer sebebi de sosyal mecralar.
"Telefon şeytan icadıdır." Diyen birtakım eşhas gibi naralar atmayacağım. Tahlil edemediğim nokta şu; "Nasılsa, sosyal medyadayız. Neden yazım kurallarına dikkat edeyim ki? Gibi söylemler savurup, tonlarca hata yapanların da bunda payı var.
Cümleye büyük harfle başlanması gerektiği, tümce bittiğinde nokta konulması, söz veya söz grupları yazılırken virgül kullanıldığını bilecek yaşta insanlarız. Zira saymış olduğum bilgiler İlkokulda okutulan, öğretilen ve bilinmesi gereken şeyler.
O yüzden bunun için Edebiyat veya Türkçe öğretmeni olmaya gerek yok. Arkadaşlarımızla konuşurken de nasıl bir lisan kullandığımıza da pek dikkat etmiyoruz.
Sanırım bunu aşağıdaki konuşmaya göz atarak anlayabiliriz.
-Nabiyon?
- İyim sen nabiyon?
- Yav valla cok sıkılıyom yapacak dek bir şey yok anasıni satim
- Ben de oyleyim kankitom ya
Ve, lanet olası diziler...

Eh, Türkçe'nin yozlaşmasını konu alan bir yazı da dizilere değinmemek olmaz. Günümüzde önemli bir popülerite yakalayan dizilerde dahil olmak üzere eskilerden kalma, klasikleşmiş kült yapımlar da dili bozan nedenlerden.
Günümüzün büyük bir vaktini televizyon karşısında dizi izleyerek, film seyrederek geçiriyoruz. Seyre daldığımız o yapımlar hiç mi dilimize tesir etmiyor ? "Yapıyom, geliyom, ediyom, gidiyom, okey, seviyom," Tarzı kelimeleri hiç mi duymuyoruz ?
Kitap Okuyun, Okutun, Okutturun!

Dilimizi güzel kullanmanın, diksiyonu geliştirmenin en hızlı ve en iyi yoludur. Benim düşüncem, fikrim bu yönde. Kitap okumak yalnızca lisanı değil, kültür düzeyimizi de etkiler. Bu açıdan önemlidir. Sorgulayan, bilinçli bir toplumun temeli kitaplardan geçer.
Elalemin Nasıl Konuştuğundan Sana Ne?

Peki ben niye Türkçe'nin yozlaşmasını bu kadar kafama takıyorum? Elalemin nasıl konuştuğu bana mı düşmüş? Yalan söylemeyeceğim. Bunu sorguladığım da oldu.
Başkalarının dili kullanım biçimi beni alakadar etmiyordu ki. Sonra düşündüm. Doğru muydu yaptığım? Ülkesini seven bir insanın görevi "Beni ne ilgilendirir, boş ver." Demek miydi? Yoksa düşünmeye dahi tenezzül etmemek miydi ?
Benim kanımca hiç biri değildi. Milletini önemseyen, düşünen herkesin insanları bu konuda teşvik etmesi en doğrusu olacaktı. Zira Araplaşmanın ve Batılılaşmanın önüne geçmenin, kendi özümüze bağlı kalmanın yollarından bir tanesi de buydu.
Ben karınca kararınca uyarı niteliğinde bir yazı yazmaya çalıştım. Beğenmişseniz, ne ala. Sizlerden rica ettiğim tek bir şey var. İnsanları buna teşvik edin, ettirin.
Grigori Petrov'dan Bir Replik

"Öncelikle dilimizi saymalı ve korumalıyız; o var olduğu sürece biz kendimizi halk olarak hissedebiliriz. Atalarımızın dili kaybolursa, halk da kaybolur ve mahvolur."
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer