Yüzüğün Gerçek Efendisi! TOLKIEN!

Uzun süredir, yani yaklaşık 10 dakikadır, bu gece ne izlesem diye düşünüyorum. 10 dakika uzun bir süre değilmiş gibi görünebilir, ancak eğer karşınızdaki listede Yüzüklerin Efendisi yer alıyor ve siz hala acaba ne izlesem diye düşünüyorsanız, o masum 10 dakikacık aslında boşa geçmiş üç insan ömrüne bedeldir.

Al mısırını, al kolanı, ya da artık neyden keyif alıyorsan, ve orta dünyaya yapılan bu yolculuğa katıl.

Zira bu seri, sinema sektörünün efendisidir.

Gelelim konumuza, tercihimi efendiden yana kullanmışken, evimin de bunu yapabileceğim sessizliğe, huzura ulaşması için henüz 1-2 saatim var iken, bu süreyi size yüzüğün gerçek efendisini anlatmak için kullanmaya karar verdim.

Peki kimdir bu efendi?

Elbette John Ronald Reuel Tolkien'dır.

J.R.R.TOLKIEN
J.R.R.TOLKIEN

Ancak başlamadan uyarıyorum, hem Tolkien hem de eserlerini irdelemek gibi bir işe kalkışıldığı takdirde, destan boyutlarına ulaşacağından, bu bence şimdilik ilk basamak olarak olayların hayat bulduğu zihni tanıtmaktan öteye geçmeyecek. Ayrıca kendisini " Tolkien " olarak anacağım, zira böyle tanıdım.

Hadi başlayalım.

Çocukluk evresi

John Ronald Reuel Tolkien, tarih 03 Ocak 1892'yi gösterdiğinde, bir İngiliz sömürgesi olan, Güney Afrika'nın Bloemfontein şehrinde, o zamanlar adı Oranje-Vrystaat (Özgür Orange Devleti), Arthur-Mabel çiftinin çocuğu olarak dünyaya geliyor.

Aslında bir banka müdürü olan Arthur Reuel Tolkien daha iyi bir hayat yaşamak arzusu ile geldiği bu yerden, Güney Afrika iklimin yarattığı sıkıntılar sebebi ile ayrılmak, memleketine dönmek istiyor. Önce karısı ve çocukları dönüyor İngiltere'ye.

Ancak ailesi, ailenin babasının gelişini büyük bir hevesle beklerken, Güney Afrika'dan gelen şey kara haber oluyor. Arthur Reuel Tolkien ailesine kavuşamıyor ve hayata gözlerini yumuyor.

Babasını yitirmiş olan aile küçük şirin bir köye, Birmingham şehrinde bulunan Sarehole.

Sarehole
Sarehole

İlerleyen yıllarda gerçek Shire denilecek olan bu yer Tolkien'ın esin kaynağı oluyor bir nevi. Ne kadar güzel değil mi? Yeşilin tüm tonları var. Gerçekten anımsatıyor Shire'ı.

Öğrencilik hayatına ise King Edwards School 'da başlıyor, küçük bir okul değişikliği serüveni yaşıyor ailevi sebeplerden ancak daha sonra burs kazanarak okuluna geri dönüyor.

14 Kasım 1904. Mabel şeker hastalığı sebebi ile hayatını kaybediyor.

Zaten yoksul bir yaşam süren çocuklar, annelerinin ölümü ile bunun en serthalini yaşamaya başlıyorlar. Bu noktada ise hayatlarına Peder Francis giriyor. Anlayışsız teyzeleri Beatrice onları Peder'in gözetimine veriyor.

Bu dönem Tolkien'ın kendi olmaya başladığı zamanlar. Önce dil yeteneklerini sergilemeye başlıyor genç adam, sanatın temeli denilecek diller olan Yunanca ve Latinceyi ustalıkla konuşur hale geliyor, Gotik ve Fince'de de çok büyük ilerlemeler katediyor.

Ayrıca bu dönemde Elfçe adını verdiği, kendi dilini oluşturmaya başlıyor. İlk adımlarını bu dönemde atıyor.

Videoyu 02:00 itibari ile izlediğinizde duyacağınız büyülü sözcükler Elf dilinde. Kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi?

Bir iki örnek daha vermek gerekir ise, Gamgee adında bir pamuk markasından çok etkilenmiş Tolkien, hatta öyle etkilenmiş ki bu ismi anlatacağı öykülerin en önemli karakterlerinden birine vermiş.

Samwise Gamgee
Samwise Gamgee

Bir diğer örnek ise Birmingham'da bulunan Perrott's Folly isimli 29 metrelik bir kule. Yakınlarında bir kule daha varmış aslında, ancak ona dair bir şeye ulaşamadım.

Perrotts Folly
Perrott's Folly

Lakin bu kulenin Tolkien'a ne konuda ilham verdiği birçoğunuzun tahmin ettiğini biliyorum.

Barad-dûr
Barad-dûr

Tüm bunları yaşadığı dönemin en güzel kısmı ise aşk ile tanışması oluyor. Tolkien hayatının aşkıyla bu dönemde tanışıyor.


LÚTHIEN

Yüzüğün Gerçek Efendisi! TOLKIEN!

Tolkien 16 yaşında iken kendisinden 3 yaş büyük olan Edith Bratt ile karşılaşıyor. İki genç birbirlerine aşık oluyorlar. Birbirlerine mektuplar yazıyor, sık sık gizli gizli buluşuyorlar.

2 sene devam ediyor bu tutkulu aşk.

Ta ki Peder Francis durumdan haberdar olana kadar. Peder durumu öğrendiği anda müdahale ediyor, Tolkien'ı uyarıyor ve Edith ile görüşmesini yasaklıyor. Ve öyle güzel bir şekilde uyuyor ki Tolkien yasağa, ne görüşüyor sevdiği kızla, ne mektup yazıyor. 2 senelik ilişkileri bu şekilde sekteye uğruyor. Böylelikle anlıyoruz Pederin Tolkien'ın gözündeki değerini.

3 sene geçiyor aradan. 1911 senesi yazında Tolkien İsviçre'de bir partiye davet ediliyor. Partide yasaklı aşkı ile karşılaşıyor. Edith de, o da eski günlere dönüyorlar bir anda, küllenmeye başlamış olan aşkları yeniden alevleniyor. İşin garibi ne biliyor musunuz? Edith nişanlı. Ancak Tolkien'ı seçiyor, atıyor nişanı. 1916 senesinde ise evleniyorlar.

Edith Tolkien
Edith Tolkien

Adamsın Edith!

Edith'in ormanda yürüyüş yaparlarken eşine yaptığı bir danstan söz edilir, öyle etkiler ki bu Tolkien'ı, benim diyen edebiyatçının yapamayacağı şekilde nakşeder aşkını yaratacağı dünyaya. Beren ve Lúthien olurlar. Beren Tolkien'dır, Lúthien ise Edith. Illuvatarın yarattığı en güzel çocuğu olarak anlatır Lúthien'i. Bu ne güzel bir tasvir, bu ne güzel bir aşktır!

***KS kızları, lafım size, kendinizden küçük birine aşık olmak yanlış değil, kötü değil. Öyle de güzel bir şey ki bir Beren'e Lúthien olmak. Hepiniz birer Lúthien'sınız aslında, yeter ki güzel sevin, güzel sevilin.

1. Dünya savaşı

Elbette savaşı, kahramanlığı bu denli güzel anlatabilmiş bir insanın hayatında savaş görmemiş biri olması beklenemezdi. Değil mi?

Tolkien 1. Dünya savaşı patlak verdiğinde çağdaşları gibi hemen cepheye koşan bir adam değil. Oxford bünyesinde yaptığı çalışmaları bitiriyor, vaktinin çoğunu da Denizci Earendel'e öyküsüne ayırıyor, Ancak sonunda mecbur kalıyor ve Lancashire Fusiliers'a ikinci teğmen olarak katılıyor. Bir süre sonra da 1 milyona yakın insanın hayatını yitirdiği Somme Muharebesi'nde görevlendirilerek Fransa'ya gönderiliyor.

Somme Muhaberesinden bir kare.
Somme Muhaberesinden bir kare.

Görselden de anlaşılacağı üzere savaş gerçekten çok çetin geçiyor. Çok yakınında gerçekleşen bir patlamadan kıl payı kurtularak hayatta kalıyor ancak aynı patlama çok yakın iki dostunu kaybettiriyor ona. Bir süre sonra da hijyen eksikliği sebebi ile Hendek Ateşi hastalığına yakalanıyor ve İngiltereye geri gönderiliyor.

İngiltere'ye dönüş ve orta dünya

İngiltere'ye döndükten sonra Oxford English Dictionary'de işe giriyor, hayatının geri kalanının büyük kısmını da yine Oxford bünyesinde geçiriyor. Clive Staples Lewis ile birlikte "Inklings" topluluğunu kuruyorlar.

Hobbit - 1937
Hobbit - 1937

1937 yılında da Hobbit'i yazıyor Tolkien. Yüzüklerin Efendisi'nin temeli böylece oluşuyor. Olumsuz birçok eleştiri alıyor eser. Bir Profesör'ün kalkıp da masal anlatmasını garipsiyor insanlar. Ancak öyle güzel tepkiler alıyor, öyle popüler oluyor ki Hobbit, bu çatlak sesleri kısa zamanda susturuyor. İnsanlar Hobbit'i okuyor ve bu minik canlıların hikayesinin devamını istiyor, hem de delirmişcesine istiyor bunu.

Dünden razı Tolkien da, Hobbit'ten sonra Yüzüklerin Efendisi'ne yoğunlaşıyor.

Veda

Her güzel şeyin bir sonu vardır. Bu hayatın en acımasız, en şaşmaz kuralı. Tolkien da bunu tatmak zorunda kalıyor.

29 Kasım 1971 günü Beren, Lúthien'ını kaybediyor.

Hüzün dolu bir mezar taşı. Belki de yüreklerimizden daha yumuşak.
Hüzün dolu bir mezar taşı. Belki de yüreklerimizden daha yumuşak.

28 Mart 1972 tarihinde bizzat kraliçeden, krallığın en önemli nişanlarından birini alıyor. Commander of the Order of the British Empire!

Bundan çok kısa bir süre sonra, 2 Eylül 1973 tarihinde, 81 yaşında hayata gözlerini yumuyor.

Önemli bir kişilik Tolkien. Eserleri, yarattığı dünya, anlattıklarıyla verdiği öğütler çok özel şeyler. Bunları elimden geldiğince derlemeye çalıştım. Kronoloji çok üzerinde durduğum bir husus değildi, zira tarih sırasından ziyade konu bütünlüğüne odaklanmaya çalıştım ancak yer yer yazım hataları, çeviride yanlışlıklar yapmışsam da affola. 😊

Ve böylece bu bence de bitmiş oldu. Okuyanların yüreğine sağlık!

Kaynaklar:

http://www.nationalarchives.gov.uk

http://tolkiengateway.net/

https://www.tolkiensociety.org/author/biography/

https://en.wikipedia.org/

Yüzüğün Gerçek Efendisi! TOLKIEN!
Cevapla