Değerli arkadaşlar malumunuz Ramazan ayı içerisine girmemize az kaldı. Bu münasebetle "Oruç' ile ilgili bir kaç dipnot vermek istiyorum. Şimdiden eksikliklerimiz için affola...
1-Sabır
İnsanoğlu, aceleci bir varlıktır. Hemen her şeyin olmasını ister. Bu nedenle hayrı da şerri de hemen diler. Halbuki her şeyin bir aşaması vardır. Çocukluk devri yaşanmadan gençlik devresine geçilemediği gibi meşakkat olmadan da mükafat olmaz. İşte 'Oruç' bize sabrı öğreten yegane örnektir. İmsak ile İftar arasında tatlı bir sabrın adıdır; "Oruç!" Öyle ki, yeme, içme ve cinsel arzudan kendimizi alıkoymayı öğreten, nefsimizin istek ve arzularını büyük bir sabır ile reddetme medeniyetini de sergilemeyi öğreniyoruz Oruç vesilesiyle. Normal zamanlar da sabır tahammülümüz dibe vurduğu halde oruçlu iken sabır tahammülümüz zirveleşmesine de sahne olduğunu bir çok kere yaşamışızdır.
2-Empati

Dünya da o kadar yoksul ve fakir insanlar var olduğunu bilmemize rağmen dünya meşguliyetine dalarken fakir fukaranın zor yaşam içinde olduklarını bir çok kere unutabiliyoruz. Empati kurma medeniyetine erişmemiz için ya sağlam mu'min olmamız gerek ya da onlar gibi fakir olmamız lazım ki idrak edebilelim. Hal böyle iken empati hücrelerimizi canlandırmaya en müsait ibadet yine "Oruç'tur." Çünkü oruçlu bir kişi, aç kalmanın ne demek olduğunu bizatihi kendi vücudun da hissettiği zaman fakirin derdini de en kalbi yaklaşımı ile yaşamış olacaktır. Böylelikle fakire yardım etme duygusuna da sahip olacaktır.
3-Yardımlaşma

Zaman o kadar değişti ki, kardeş kardeşe yardımlaşma duygusunu bile yitirdi. Mal ve makam hırsı yardımlaşma platformunun önüne geçti. Daha fazla kazanayım derken; daha fazla yardımlaşayım düşüncesi artık amellerde yok olmaya yüz tuttu. Durum bu denli vahim iken yardımlaşma duygusunu tekrar canlandıran bir etmene ihtiyaç duyulduğunu ve bu ihtiyaç ise Oruç ile olabileceğini şu misaller ile göstermek istiyorum:İftar sofralarında birbirini tanımayan şahısların yan yana ekmeklerini bölerek iftarlarını açmalarından tutun, yıl boyunca yüzlerini görmediğimiz akrabalar ile ayni sofrada yardımlaşarak iftarlarımızı açmamıza kadar etkilediğini görürüz.
4-Dayanışma

Toplum olarak dayanışma duygumuz gittikçe körelmekle beraber gittikçe duygusızlaşmaya doğru ilerliyor. Herkes kendi derdinde ve menfaatinde... Dayanışma veya birlik olma düşüncesi yok olmak üzere. Ama oruç ile birliklerimiz çoğalıyor. Teravih namazında grup grup camiye giderken tatlı muhabbetler, sabah namazında orucun ilk anını o havada yaşamak için birlik içinde olmak, toplum olarak hep birlikte oruçlu olduğumuzu hissetmemiz vs.. her biri dayanışma bağımızı kuvvetlendiren pozitif etmenlerdendir.
5-Sağlık

Sağlıklı yaşam her ferdin arzuladığı ideal yaşamdır. Gel görelim ki sağlıklı yaşam, söylemeyle bitmiyor. Onu uygulamak da gerekir. Gün içerisinde 3-4 hatta 5 öğün yemek yiyen kişiler var. Bu hususa dur diyecek bir yapının olması gerekir. En doğal olan yol ise yine "Oruç'tur!" Mantıklı ve ölçülü bir şekilde orucunu tutan bir kişi günde iki öğün yemek yer. İftar da yemeğin miktarını kaçırmadığı ölçüde sağlıklı bir fert olma hakkına da sahip olabilir. Zaten iftar vakti geldiği zaman ne kadar canımız fazla yemek yemek istese bile sofra da iştah oranımız genelde düşmektedir.
6-Heyecan
Sahur anında gecenin bir vaktinde farklı evlerden yanan ışıklar... Hepsi orucun ilk anına yani sabah ezanı heyecanı içinde sahur yapmanın keyfi içinde başlayan tatlı bir maraton. Başlangıç için adeta kulaklar ezan sesinde. O ses gelmeden bir yudum fazla su içme veya biraz daha karnım doysun fiili içinde Sabah Ezanını beklemeyen ev sakinleri... Ve Ezanlar okundu, yasak başladı! Ta ki bitiş durağı olan, iftar zamanına yani Aksam Ezanına kadar. O zaman dilimi geldiği zaman tatlı bir telaş içinde sofralar kurulu, birlik içinde ezan sesine kulak veren meraklı kulaklar.. Ve ezan okundu, o heyecan ile gözün her yemeğe bakmanın tadı bile ayrı bir lezzet ayrı bir heyecandır..:-)
Netice;
Değerli arkadaşlar, bu konu üzerinde çok şey yazılıp çizilebilir. Konu başlıkları çoğaltılabilir. Lakin okuyucuyu fazla sıkmama taraftarıyım. Ayrıca bu yazıyı gecenin 3'ünde yazmanın da lezzeti içinde sizlerle paylaşıyorum. Umarım beğenirsiniz veya Oruç'a olan bakış açınız bir nebze değişmiş olur. (Önyargı da olanlar için..)
Saygılarımla...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar