Edirne'de Üç Cami

Edirne dediğimizde hepimizin aklına Mimar Sinan'ın ustalık eserim dediği Selimiye camii gelir. Ama Edirne sadece Selimiye değildir. Osmanlı'nın ikinci başkenti olması ve 1365-1453 yılları arasında 88 yıl saltanat merkezi olmasından dolayı önemli tarihi eserlere sahip bir şehirdir. Ben size Edirne'deki 3 camiyi anlatacağım. Yazısıyla ünlü Eski cami, Yapısıyla ünlü Selimiye camii ve kapısıyla ünlü Üç şerefeli Cami.

Yazısıyla ünlü Eski Cami

Tipik Selçuklu mimari tarzına sahip Eski Cami 9 kubbeli bir yapıya sahiptir. İki minaresi vardır. Tek şerefeli minare camiyle birlikte yapılmış, iki şerefeli olanı ise daha sonra Çelebi Mehmet ilave edilmiştir. Bu minarede her iki şerefeye iki ayrı merdivenle çıkılmaktadır.

Mimarı Karaman'lı Hacı Alaaddin'dir. Basık tavanlı, çok kemerli yapıdaki caminin İnşaatını 1403 yılında Yıldırım Beyazıt'ın oğlu şehzade Emir Süleyman tarafından başlatılmış, bitirilmesi ise 1414 yılında Çelebi Mehmet tahta çıktıktan sonra gerçekleşmiştir.

Eski Cami'nin en önemli özelliği o zamana kadar hiçbir camide denenmemiş bir uygulama ile birçok farklı hat sanatçısının elinden çıkan birçok farklı tarzda hatlarla süslenmiş olmasıdır. Edirne başkent olduğu sürece fetih sembolü bu cami olduğu için padişahların kılıç kuşanma merasimleri de eski camide yapılırdı.

Kapısıyla ünlü Üç Şerefeli Cami

1437 yılında Sultan 2. Murat tarafından yaptırılan Üç şerefeli caminin bir diğer adı da Orijinal halindeki ilk minarenin şeklinden dolayı burmalı camidir. 4 minaresi olan caminin her minaresi farklı zamanlarda ve farklı mimarlar tarafından yapıldığı için hiçbiri diğerine benzemez.

Erken dönem Osmanlı mimarisi örneklerinden olan üç şerefeli cami girişte revaklarla çevrili, ortasında şadırvan olan bir avlu ve daha sonra girilen dikdörtgen formlu ana bina şeklinde tasarlanmıştır. 5 kubbeye sahip camide ortada büyük bir kubbe, sağ ve sol tarafta ikişer tane de küçük kubbe vardır. En önemli özelliklerinden birisi kapılarının ahşap işçiliğidir.

Dişbudak ağacından yapılan kapılarda hiç çivi kullanılmamıştır. Selçuklu döneminde de uygulanan ağacın önce suda bekletilip sonra kurutulması yöntemiyle sudan etkilenmemesi sağlanmıştır. Kare şeklindeki dış görüntü revaklı avludan dolayı biri büyük, biri küçük iki dikdörtgen parçaya bölünmüştür.

Üç şerefeli caminin bir özelliği de akustiğidir. Küçük bir cami olmasına rağmen mükemmel bir akustiğe sahiptir. Renkleri tamamen aynı olup sesi emme özelliği olan ve sesi yansıtma özelliği olan taşlardan yapılan camide ses ne duvarlar tarafından emilir, ne de aşırı yankıyla boğulur. Süslemeleri ise ağırlıklı olarak Selçuklu süsleme sanatını yansıtır.


Yapısıyla ünlü Selimiye Cami

Mimar Koca Sinan'ın Ustalık eserim dediği yapıya geldik. Yapımı 6 yıl süren cami mimari açıdan bir sanat şaheseridir. 42,5 metre yükseklikteki ana kubbenin ağırlığını tartabilmesi için kubbe altına pencereler açarak hem yapıyı hafifletmiş, hem de içeriye fazlasıyla gün ışığı girmesini sağlamıştır.

84 metre yüksekliğindeki 4 minare üçer şerefelidir ve üç üç ayrı merdivenle çıkılır. Caminin girişinde büyük bir revaklı avlu, sonra içeride kare şeklinde ferah bir kare biçimli cemaat alanı vardır. Ana kubbe 8 büyük taşıyıcı ayak üzerine oturmuştur.


Caminin sol tarafında cemaatle giriş kapısı tamamen farklı olan hünkar mahfili vardır. Padişahlar namazını bu alanda kılarlardı. Yapımında 900 kalfa ve 14.000 işçi çalışan caminin taşlarını birbirine bağlayan malzeme harç veya benzeri bir yapı değildir. Taze yumurta akı ve keçi kılının karışımından elde edilen bir malzeme kullanılarak taşların arasında taşlara göre daha yumuşak kalacak bir materyal bırakılmamış, taşların yüz yüze birbirine teması sağlanmıştır.

Selimiye camiinin oturduğu tepe şehre hakim bir noktadadır. Edirne'nin şehir giriş yolları öyle bir açıyla yerleştirilmiştir ki Selimiye'nin birkaç yüz metre yakınına gelinceye kadar 4 minaresini değil sadece 2 minaresini görürsünüz.

Taş işçiliğiyle de, mermer işçiliğiyle de, hat işçiliğiyle de gerçekten muhteşem bir yapıdır. Mimar Sinan caminin vakfiyesindeki tarım alanları ve iş yerlerinin gelirlerinin düşmesi durumunda caminin 200 yıllık bakım giderlerini karşılayacak şekilde yaklaşık yarım ton ağırlığında bir altın küreyi yine harika el işçilikleriyle süsletip ana kubbeden aşağı sarkan avizenin ortasına yerleştirmiştir.

Ancak 1878 Osmanlı Rus harbinde Rus ordusu Edirne'yi işgal ettiğinde bu altın küreyi savaş ganimeti olarak söküp almıştır ve maalesef artık caminin ortasında bu güzellik yoktur. İç mekanın ferahlığı ve aydınlığıyla içeri girenlerin ruhunu okşayan Selimiye camii teknik açıdan incelendiğinde de muazzam bir tasarım, lojistik ve organizasyon örneğidir. Açılışını 14 Mart 1575 cuma günü Sultan 2. Selim (Sarı Selim) ve Mimar Sinan birlikte yapmıştır.

Bencelerde 20 görsel sınırı olduğu için bu üç camiye ait birçok görseli paylaşamıyorum ama merak edenler internetten bakabilirler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar