Ölüm Yıl Dönümünde Büyük Besteci Melih Kibar'ı Anmak İstedim

Melih Kibar Kimdir?

1951 yılında İstanbul'da doğan Melih Kibar daha 8 yaşındayken İstanbul belediye konservatuvarında piyano dersleri almaya başladı. 1970 yılında Milliyet gazetesinin düzenlediği liseler arası müzik yarışmasında en iyi beste ödülünü kazandı. Erol Evgin ve İlhan İrem için unutulmaz besteler yapan Melih Kibar'ın iki enstrümantal eseri vardır ki halen herkes bilir. Birincisi 1975 Eurovision Şarkı yarışmasında Türkiye'yi tanıtacak kısa filme yaptığı Çoban yıldızı, diğeri de ünlü Hababam sınıfı müziğidir. Ama Çiğdem Talu ile beraber yaptığı şarkıları da unutmamak gerekir.

Timur Selçuk orkestrasına katılıyor

1970 yılında Milliyet gazetesinin düzenlediği müzik yarışmasında aldığı derece ile Timur Selçuk'un dikkatini çeker ve Timur Selçuk onu orkestrasına davet eder. Bu esnada bir yandan da Robert Kolejinde Kimya bölümünde okumaya devam eder. 1974 yılında Timur Selçuk Orkestrasının kendi adıyla çıkardığı Long Play plakta o zamanki adıyla org, şimdiki adıyla elektronik klavye çalan Melih Kibar'ın Panayır yeri bestesi birçok Yeşilçam filminde kullanılmıştır.

Çoban yıldızıyla gelen patlama

1975 yılında Türkiye ilk defa Eurovision şarkı yarışmasına katılacağı zaman Türkiye'yi tanıtan sessiz bir kısa film hazırlanır ve burada kullanılacak müzik için de TRT tarafından Timur Selçuk orkestrasına sipariş verilir. Timur Selçuk da orkestrasındaki sanatçılar arasında bir yarışmayla bu besteyi hazırlamaya karar verir. Orkestra toplam 10 kişidir. Melih Kibar'ın bestesi orkestra içinde yapılan oylamada birinci seçilir. Timur Selçuk kendisine bu beste için bir de isim bulmasını söyler. Melih Kibar babaannesine fikir danışır beste ismi konusunda. Babaannesi de çoban yıldızı gece yolculuk edenlere gökyüzünde kılavuzluk eder. Çoban Yıldızı olsun der. Bu beste Türkiye'nin halen çok sevdiği muhteşem bir bestedir.

İkinci bir patlama: Hababam Sınıfı müziği ve bir sürpriz

Yine yıl 1975, Ertem Eğilmez Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı romanına film çekmeye karar verir. Filmin müziklerini de Timur Selçuk orkestrasına sipariş eder. Timur Selçuk Melih Kibar'ı görevlendirir ve bu senin mezuniyet tezin der. Melih Kibar bildiğimiz Hababam sınıfı müziğini yapar ve inanılmaz bir sükse yapar. Bir de sürpriz yaşanır bu beste yapıldığında. Orkestradaki arkadaşları besteyi yavaş bir ritmle çaldıklarında hüzünlü bir müziğe dönüştüğünü görürler ve bunu Melih Kibar'la paylaşırlar. Hiç hesapta olmayan bu olay sayesinde filmin hüzünlü sahneleri için yaptığı besteyi iptal eden Melih Kibar aynı müziği düşük ritmle kullanmaya karar verir ve artık kendi adına müzik hayatına başlar. Burada Vokaliz grubu tarafından Acapella tarzında seslendirilmiş halini paylaşıyorum.

Yine 1975, Çiğdem Talu ile tanışma

Melih Kibar 1975 yılında söz yazarı Çiğdem Talu ile tanışır ve birlikte ilk bestelerini yaparlar. 1976 yılında Erol Evgin tarafından 45'lik plakta seslendirilen İşte Öyle Bir Şey şarkısı ile müthiş bir üne kavuştular. Çiğdem Talu ile aralarında kısa sürede doğan aşkta öyle bir bağ oluştu ki birbirinin yüreğini hisseder hale geldiler. Öyle ki 1978 yılıdır. Melih Kibar bazı çalışmalar için İngiltere'dedir. Ahşap yapılı tarihi bir otelde kalıyor ve ilk gecesidir. Dışarıda bir fırtına vardır. Fırtına elektrik tellerini koparır ve otel karanlığa gömülür. Uzaktan denizin azgın dalgalarının sesi fırtınanın sesine karışıyordur. Melih Kibar Otelin bir salonunda gördüğü piyanoyu bulur karanlıkta ve o an hissettiklerini piyanoda notalara döker. Çaldığı şey hoşuna gider ve odasından bulup getirdiği pilli kasetçalar ile müziği kaydeder. Birkaç gün sonra İstanbul'a giden babasından kaseti Çiğdem Talu'ya ulaştırmasını ister. Ama besteyi nasıl bir ortamda yaptığına dair bir şeyi ne Çiğdem Talu ne de Babasına anlatmamıştır. 2 ay kadar sonra Çiğden Talu o bestenin üzerine yazdığı sözleri mektupla Melih Kibar'a gönderir. Melih Kibar kağıtları eline aldığında bir an sarsılır. Şarkının adı İçimdeki Fırtınadır. Melih Kibar Çiğdem Talu aşkı 1978'e kadar devam eder. Bu esnada Zerrin Özer, Erol Evgin, Fisun Önal gibi isimlere unutulmaz şarkılar yapmışlardır.

Çiğdem Talu'nun vefatı ve sonrası

1983 yılında büyük aşkı Çiğdem Talu'nun ölümü Melih Kibar'ı çok derinden sarsmıştır. Onun ölümünden sonra müzik tarzında da ciddi bir değişiklik yaşar. 1983-1993 yılları arasında İlhan İrem ile birlikte çalışır. Daha çok hüzünlü müzikler besteler. Yine film müzikleri yapar, İlhan İrem şarkılarının aranjmanlarını yapar. Ama yaşadığı o büyük aşkı, Çiğdem Talu'yu kaybettikten sonra o vurucu besteleri bir daha yapamaz. Yine de birçok şarkıcı ve albümün müzik direktörlüğünü yapar, aranjmanlarını yapar. 2001 yılında Yadigar adını verdiği bir albüm yapar. Bu albümün bir yarısında Emre Altuğ, Demet Sağıroğlu, Candan Erçetin gibi isimlere unutulmaz şarkılarının yeniden yorumunu söyletirken bir yarısında da kendi yaptığı enstrümantal film ve reklam müzikleri yer almıştır. Sonrasında televizyonlarda bazı müzik programlarında kısa sürelerle jüri olarak bulundu. Her şey seninle güzel şarkısını Çiğdem Talu ve Melih Kibar birbiri için yapmıştır

Kansere yenilen Melih Kibar hayata veda ediyor

2001 yılında Yadigar albümünü yaptığı esnada cilt kanseri olduğunu öğrenen Melih Kibar bu tarihten itibaren kanser tedavisi görmeye başlar. Gördüğü tedaviden dolayı kilo kaybeden, saçları, sakalları, kaşları dökülen Melih Kibar hayata küstü ve kimseyle görüşmez oldu. 7 Nisan 2005 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ondan bize birbirinden güzel besteler yadigar kaldı.

Nur içinde yat güzel yürekli insan. Umarım ve dilerim ki ruhun çok sevdiğin aşkın Çiğdem ile yine buluşmuştur.

Ölüm Yıl Dönümünde Büyük Besteci Melih Kibar'ı Anmak İstedim
Cevapla