Antik Yunan döneminden kalmış bir sözcüktür. Antik Yunan'da sanat tanrılarına verilen "Musa" adından türemiştir. Musaların mabedi anlamına gelir. Günümüzdeki modern müzelerin kökleri ise İtalya'ya dayanmaktadır. Müzeler bir ulusun kalıtsal değerlerini, gücünü ve prestiji için önemlidir. Bir müzenin içi ne kadar kalabalıksa, o ülkenin tarihsel zenginliği o kadar fazladır. Tabi insanlık dediğimiz zaman aklımıza sadece sanat gelmiyor! Dolayısıyla eserlerden muzdarip çığlıkların duvarlarında kol gezdiği müzelere bakalım ne dersiniz?
1) Orta Çağ İşkence Müzesi

İnsanlığın canilikte ne kadar ilerini gidebileceğini gösteren müzelerdir. İnsanlığın en karanlık dönemini yansıtır, işkence aletleri, kan dökme arzusu çığlıklardan beslenen kulaklar vicdanları nasırlaştırmıştır.
2) Kapüsenlerin Yeraltı Mezarları

Kapüsenler Hristiyan Katolik kilisesine bağlı bir tarikat koludur. Yer altı mezarlıkları müzeye dönüştürüp insanlığın derin kaygılarına doğru açmıştır ürpertici kapılarını. 16. Yüzyıldan kalma bu yer altı mezarlığında ölüler sınıf farklılıklarına göre kategorize edilirdi. Erkekler, kadınlar, çocuklar, rahipler, keşişler, profesörler ve hatta bakireler bile kendi bölgelerine yerleştirilirmiş. Ölümün insan ayırmadığı dünyada insanın kendi, kendini sınıflandırması çok garip dimi?
3) Mütter Tıbbi Müzesi

Her ne kadar tıp müzesi olarak geçse de, tıbbın karanlık ve ürkütücü yüzünü gösteren ürpertici bir müzedir. Philadelphia'da tıbbi araştırma amaçlı kurulmuş bir müzedir.insan vücuduna dair anormal fiziksel değişimlerin, patolojik hastalıkların çeşitli şekillerde sergilendiği bir yerdir. sergilenenlerin pek çoğu gerçek, bir kısmı bal mumundandır. Mide bulandırıcı şeylerle karşılaşmak mümkündür, çok eskiden kalma materyal ve insan kalıntılarıyla karşılaşmak da keza kaçınılmaz bir durumdur.
4) Lombroso’nun Kriminal Antropoloji Müzesi

Cesare Lombroso, insanların fiziksel anomalilerinin onları potansiyel suçlu yaptığını iddia eden ve doğuştan suçlu fikrini ortaya atan suç antropoloğu. Buna göre insanın kafatasının yapısı, ileride suçlu olup olmayacağı yolunda bilgi veriyor. Kuşkusuz, müzedeki en ürkütücü ve en ünlü şey, Lombroso’nun 400'den fazla insan kafa tasından oluşan etkileyici koleksiyonu ve kendi kafa tasını müzeye bağışlamasıdır.
5) Glore Psikiyatrik Müzesi

Psikiyatri müzesi 1967 yılında George Glore tarafından açılmıştır. Tarih boyunca akıl hastaları üzerinde uygulanan yöntemlerin sergilendiği müzede, akıl hastalarının doktorlarla arasında geçen diyaloglara da yer verilmiş. Müzenin en ilginç koleksiyonu akıl hastası bir kadının midesinden çıkarılmış vidalar, iğneler ve tırnakların da dahil olduğu 1446 parça birleştirilerek ortaya bir sanat eseri çıkarılmaya çalışılmasıdır. Tedavi aletlerinden daha çok işkence aletlerine benziyor olması günümüze şükürler olsun dedirtiyor insana.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar